KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.
OĞLUMLA HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OĞLUMLA HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2015 Çarşamba

BAŞARAMAYA DA BİLİRİM

Bu gün kontrollü televizyon saatimizde daha yeni açmışken reklamlar çıktı . Hemen reklamlarla coştu bizim ki ünitenin neredeyse içine girecek. Kibarca önce seslenerek uyardım oğlum gözün bozulur göremezsin koltuktan izle sonuç yok.İkinci uyarma yanına kadar gidip boy hizasına eğilerek oldu duymamazlığa gelip umursamadı. Yine fırsat verdim . Ama daha da yakınlaşmaya başladı. Bu sefer oğlum eğer koltuğa geçmezsen televizyonu kapatmak zorunda kalacağım çünkü gözün bozulur uff olursun dedim belki anlayamadıysa diye. Sonuç tabi çekilmedi televizyonu kapattık. Kapatmadan sonra yirmi dakika kesintisiz boğazları tahriş olana kadar ağladı. Bu arada konuştum, sarıldım, öptüm , anlatmaya çalıştım. Öğle uykusunu da bu gün uyumadığından ağladı , ağladı gelip yanıma uzandı ve 2 dakika da uyuyakaldı.

Düşünüyorum da ne yapabilirdim , bu süreci daha iyi yönetmek için.

Sonuç mu oğluşum mışıl mışıl uyuyor annesi kendini ikinci  kahvesini içerek toparlamaya çalışıyor. 

9 Nisan 2015 Perşembe

UYKU EĞİTİMİ VEREMEYEN BEN

Bu yazıyı benim gibi çocukların uyku serüvenin de  çocuklara sadece eşlik edenlere moral olsun diye yazıyorum. Oğlum iki buçuk yaşını dolduracak tam tanımı nasıldır bilemem uykusuna kendi karar veriyor. Sonuç olarak şimdilerde uyku eğitimi denilene eğitim bizim ev de geçerli olamadı. Saatlere bağlı değil öğlen ve akşam uykusunu istediği zaman uyuyor ve istemezse uyumuyor. Zaten zorlamakla uyutmanın imkanı yok, masal okumalar, ninniler, konuşmalar  pek sonuca etki etmiyor. Uykusuz kalıyor mu hayır kalmıyor öğlen uyumazsa akşam erken uykusu geliyor ve yatmak istiyor , öğlen çok uyursa akşam hadi uyuyalım dediğimizde erteliyor. Bir yetişkin gibi davranıyor kendisine bir zararı yok ama anne ve baba olarak bizim için yorucu olmuyor değil.

Uyku eğitimine karşı mıyım aslında bunu değerlendirme fırsatım bile olmadı desem yalan olmaz. İlk doğduğunda çok gazlı bebekti.Bu sorunu dört ay yaşadık.Yeter ki uyusun diye bütün okuduklarım anneanne-babaanne yöntemleri denendi.İlk altı yaş bizim odamızda beşiğinde, sonrasında kendi odasında ve kendi yatağında uykusuna devam etti. Hep uykuya dalma problemi yaşadık, sonrasında uyku bölünmesi yaşamadık.İstediği kadar hatta gündüzleri çok az uyuyarak gece tam uyuyarak bebeklik dönemini geçirdik.Kış bebeği olduğundan bu devreleri atlattığımızda yaz dönemi gelmiş , yazlık eve geçmiş olduk.Yazlıkta da diş çıkarma ve çok hareketli ve çocuklu olduğundan uyuma sorunumuz gene devam etti.

Yaz dönemi bitip eve döndüğümüzde bu sefer de ev değişikliği yaptık.Ondan etkilendi , 1 yaş dönemi derken sallamayla devam ettik.Tam ağır gelmeye başlamıştı kendi talebiyle benle uyumaya başladı. Sadece uykuya geçene kadar benimle yatıp , daha sonra yatağında uyuyordu.Gene bir yaz dönemi girince yazlıkta sallama alıştı. Döndüğümüzde kardeşi oldu ve ev de sallamalar bize zor gelmeye başladı.Ama kardeşi olduğundan zorlamak istemedik  ve yine kendi isteğiyle benle uyumaya başladı. Hala uykuya geçerken benle sarılıp uyumak istiyor ama kalktığımda aramıyor. Kendi uyumaya ne zaman başlayacak umarım onuda kendi isteğiyle yapar.










6 Nisan 2015 Pazartesi

YENİ KEŞFİMİZ HAREKETLİ KİTAP

Oğlumda daha önceden kitap denemelerimiz olmuştu.Ama fazla ilgisini çekememişti.  Sesli kitaplar , müzikli kitaplar oyuncak gibi gelmiş memnun kalmamıştık.Bu sefer yine bir deneme yapmak istedim.T.İş Bankası Kültür yayınlarının hareketli kitapları kendime kitap araştırırken fark ettim. Bu sefer sonuç daha etkili oldu. Sevmeye başladı en azından yırtmaya kalkmadı.



