KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.
KIZIMLA HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KIZIMLA HAYAT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2015 Perşembe

EK GIDAYA YOĞURT EKLENDİ

Bu gün itibariyle kızım tam altı buçuk aylık oldu ve ek gıdaya akşam üstü yoğurt eklendi. Diğer iki haftayı önceki yazılarımda yazmıştım.Yoğurdu yeni öğrendiğim ve hemen uygulamaya başladığım tereyağıyla yaptığım yoğurtla oldu. Kızım için günlük göz kararı maya gibi tereyağı ile yaptım. Tereyağı ile internetten bir blog sayesinde yapmaya başladım. Çokta memnun kaldım . Çünkü doğal yoğurt mayasından çok , organik tereyağı benim için daha ulaşılabilir. Organik yıllardır aldığımız yerler var yada kayın validem sağ olsun kendi ürünlerinden gönderiyor.

Kızımın yoğurtla tanışması çok hoş oldu , tadını sevdi , ilk başlama olarak verdiğim öğünü bitirebildi. Zaten ilk başlarda çok zorlama taraftarı değilim.Bu gün için özetlersek en çok yoğurdu sevdi , sonrasında elma ve en son maalesef tek tek de versem karışık olarak da versem sebze çorbası son sırada yer alıyor. Doktor kontrolümüze kadar bu şekilde devam edeceğiz.


http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/03/ek-gidaya-gecis.html

http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/03/ek-gidada-birinci-gun.html

http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/03/ek-gidayla-bir-hafta.html

1 Nisan 2015 Çarşamba

İKİ ÇOCUKLA HAYAT ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE

İki çocuklu hayat nasıl gidiyor ve  kardeşini kıskanıyor mu altı buçuk aydır sordular cevap veriyorum ama bitmiyor .İkinci bebek bekleyen anne arkadaşlarım , oğlu  yada kızı hamile olan tanıdık eş , dost,akraba , yolda gördüğümüz tanımadığımız insanlar bile mutlaka bu soruları soruyor.

Biz de yirmi üç ay bir erkek bir kız var. Çocuklar açısından özellikle büyük olan oğlum açısından durumu değerlendirirsek. Kardeşine ilk günden beri bebek diyor kendisi ondan büyük olduğunun farkında, kardeşinin ağlamasını istemiyor , özellik bebekle yanında değilsem mutlaka yanıma gelip bebeğin ağladığını söylüyor,kardeşi arada bir gidip öpüyor , kendi uyumuyorsa  mutlaka onun da bizimle olmasını istiyor, benle hiç yaşamadık ama zaman zaman diğer aile bireyleriyle beraberken bebeği onlar taşıyorsa bana vermelerini söylüyor tabi ki hemen uyguluyoruz, arada bir oyuncaklarını  alıp vermek istemiyor ama çok kısa süre sonra üstüne gidilmediğinden hemen gidip geri veriyor. Bunların dışında hiç bir sorun yaşamadık .Kızım açısından durum daha zevkli kendinden büyük ama genede çocuk olduğunun farkında ağabeyinin sert hareketlerine bile çok farklı tepki veriyor gülüyor oyun zannediyor, onun devamlı hareket etmesi çok hoşuna gidiyor, kendi hareket etmese ağabeyi oynasa bile mutlu oluyor .

Annelere tavsiye eder miyim,çocuklar için mutlaka tavsiye derim. 

23 Mart 2015 Pazartesi

MAMA SANDALYESİ TERCİHİ

Mama sandalyesi sorulmuştu ama bir türlü toparlayamadım.Aslında samimi olmak gerekirse araştırma yapıp almadım. İki  mama sandalyesini de onları almak zorunda aldık gibi oldu.Ama kullanış açısından öneri verebilirim.

Oğlumda aldığımız  mama sandalyesi taşınmada çok problemli  hadi arabayla taşınsa bile bagajda çok yer kaplıyor. Yazlıkta aldığımızdan orada kullanırken fark etmesem de temizlenmesi çok problemli , kıvrımları var içine giriyor. Yazlıkta bahçe de yıkaya biliyorduk ama evde silmesi hatta günde kaç kez çok zor.