Hareketli kitaplar çocukların boyut algılarını , el göz koordinasyonlarını ve çevreyle bağlantı kurma yeteneklerini geliştirmek amacıyla hazırlanmış.Tavsiye edilen yaş aralığı 2-5 yaş. Dayanıklı kalın kartondan yapılmış.Hareketli ilgi çekici sayfaları var. Biz hareketli oyun saatiyle başladık ama 12 tane serisi var.





Her sayfada oluklu izi ile parmağınla izlemeyle hoşuna gidecek birde İzle Beni Hayvanlar aleminde kitabı da yazı yazma becerisini geliştirmeye ve el-göz koordinasyonu destekleme amacıyla aldığımız ikinci kitabımız, T.İş Bankası Kültür Yayınlarının , sağlık kontrollerinden geçmiş ve boyası Avrupa standartlarında. Ben kitap alma konusunda kararsızdım , fikir olması açısından umarım faydalı olur.


















1 Nisan 2015 Çarşamba

İKİ ÇOCUKLA HAYAT ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE

İki çocuklu hayat nasıl gidiyor ve  kardeşini kıskanıyor mu altı buçuk aydır sordular cevap veriyorum ama bitmiyor .İkinci bebek bekleyen anne arkadaşlarım , oğlu  yada kızı hamile olan tanıdık eş , dost,akraba , yolda gördüğümüz tanımadığımız insanlar bile mutlaka bu soruları soruyor.

Biz de yirmi üç ay bir erkek bir kız var. Çocuklar açısından özellikle büyük olan oğlum açısından durumu değerlendirirsek. Kardeşine ilk günden beri bebek diyor kendisi ondan büyük olduğunun farkında, kardeşinin ağlamasını istemiyor , özellik bebekle yanında değilsem mutlaka yanıma gelip bebeğin ağladığını söylüyor,kardeşi arada bir gidip öpüyor , kendi uyumuyorsa  mutlaka onun da bizimle olmasını istiyor, benle hiç yaşamadık ama zaman zaman diğer aile bireyleriyle beraberken bebeği onlar taşıyorsa bana vermelerini söylüyor tabi ki hemen uyguluyoruz, arada bir oyuncaklarını  alıp vermek istemiyor ama çok kısa süre sonra üstüne gidilmediğinden hemen gidip geri veriyor. Bunların dışında hiç bir sorun yaşamadık .Kızım açısından durum daha zevkli kendinden büyük ama genede çocuk olduğunun farkında ağabeyinin sert hareketlerine bile çok farklı tepki veriyor gülüyor oyun zannediyor, onun devamlı hareket etmesi çok hoşuna gidiyor, kendi hareket etmese ağabeyi oynasa bile mutlu oluyor .

Annelere tavsiye eder miyim,çocuklar için mutlaka tavsiye derim. 

2 Mart 2015 Pazartesi

ÖNCE MERAK SONRA CAN

Oğlum yaşa basmaz, bu huyuyla kendime benzetirim.Parkta,bahçede, oyunlarında hep canının kiymetini bilir.Sonunu göremediği canını acitacak hamlelere bile girismezdi.Taki bu güne kadar.Kızımız doğduğunda evde iki bebek yatağı olacagina ogluma yatak almaya karar verdik.Doğumdan 15 gün evvel yatakları değiştirdik. Merak ettik kızın. odasına girip yatağını ister mi diye ama denedik.Tahmin ettiğimiz gibi olmadı yeni yatağına hemen alıştı ve hiç istemedi.Dönenceyi koydugumuzdan beri gidip kenarindan bakıyor. Inceliyor ama çıkmak istemediğinden onemsemedim.Bu gün cok kısa sürede müzik calarken bıraktığım için ilgisini çekmiş ki bir bardak su icerken yataga çıkmış oturmuş. Nasıl oldu cesaret etti nasıl çıktı merak ettim.Indirdim tekrar denedi bastiktan sonra kafa üstü yataga atlıyor. Yeterki iste merak et ,merak candan önde geliyor.Cok hoşuna gitti ,yatakta oturmak istiyor.Benim en çok hosuma giden merakının peşinden gitmesi ve gerçekleşmesi.

26 Şubat 2015 Perşembe

SOĞUK ALGINLIGINDA NE YAPIYORUZ?

Soguk algınlığına yakalanirsak atesimiz yoksa cok umursamiyoruz.Ozellikle de kışsa vücudumuzun normal tepkisi kabul ediyoruz.Kapalı mekanlara girince ve sosyalleştigimizde bu kaçınılmaz oluyor.
Kendimizin doktoru olup ıhlamur, zencefillli bal,adaçayı, bal,limon,sarımsak vazgecilmezimiz oluyor.Yediklerimize daha dikkat edip vitamin ağırlıklı besleniyoruz.Üç dört günde geçmezse doktorun fiks verdiği ilaclarimizdan almaya başlıyoruz. Doktora neden gitmiyoruz çünkü kisin gribal enfeksyonla gidilen hastane daha bir tetikliyor.Atesimiz olmadığı sürece kendi doktorlugumuza devam ediyoruz.

21 Şubat 2015 Cumartesi

ÇOCUKLARDA İKİ İSİM

Geçen gün cocuklarda çift isim kişilik problemine neden oluyor diye bir yazı okudum.Ben çift isimli bir kişi olarak bazen sevmediğim yanları oldu ama kişilik çatışması hiç yaşamadım. Kendi çocuklarıma da iki isim koydum .Bu yazı tekrardan sorgulamama neden oldu.İki isimli olunca hiç isim yanlışlığı yaşamadım.Mutlaka beni diğer olabilecek isimlilerden ayıracak ve ayni olanla hiç karsilasmadigim  bir ismim vardı. Aslında iki isimli olmamın tek sebebi ayni yılın ilk aylarinda babaannemin cok erken babami yanlız bırakması olmuş. Herkes annesini sever ama babam doymamış annesine ellili yaşlarda vefat etmiş. Annesinin ismini benle yaşatmak istemiş. İlkokulda kizardim niye bu koydunuz diye.Sebebi de cok az ama türevi çok olan bir isimdi çoğunluk dogru söyleyemezdi.Ama iki isim koymaları bana alternatifte doğurmuştu. Okulda ilk isim oldugundan diğer ismimi kullandılar hosuma da gitti.Böylece iki ismede alıştım. Suan eşim farkli bir isim annem babam farklı isimle hitap ediyor.Yıllar. sonra bende beni ben yapan ,çok hatiralar birakan dedemin ismini ogluma verdim.Babami anladım insan adıyla bari sevdigini yasatinca cok mutlu oluyor.

13 Şubat 2015 Cuma

ANNE SÜTÜ İÇİN NELER YAPTIM?

Anne sütüyle ilgili çok yazılar var. Aslında ben özel bir şey yapmadım ve sütümde çocuklarıma yeticek kadar oldu.Kendinizi mutlaka şunları yemem şöyle yapmam lazım diye strese sokmaya gerek yok.
Çocuk düsünmeye basladıgımdan beri sağlıklı beslenmeye  suyumu 2 litre içmeye özen gösterdim. İlk hamileligimde gunde yarim litre süt ictim.Canım ne istediyse yedim ama abartmadan, hamur işini ön planda tutmadım.Günde 2 öğün meyve yemeye calıştım. Doktorumun önerdiği vitaminlerimi aldım.
Bebegim doğduğunda sutum olmasına ragmen yaşadığım on günlük husrani paylasmistim. On günün sonunda ev baskısıyla sutlac, rezene cayi,ayva yedirildigim oldu ama bebegin kilo almasıyla bundan vazgeçmek zorunda kaldılar.Bende 10 günün sonunda sadece doktorumu dinleyip ,annelere kulak asmadım.Doktorum ne dediyse oyle yaptım. Uykusuz ayakta kalabilmem icin cayimi ve kahvemi de içtim.,ama sayısında kontrollü ve çayı sevmesemde acik içtim.Uykusuzluk icin eşimden cok büyük destek görüp, gece iş bölümü yaptık.
Düzensiz beslenmem maksimum 2 gun sürer hemen arayı kapatmaya çalışır,yediklerime dikkat etmeye çalışırdım.
Yemek yeme hariç stresin herseyde olduğu gibi rolu var.Sevdiklerimizden yardım almak,bebegimiz kadar kendimizi düşünmek ,temiz hava,kendimize göre sosyal aktivite yaratmak anneyi rahatlatıyor. Sütüm olmasa ne olurdu Dünyanın sonu değil kendimce çözümler bulmaya çalışır, kendime suclamazdim, elimden geldiğince yinede emzirirdim bebek kendi sütunu kendi bazen yaratıyor. Olmazsa durumuna kendimi onceden hazirladigimdan böyle rahat dusunebiliyorum.Bunlar da benim yaşadıklarım o kadar zor degil elinizden geleni yapın gerisi tevekkül. 