Kızıma İKEA dan aldığımız parçalanabiliyor, taşınabilir , fiyatı gayet uygun hatta çok uygun, temizliği oturma yeri de plastik olduğundan daha kolay , kızım sevdi sırf yemek için değil normalde oturup oynamayı seviyor.

21 Mart 2015 Cumartesi

EK GIDAYA GEÇİŞ

Ek gıdaya bu gün itibariyle başladık. Daha önce yazdığım 5 gün sebze çorbasıyla başlıyoruz. Sebze çorbamız öğlen emdikten iki saat sonra olarak başlayacaktı.Ama ben anca akşam üstü altıya denk getirebildim. Sebze çorbamız  bir küçük kabak, bir küçük havuç, bir küçük patates, 1 silme tatlı kaşığı pirinç, 1 silme tatlı kaşığı zeytinyağı  1 bardak suyla sebzeler yumuşayana kadar haşlanıp , robottan  geçirilip istediği kadar zorlamadan verilecekti. Verilirken mama sandalyesine oturtacağız , zorlama yok , istediği kadar yiyecek. SONUÇ hepsini uyguladım , 1 bardak suda katı olacağını tahmin ettim ama doktorumuzu ilk gün dinleyelim dedim. Evet  katı oldu , kızım tadını sevmedi  , çok az yedi. Zorlamadan anne sütümü verip , ilk günü tamamladım. Zorlayarak soğutmaya gerek yok. İlk gün alışma dönemi sonuçta diye düşünüyorum. İkinci gün haşlama suyunu  2 bardak yapacağım bakalım sonuç değişecek mi?

Oğlumun ek gıdaya geçişi elma püresi ile olmuştu, ilk gün ekşi elma denk gelmesinden hüsranda olsa , sonraki günlerde çok severek sorunsuz yemeye başlamıştı.



Not: Bu konuda uzman değilim , bir doktorun tavsiye ile uyguluyorum. Doktordan doktora ve uzmandan uzmana ek gıdaya geçiş süresi değişiyor. Başta kendi doktorumuzu dinlemekte fayda var diye düşünüyorum.

20 Mart 2015 Cuma

EK GIDAYA GEÇİŞ

Oğlumda ek gıdaya geçişte herhangi bir sorun yaşamadık. Bende bir ek gıdaya geçiş hikayem var olduğundan ve nasılsa aynısını uygularız diye bu güne kadar rahattım. Kızımı da bu aya kadar aynı doktora götürdüğümden her şey rutin olarak aynı şekilde ilerliyordu.Ama doktorumuzun hastaneden ayrılmasıyla hatta işe ara vermesiyle , aynı hastanede kalıp çok sevdiğim bir arkadaşımın önerdiği çocuk doktoruyla devam etmeye karar verdik.

Ama doktorların hayata bakışı , yorumlaması uyguladıkları yöntemlerde farklılık arz ediyor. Önceki bildiklerimi gerektiğinde kullanmak üzere rafa kaldırıp , şimdiki doktorumuzun bana aktardıklarını yazıyorum. Öncelikle altı ayı doldurduk. Bu zamana kadar sadece anne sütü ile beslendik. Yarından itibaren 1 hafta geçerli olmak üzere istediğim öğlenleri anne sütü emdikten 2 saat sonra sebze çorbasıyla ek gıdaya başlayacağız. Sebze çorbası  yarım kabak, yarım patates, yarım havuç, bir tatlı kaşığı pirinç, 1 tatlı zeytinyağı haşlanıp robottan geçirip istediği kadar yediği kadar verilecek.İkinci hafta yediği kadar istediği kadar cam rende de elma püresi yapıp sabah yine emdikten iki saat sonra istediği kadar verilecek ve sebze çorbasına devam edeceğiz. Üçüncü hafta da evde yaptığımız günlük inek sütünden yoğurta akşam üstü yine emdikten 2 saat sonra , elma ve sebze çorbasına devam şekilde sürdüreceğiz. Bir daha ki ay tekrardan değerlendirme yaparız dedi .

Anne sütü emdikten 2 saat sonra özellikle belirttim eski doktorumuz önce emzirip sonra ek gıda vermemi söylemişti. Bu kadar aynı kurumun doktorlarında fark etmesi ilginç ama benden iyi bildikleri kesin olduğundan doktorumuzun önerisi de mantıklı geldiğinden şuan bu şekilde başlamak için bir neden yok.


 Kesinlikle aklınız karışmasın , fazla bilgiden zarar gelmez , doktorunuz dediklerini uygulamaya devam edin. 

16 Mart 2015 Pazartesi

YARIM SENE OLDU

Kızım dün itibariyle altı ayını doldurdu. Altı ayı güzel atlattık diyebilirim , özellikle son bir aydır her şey daha düzene oturdu.Bu ay itibariyle doktorumuzla ek gıdaya başlamaya karar vermiştik. Ana öğün anne sütü takviye tadına alışma  olarak ek gıdaya olacak. Doktorumuz hastaneden ayrıldığından ya hastane değiştirecektik ya doktor seçimimizi doktor değişimden yana yaptık. Doktorumuzun ne kadar süre yeni yerinde olacak ve herhangi bir bilgilendirme yapmadığından böylesini uygun gördük.Bazı zamanlar da yediklerimizin tadına bakmak istiyor . Karınca tanesi kadar başlayarak sevmesine göre çok fazla olmamakla beraber tadına baktırıyoruz. Hareketlenmemiz arttı, kendi başına oturmalar, ağabeyin hareketlerini anlamalar, hatta beraber çok kısa olsa da oynadıkları oluyor. Banyomuz gün aşırı olarak devam ediyoruz. Suyu çok seviyor, hafif sıcak olduğunda ayırt edip davranışıyla belli ediyor, banyodan sonra rahatladığını fark edebiliyorum.Yavaş yavaş oyunlara başladık. Konuşmaya devam ediyorum.Tepkilerden katılımda bulunuyor. Dişlerimiz kaşınıyor ama daha diş çıkarmadık. Damak kaşıdığı oyuncaklarını çok seviyor, etrafı tanımaya çalışma , tepkilere karşılık vermeler başladı. Korku, heyecan, mutluluk daha fark edilebilir şekilde gözlemleniyor.Çığlıklar, ağabeyi taklide çalışmalar, yalnız kalmak istememe , ilgi gösterilmesi çok hoşuna gidiyor.

13 Mart 2015 Cuma

KIZIMLA BİR GÜN ......

Dün kızımla kazayla  minibüse bindi. Elimde bebek olduğundan yer verdiler. Bu çok hoştu .En son ilk hamileliğimde toplu taşıma kullanmak zorunda kalmıştım . Yol uzun olmasına rağmen gençler uyuyor numarası yapar, yaşlılardan gönül razı olmaz , en favori babam yaşındaki amcalar  biner binmez kalkarlar ve güler yüzle yer verirlerdi. He en son minibüse binmiştik, oturduk . Kızım hemen minibüs star oldu .Daha ön koltuktan öpücük verenler , yüzünü göremeyenlerin görme çabaları ve  soru sormaya hazır teyzeler gözler üstümüzde.
Hemen ilk sorulacak şey bulundu. Kızımın üstünde benim doğumunda el örmesi gelen pantolon vardı. Aa yandaki teyzeden ilk yorum geldi  ne güzelmiş. Yine iyi niyetle evet benden kalma annem saklamış giydiriyorum. cevap hiç gecikmedi.Tabi giydirirsin. Gelin olsa giydirmez , ben bir sürü ördüm giydirmiyor.Neymiş çocuk sevmiyormuş. Giydirmezsen sevmez tabi giydir bak nasıl sevmiş. Şaşırdım gelinler adına bir savunma başladı. Ya aslında kızmayın  kızmayın sevmiyorlar gerçekten , bizde de bir torba var , hatıra diye giydirdim dedim.Ama yeterli olmadı. Kız Çocuğu bir başka bak giydirmiş deyip durdu. Sonunda nasıl örmüşler bir bakayım ordan mı bir sürü sorular. Ben anlamam pek siz bakın isterseniz  dedim. Neyse baktı, bende yaparım kolaymış aslında dedi. biz inene kadar gelinler , kız çocuk mu , erkek çocuk mu tartışması sürüyordu ki biz indik.Toplam 10 dakika  bile sürmeyen minibüs yolculuğundan bir hikaye çıktı.