11 Şubat 2015 Çarşamba

ANNE SÜTÜ VE İLK ON GÜN

İlk hamileligimde daha bebeğim doğmadan kafama mama vermiycem diye kafama koydum.Annemin ve çevrenin büyük konuşma ya olmazsa sütün mecbur vereceksin demelerini de önemsemedim.Olmasaydı takmayacak ve olmasi için uğraşırken eskiden mama yokken ne veriyorlarsa onu veririm diyordum.Ve günü geldi ilk bebegimi getirdiler.O kadar saskinmisim ki hemsireye sevebilir miyim bile demişim video da izledim.Tabi sizin asıl ben sevebilir miyim demiş kızcağız ne yapsın. Derken 2 gun güzel gitti ama sonra yaralar oldu.Canimdan can giderek vermeye devam ettim.O kadar canım acirdi ki ellerimle carsafi sıktıgımı bilirim. On gün oldu yaralar geçti, duzene oturdu derken kontrolde oğlum dogum kilosuna gelememiş. Tam dr süt mü yok derken mama demeden bir bakalım hemsirelerle sagma odasına geçtik. 15 dk sağdik maya iyi neden kilo almiyorlar ki dediler.Dr un yorumu da aynı, hemen bizi hasta tipi sagma maknesine yonlendirdiler. Boye 3 gun deniycez sut miktarini yazacaktim.  Emicek 2 saat sonra sagicam kasik biberonla onu vericez deniycektik.Makineyi kiralamaya gi t tik biz oglumla araba da beklerken gözyaşlarımı tutamadim.Onun icin sut veremeyen anneleri iyi anlarim.3 günün sonunda kilo aldık, bu sekilde bir süre devam ettik ve rayina oturdu.Neden boyle olmuştu sonra anladım.
Cok cahilmisim ,
kayinvalide ve anne baskısıyla uzun emzirmeye calistikca oğlum menede uyumaya alışmışti ,
damaklari cok gelismediginden yorulup sutumu icemiyormus,emzikle de kisa sürede gelişti ve bir daha emmeyi birakana kadar sorun yaşamadık.
Hastane tipi makine çok isime yaradi kesinlikle tavsiye ederim.

10 Şubat 2015 Salı

JEST Mİ O NE Kİ

Dün oglumuzu yuvadan aldim.Aklima birden jest yapmak geldi.Yakınlarda oyuncakçı var,ugrayalım ne isterse alsın dedim.Kosarak girdi ve evde olan oyun hamurlarını almak istedi. Oğlum ondan evde var.Daha başka istedigini alalım evde ondan var dediysem de vazgeçmedi. Ağlamaya başladı.Aglamaya başladığında hic yapmiyorum istediğini alışkanlık olmasin diye.Devamlı farklı oyuncaklar gösterdim ,10 dk vakit geçirip almaya razı olmayinca bir oyuncak alıp aglayarak çıktık. Jest yapayım derken cocugun canını sıktım. Büyüklere jest yapicak olsan cok iyi degerlendirir,istedigini aldırır ve evde olani kesinlikle alanda istemez.Daha çok öğrenilecek sey var çok. ....

7 Şubat 2015 Cumartesi

İLK SİNEMAMIZ OYUNCAK HİKAYESİ 3 OLDU

Uzun zamandır oğlumu sinemaya götürmek istiyordum. Ufak bir araştırma yapıp , arkadaşlarıma sordum. Ama söylenenler birbirini tutmuyordu . Sonuçta her çocuk kendine özeldi .
Nasıl yapsam diye düşünürken ig dolaşırken bir blog yazan annenin paylaştığı dikkatimi çekti. Disney chanel in sihirli haftasonları kapsamında Oyuncak hikayesi3 ün ilk gösterimi vardı  ve ilgilenirsek mail atmamız isteniyordu. Hemen mail gönderdim. Cevap geldi davetiye için ismimi sordular. Şaşırdım çok kolay olmuştu. Bu arada benim içinde ilk defa çizgi film izleyecektim.Çocukken de hiç sevmezdim.Sonra da sevmedim mantıksız gelirdi. Hatta bazen konuşulur ben bilmediğimden söylenenleri neden benzettiklerini anlamam.
Özellikle oğlumun 27 aylık olduğunu  belirtmiştim . Hatta tekrar ismimi belirtirken tekrarladım.Sorun olmadığını söylediler. çok heyecanlandım .Oğlumla beraber ilk sinema deneyimimiz olucakdı. Bir o kadar da rahattım kimseyi rahatsız etmeyecektim bir davetti ve kabul edilmiştik. Farklı olsa seyircilerden eğer huysuzluk yaparsa daha çok küçük niye getirdiniz tepkisinden korkuyordum .
İlk sinema deneyimimiz çok güzel geçti .İlk başta izlemeye çalıştı. Sonradan uyku saati geldiğinden uyumak istedi. Biraz da uyumaya çalışırken izledi. Son yarım saatte tamamen uykuya geçtik.Ama ağlamadık,huysuzluk yapmadık sadece uyku saatimiz geldiği için uyuduk. 27 aylık sinemaya götürmek isteyen anneler için önerim denenebilir. Sanırım karanlık olması da biraz huzursuz etti.Birde babası ve kardeşi bizi dışarıda bekledi.Hep baba baba dedi aklı orada kaldı. Sinemaya gidilen kişilerle filmi izlemek daha rahatlatıcı olabilir. 