11 Mart 2015 Çarşamba

DOKTOR SEÇİMİ

Evlenmeden önce ve evlenip bebeğim olana kadar arkadaşlarımın önerilerde bulunduğu kadın- doğum doktorlarını tanıyıp , seçimimi yapmaya karar vermiştim.Bu dönem çok uzun sürmedi.Üçüncü denememde tam bu benim doktorum olmalı dediğim doktorumla karşılaştım. İlk başlarda yadırgadığım durumlar oldu .Pozitif taraflar negatif taraflar fazla olduğundan aynı doktoruma gitmeye devam ettim. .Birbirimizi kısa sürede tanıdık ve bu süreçte kısa sürdü . Hamile kalmaya karar verdiğimi , hamilelik dönemlerimde ve doğum anlarım da bana yoldaş oldu. Çocuk doktorumu da kendisinin teslim ettiği ve önerdiği doktorumuzla bu güne kadar geldik.
Çocuk doktorumuzla bu güne kadar geldik. Bu gün itibariyle randevu için aradığımda hastaneden ayrıldığını öğrendim. Yaklaşık 2.5 yıldır kendisine güvenmiş , arada tatmin olmadığım durumlar olsa da  değiştirmek istememiştim.Kendisi tam bana göre bir doktor değildi fazla evhamlı davranıyordu.Bu gün itibariyle ya kendisinin peşinden gideceğim hastahaneyi  değiştireceğim , yada kendisini değiştireceğim.
Siz olsanız ne yapardınız ??????

23 Şubat 2015 Pazartesi

KARA SAÇLI KIZ DÜNYAMIZA HOŞGELDİN

Normal doğum sancısı gelir mi,apar topar gider miyim, erken doğum olur mu,oğlumu sancım gelirse kime bırakırım,eşim yetişebilir mi bir sürü sorular .Sonuç hiçbiri de olmadı planlı belirlediğimiz zamanda kızçemi kucağıma aldım.

Doğum için çok endişelenmedim. Oğlumu çok rahatlıkla kucağıma almıştım.Tüm şartlar aynıydı ve bende deneyimli bir anneydim. Rahat atlatırım diye düşünüyordum. Merak vardı tabi ama sayılı gün çabuk geçecek ve Allah izin verirse kavuşacaktık.Zaten vesveselerle geçirecek zamanım olmadı.İlgilenmem gereken bir oğlum olduğundan kendime ve oğluma iyi bakarak günlerimi geçirdim.

Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadan doktorumla kararlaştırdığımız gün sezaryanla doğum yaptım.Pazar günü doğuma kafam rahat girmek için oğlumuzda bol bol oynasın diye açık hava Ömerli de geçirdik.Eve döndüğümüzde çantamı, bebek süslerini kontrol ettik , şekerleri paketledik.Oğlum sabahın erken saatinde uyanmak zorunda kalmasın diye o akşam anneannesine gitti. Aslında kendimi daha fazla strese sokmamak için böyle de düşünmüştüm. Anneyken doğuma girmek daha farklı nede olsa bıçak altına giriyorsun diye içim bir tuaf oldu.Oğlumu akşamdan öptüm kokladım anneme emanet ettim.

Sabah altı gibi uyandık. Ben aslında toplam ancak 1 saat uyudum.Heyecan sarmıştı.Zaten aç gideceğimizden duşumu alıp saçıma fön çektim, çok hafif makyaj yaptım .Annem evler yakın olduğundan haber ver giderken dedi. Evden çıktık haber verdim okudu üfledi öyle yollamak istedi beni. Ben düşünürüm yavrumu, yavrum düşünür yavrusunu oldu tam olarak.