6 Şubat 2015 Cuma

KARDEŞ CANDIR

Daha önce de kardeşler arasını belirtmiştim. Ama değişiklikler olmaya başladı. Tekrardan paylaşma gereği duydum.Ağabey kreşe başladı. Bu çok hoşuna gitti.Zaten hoşuna gitmese devam etmeyecektik. Sadece oyun amaçlı her gün üç saat, güle oynaya gidiyoruz.Oğlum çok güler yüzlü yuva gülen çocuk mu siz misiniz annesi dendiğinde çok mutlu oluyorum.Çok içten gülüyor zaten çocuklar yapmacıklığı bilemez ki.Yapmaya çalışsa da çok komik oluyor hem kendi gülüyor hem bizi güldürüyor.

Masum kıskançlıklar başladı. Bebeğe fazla ilgi oldu mu bizi uyarıyor. Bir şekilde belli ediyor.Ama bu belli etme iyi bir belli etme sadece oğlumda dahil olmak istiyor.İlk tepki de bebeği bırakıp oğluma dönmem oluyor.Bebek diyorum çünkü oğlum bebek denmesinden hoşlanıyor hiç ismini söylemeye bile çalışmadı.Bu konudan bu kadar masumken yara almasını istemiyorum. Bebeği çok seviyor hatta konuşmaması rağmen bu gün ağlarken ağlama demeye çalıştı.Ağladığında ağzına memesini vermek,üstünü örtmek ve sallayarak yardım etmek istiyor.Hiç korktuğum gibi olmadı. Az yaş farkında anne için kolay olmuyor .İki kardeş için çok güzel ortam yaratılmış oluyor.Annede yorgunluğunu böylece unutuyor.Kızım 4.5 aylık algılama devam ediyor,konuşmalar,insan aramalar,yalnız kalmak istemiyor,alınganlıklar ve yadırgamalar başladı. Ağabey evdeyse tek ilgi alanı ağabeyin yaptıkları bir film gibi izliyor. Şimdilik her şey yolunda süprizle karşılaşıp iki bebek arasını kendi ayarlayamayan ve az aralıklı çocuk isteyenlere tavsiye olunur. Sadece yorgunluğu göze almaları gerektiği,bunun dışında her şey çok güzel oluyor.

2 Şubat 2015 Pazartesi

KEŞKE HEMEN KONUŞSA

Oğluşum 27 aylık konusmuyor.Arada bir iki kelime, bazen iki kelimelik cümle, bazen yakalayabilirsen farklı kelimeler oluyor.Tam olarak derdini anlatamıyor cümleleriyle hareketleriyle göstererek, deneme yanılmayla iletişim sağlıyoruz.
Cevremizde devamlı karşılaştırma yapanlar mı ararsınız, sağlık sorunu var diye teşhis koyanlar mı, psikoloğa götürmeyi tavsiye edenler mi.Ben bu güne kadar hiç takmadım.Zamanı daha gelmedi diye düşündüm. Bu gün kreşten alırken cağırmaları icin ismini söyledim.Bir veli daha gelmişti. İsmini söyleyince ben Orkanı tanıyorum, sizin oglunuz mu dedi.Yaman hep Orkan dan bahsediyor.Cok tatlı maasallah dedi.Orkan hiç birşey anlatmıyordu.Ben okulda ne yapiyorlar,kimi seviyor,kimi sevmiyor,ne olduğunu öğretmeninden öğreniyordum.Bu gün konuştuğu günlerin çabucak gelmesini istedim.

HAMİLELİKTE NASIL BESLENDİM?

Oğluma hamile olduğumu bildiğim fakat kalp atışını duymaya gittigimiz gün normal kilomun iki kilo artmış oldugunu gördük.Doktorum vücudun kilo almaya müsait böyle giderse cok kilo alırsın dedi.Hemen hastahanenin diyetisyenine yönlendirdi. Kendisi fazla sevmediginden bu kadar tepki verdiğini sonra anladım. Apar topar randevu aldım. Öncelikle anne olmayan hamileliği bilmeyen bir diyetisyendi.Beni hiç anlamadı.15 günümü sıkıntıyla  geçirmeme sebep oldu.Salata ve yoğurt bana çok verdi.Gaz problemi ve mide problemi yaşadım. Sonucta bir hafta da 2 kilo verdim ve kendisini bıraktım.

Daha sonraki kontrolümde o şişkinlik gitti.Hamileliğim boyunca da toplam 17 kilo aldım ve bir yılda hepsini verdim.Canım ne istediyse yedim.Kendimi sağlıklı besinlere yönlendirdim.Hamileyim diye hamur işne yüklenip canim istedi diye savunma yapmadım. Bunları niye mi anlattim.Hamilelikte kilo almaktan korkmayın, hamileyim diye abartmayın, sağlıklı  gelen kilolar da sağlıklı olarak gidiyor.Ciddi bir rahatsızlıgınız yoksa ve kendinizi bilen biriyseniz keyfi olarak diyetisyeni cok onerdigimi söyleyemeyeceğim. Ben 15 günde olsa keske gitmeseydim diyorum.Hamileyim diye abarmadikca denge sağlanıyor.

DİZİ Mİ BİZ BU SAHNEYİ YAŞADIK

Seref Meselesini izleyenler muhakkak vardır. Dizinin dün geceki bölümünde küçük bebek Elifin düşmesi beni çok etkiledi.Dizi gerçek olmadığını bilsem de içim sızladı.Sonuna kadar elife birsey olucak mi diye bekledim.Röntgen falan cekildi.Biz oglumda bu sahneyi yaşadık. Daha kırkımızın cikmasina bir gün kala oglumla beraber düştük. Çok kötü bir his,cok guzel oynanmış bende aynısını yapmıştım. Aksam üstüydü,annemle beraber teevizyon izleyip orkiyi oyalıyorduk.Orki cok gazlı ben elimde ayakta durup sallanıyorduk.Birden nasıl oldu bilmiyorum kalorifere doğru yıkıldım.Kendimdeydim oglumun feryadını duydum.Ben ne yapicam şimdi aklima neler geldi.Orkiyi anneme teslim ettim.Birkaç dakika neler yaptım film sahnesi gibiydi.Sonra annemin kendine gel demesiyke kendime geldi.Hazırlandım,taksi cagirmak daha kolaydı ama gidip tansiyon hastası babamı çağırdım, orkiyi hazırladık. 15 dakikalık  yolu babam 5 dakikada geldi.Eşime haber verdim.Hastaneye gel direk dedim.Annem soguk su ve buz koydu yolda.Ben kendimde değildim bitti kaybettim diye düşündüm. O kadar kendimde degilim ki teşhis koyulana kadar dudagımın patladığını ve kaşımda yara olduğunu bile fark etmedim.Yol boyunca neler düşündüm neler yaşadım anlamak çok zor.Hastaneye vardık,sadece muayne yapıldı. Bebek oldugundan röntgene gerek yok,gözlemliycez dendi.Bebek oldugundan kemiklesme tam olmuyor pamuk düşmüş gibi oluyormus. Korkmanıza gerek yok olumsuz birsey olacağını düşünmüyoruz yorumu yapıldı. Zaten kontrolde orki gülücükler yapiyordu.Bana pansuman yaparken,eşim geldi.İkimizde iyiydik.Bunlar gözümün önünden geçti. Hala eşimi iş çıkışı her aradığımda zaman zaman korkuyla açıyormuş.

30 Ocak 2015 Cuma

BİR KOCAYANAK DOGMUŞ

Bir varmış bir yokmuş. Günlerden pazartesi, bayram tatilinden sonra Cumhuriyet bayramı tatiliymiş.39+6 günlük bir hamile annemiz varmış.O gün sıradan bir gün sanıp sevgilisiyle tatil gününün keyfini çıkartıyormuş.Hamile annemiz normal doğum istiyormuş.  Havalar ekim gelmesine rağmen çok sıcak gidiyormuş. Hadi Moda da çay içelim demişler sevgilisiyle,yola çıkmışlar.Hamilemiz hastahane zaten Kadıköy de hafif sancim var hastaneye uğrayalım demiş. Hamilemiz 39+6 günlük hamileymiş artık çok yorulmuş, geceler uykusuz geçiyor, kavuşma heyecanı tavan yapmış.Bir taraftan da  doğum sancısı nasıldır ya anlamazsam ya geç kalırsam diye kuşkuları varmış .
 Hastaneye gitmişler NST bağlanmış , kontrol edilmiş . Nöbetçi doktor hiçbir doğum belirtisi yok siz daha gider gelirsiniz demiş.Hemen kendi doktorunu aramış. Doktoru normal doğum istiyorsun bekliycez belirti yok ,sancı yok demiş. Hamilecik telefonu kapatmış düşünmüş taşınmış ben doğum yapmak istiyorum demiş. Yorulmuş artık son günler zor geçiyormuş. Sezeryana da geç kalırsam diye düşünmüş. Annesi ve sevgilisi onaylamışlar,desteklemişler.
Doktorunu tekrar aramış. Doktor sadece sen bilirsin diyebilmiş.O zamanlar doğum normal - sezaryan çok tartışılır olmuş. Doktorun kötü imha bırakmamak için yorum yapmadığını anlamış.Doktoru  istersen hastahaneye gelebilirim demiş. Tamam ben doğum yapmak istiyorum demiş.Doktor gelene kadar tahliller yapılmış, odası ayarlanmış,hazır hale getirilmiş. Zaten çantası, bebek eşyaları, bebek süsleri, ne gerekiyorsa arabanın bagajında duruyormuş.
Doktor gelmiş , 15 dakika sonra kocaman 4 kilo bir koca yanak doğmuş. Çok kısa bir süre sonra ameliyathaneden yeni annemizde çıkmış.Ameliyat hanenin kapısında sadece babası varmış. Kızım iyi misin demiş .Diğerleri bebeğin başındaymış ama babası ben kızıma bakarım demiş. Odasına çıkarmış , hemen bebeğini eline vermişler. O kadar şaşkınmış ki hemşireye sevebilir miyim demiş .Hemşire sizin bebeğiniz aslında ben sevebilir miyim demiş.:)
Bu sırada kardeşi ve babası gelmiş .Annesi,sevgilisi, kardeşi odayı süslemiş, bebeğin hediyeleri hazırlamış. 1 saatte haberler verilmiş, gelenler gelmiş.Saşkınlık içerisinde  tam bir anne olunmuş. Taze annemiz Bebeğinin mis gibi kokusunu içine çekmiş ve sükretmiş .Hiç acele ettim mi diye düşünmemiş her işte bir hayır vardır demiş.Çoğunluk Cumhuriyet yürüyüşüne gitmiş o gün ziyarete yetişememiş.Koca yanakla ve  ailesi o gün gidemese de her yıl gidip doğum günü yürüyüşte de  kutlar olmuşlar.

13 Ocak 2015 Salı

ŞÖYLE YAP BÖYLE YAP

Çocuk büyütme çok zor iş.  İnsan ne bilirse bilsin, ne okursa okusun , ne düşünürse düşünsün zorluk değişmiyor. Konu insan olunca formüler hep tutmuyor, iki artı iki dört etmiyor, örnekler birbirine uymuyor. Tam alıştık derken yeni bir dönem başlıyor .

İlk anne olduğumda kabul ediyorum çok acemiydim.Sonra bebeklikte zaman geçtikçe rahatladım.Büyümeye başladık,büyüdükçe  daha rahat anlaştık. Şimdi bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde yine acemiyim. Bebeğim çocukluğa geçerken bende çocuk annesine geçiş yapıyorum. Bebekken uyguladığım yöntemlerle  bu dönemi geçiremiyoruz. Karşımda  kafa tutan , dediği dedik , fikirleri olan, her işini kendi yapmaya çalışan bir çocuk var .  Benim görevim büyüyen bebeğimin  istediklerini yapmaya çalışıp, inatlaşmadan doğru davranışları göstererek uygulamasına yardımcı olmak.

Bunları yaşarken herkesin bir fikri var. İçlerinde ilim sahibi olmadan fikir sahibi olanlar da , çok bilgili uygulaması olmayanlar da var. Ben ne yapıyorsam oğlumun iyiliği için yapıyorum. Hep doğru yapmıyor olabilirim. Oğlumla beraber yaşıyoruz beraber öğreniyoruz. Ona sonsuz sevgimi veriyorum , var gücümle mutlu bir insan olması için çabalıyorum.Yardımcı olmak isteyenlerden ukalalık,kınama değil tavsiye,öneri bekliyorum.Anneler  bebeği için en iyisini yapmaya çalışır.

5 Ocak 2015 Pazartesi

İLK KREŞ GÜNÜMÜZ

Uzun zamandır oğlumu kreşe vermeyi düşünüyordum. Bir türlü kısmet olmadı. Yazın denizden ve güneşten faydalansın diye, hamilelik sırasında kendini kötü hissetmesini önlemek için , kardeşi doğduğunda kıskançlık olmasın diye erteleyip durmuştuk. Yeni yıl planlarımız için de vardı. 26 aylık oldu ve artık yaşıtlarıyla yada çocuklarla oynamak istiyor. Dışarda çocukların peşinden koşturuyor iletişim kurmak istiyor. Hafta sonu karar verdik. Randevu almaya fırsat bile vermeden evimize yakın olan anaokuluna sabah konuşmaya gittik. Daha önce oyun gurubu  yada kreş deneyimimiz yoktu.sadece anaokulunu daha önce araştırmıştım. Velilerden görüşlerini ve memnuniyetlerini dinlemiştim.
Yolda giderken artık okula gideceksin ,orada arkadaşlar var dedim ve bahçesindeki parkı gösterdim. Dediklerimi anlamıştı. Üzerimizi çıkardık,  golaşları giydik .Hemen sınıfa doğru yönlendi sınıfı üst kattaydı ama tereddüt etmedi. Anlayışla karşıladılar . Sınıfa çıkaralım siz buyurun bakalım ne yapıcak dediler. Arkasına bile bakmadan gitti. Biz müdüre hanımla konuşurken ne zaman getirecekler diye bekledim getirmediler. Bilgilerimizi aldık çayımızı içtik. Sınıflar, yemekhane , uyuma alanını gezdik. Oğlumuzun sınıfına uğradık. Oturmuş masada arkadaşlarıyla oyun hamuruyla oynuyordu. O anı anlatamam gözlerim doldu ne kadar büyümüştü. Bizi görünce koşup sarılmasını beklemiştim ama el salladı. İçim rahat etti demek ki sevdi diye düşündüm. Bu günlük sabah gittik ama artık her gün öğleden sonra üç saat gitmek üzere kararlaştırdık.Öğlen yemekten sonra almaya gittik. Yemek yiyordu hemen toparlandı bu sefer gelmek istedi. Yemeğini çok güzel yemiş  ve grupla beraber anlaşmış. İlk günümüz çok güzel geçti hep böyle olur umarım.

4 Ocak 2015 Pazar

SEN BÜYÜKSÜN SEN KÜÇÜKSÜN

Bu gün oğlum pepeyi izliyordu. Pepe büyük müyüm küçük müyüm anlayamamıştı.Pepe annesinin arkasından işe gitmek istedi çok küçüksün dediler, yemek yemek kendisi istemedi anneannesine söyledi o zamanda sen büyüdün artık yemeğini kendin yemelisin dediler.Bunları duyunca anladım ki çok çelişkili davranıyoruz. Çocuk sadece kavramları tek değerlendirebiliyor.  Gerçekten bazen çocuklardan çok şey bekliyoruz. Küçücük dünyaları var. Bizim bile algılayamadığımız şeyleri onların anlamasını bekliyoruz.Kardeşim doğduğunda ilkokula başlamıştım.Sen abla olucaksın kardeşin olucak büyüdün dediler büyükler belki beni onurlandırmak için söylüyorlardı ama ben üzülmüştüm.Sanırım büyümek istememiştim.
Sanırım bazen kendimizi onların yerine koyarak davranmalıyız . Bizim içinde sen bunu yapmak için çok gençsin genç işi dense yada yaşlı gibi davranıyorsun dediklerinde aslında kızıyoruz. Kendimiz kızarak yaşadıklarımızı onlara yaşatmayalım.

27 Aralık 2014 Cumartesi

EK GIDAYA GEÇİŞ VE 2 YAŞA KADAR BESLENME


İlk altı ay sadece anne sütüyle beslendik.Altı ayı bitirdiğimiz ay  doktorumuzun yönlendirmesiyle ilk hafta meyve suyu, ikinci hafta ekleyerek çorba,üçüncü hafta ekleyerek yoğurt,dördüncü hafta ekleyerek muhallebi ile ek gıdaya geçmiş olduk.Çok sorun yaşamadık. Sadece doktorumuzun önerilerini dikkate aldım.Zaten zamanla kendisi yemek düzenini oluşturdu.Anne sütüne çok düşkün bir bebek değildi. Benim ısrarımla dokuz buçuk ay anne sütü içti. Bir yaşından itibaren çatal ve kaşığı eline verdim.Dökülmesini düzgün yememesini problem etmedim.Hep bir tabağı oldu .Masadakilerden az az tatmasını sağladım.
Anne sütü hariç dayatıcı bir anne olmadım.Yemediğinde zorla vermedim.Ama alternatif yemekte üretmedim.Meyve çok seviyordu bol meyve yedi.Protein ağırlıklı beslendiğini söyleyebilirim.Aslında karbonhidratlara çok düşkün kilomuz artmasın diye kontrollü veriyorum.Bir buçuk yasına kadar  hazır gıdalardan uzak tutmaya gayret ettim. Sonrasında reklamlardan,arkadaşlarından, çevreden görerek talep kar oldu.Tadına bakmasına izin verip alışkanlık haline getirmesine mani oldum.
Kendi fikirlerime gelince kendim de yemek seçen biriyim.Bu konuda anlamaya çalışıyorum. Çok üstüne gitmeyi alternatifler deniyorum. Ama sevmediği yediremediğim yemekler var ama fazla da kafama takmıyorum. Çünkü insanların bir damak tadı  ve yemek yemek bir keyif işidir.