Hastane de kan alındı kontroller yapıldı .Eşimle eşyaları yerleştirdik. Ameliyata girecek ekip geldi tanıştık güven verdiler. Müzik sesiyle ameliyathaneye girdim konuşurken dalıp gittim.Ameliyathanenin kapısından çıkarken uyanmıştım.Odaya geldim hemen minik kara saçlı kızımı verdiler kucağıma tam o sırada oğlum geldi. İlk olarak hemen oda yatağa çıkmak istedi. Yanımda yattı bütün hastane de kaldığı süre içinde.Kızıma uyum sağlamam daha rahat oldu.Hemen sütünü içti . İkinci kere anne olmak çok güzel hem ilk gibi hem deneyimlisin. Artık bir oğlum bir kızım vardı. Allah isteyen herkese sağlıklı bir şekilde nasip etsin.


21 Şubat 2015 Cumartesi

ÇOCUKLARDA İKİ İSİM

Geçen gün cocuklarda çift isim kişilik problemine neden oluyor diye bir yazı okudum.Ben çift isimli bir kişi olarak bazen sevmediğim yanları oldu ama kişilik çatışması hiç yaşamadım. Kendi çocuklarıma da iki isim koydum .Bu yazı tekrardan sorgulamama neden oldu.İki isimli olunca hiç isim yanlışlığı yaşamadım.Mutlaka beni diğer olabilecek isimlilerden ayıracak ve ayni olanla hiç karsilasmadigim  bir ismim vardı. Aslında iki isimli olmamın tek sebebi ayni yılın ilk aylarinda babaannemin cok erken babami yanlız bırakması olmuş. Herkes annesini sever ama babam doymamış annesine ellili yaşlarda vefat etmiş. Annesinin ismini benle yaşatmak istemiş. İlkokulda kizardim niye bu koydunuz diye.Sebebi de cok az ama türevi çok olan bir isimdi çoğunluk dogru söyleyemezdi.Ama iki isim koymaları bana alternatifte doğurmuştu. Okulda ilk isim oldugundan diğer ismimi kullandılar hosuma da gitti.Böylece iki ismede alıştım. Suan eşim farkli bir isim annem babam farklı isimle hitap ediyor.Yıllar. sonra bende beni ben yapan ,çok hatiralar birakan dedemin ismini ogluma verdim.Babami anladım insan adıyla bari sevdigini yasatinca cok mutlu oluyor.

13 Şubat 2015 Cuma

ANNE SÜTÜ İÇİN NELER YAPTIM?

Anne sütüyle ilgili çok yazılar var. Aslında ben özel bir şey yapmadım ve sütümde çocuklarıma yeticek kadar oldu.Kendinizi mutlaka şunları yemem şöyle yapmam lazım diye strese sokmaya gerek yok.
Çocuk düsünmeye basladıgımdan beri sağlıklı beslenmeye  suyumu 2 litre içmeye özen gösterdim. İlk hamileligimde gunde yarim litre süt ictim.Canım ne istediyse yedim ama abartmadan, hamur işini ön planda tutmadım.Günde 2 öğün meyve yemeye calıştım. Doktorumun önerdiği vitaminlerimi aldım.
Bebegim doğduğunda sutum olmasına ragmen yaşadığım on günlük husrani paylasmistim. On günün sonunda ev baskısıyla sutlac, rezene cayi,ayva yedirildigim oldu ama bebegin kilo almasıyla bundan vazgeçmek zorunda kaldılar.Bende 10 günün sonunda sadece doktorumu dinleyip ,annelere kulak asmadım.Doktorum ne dediyse oyle yaptım. Uykusuz ayakta kalabilmem icin cayimi ve kahvemi de içtim.,ama sayısında kontrollü ve çayı sevmesemde acik içtim.Uykusuzluk icin eşimden cok büyük destek görüp, gece iş bölümü yaptık.
Düzensiz beslenmem maksimum 2 gun sürer hemen arayı kapatmaya çalışır,yediklerime dikkat etmeye çalışırdım.
Yemek yeme hariç stresin herseyde olduğu gibi rolu var.Sevdiklerimizden yardım almak,bebegimiz kadar kendimizi düşünmek ,temiz hava,kendimize göre sosyal aktivite yaratmak anneyi rahatlatıyor. Sütüm olmasa ne olurdu Dünyanın sonu değil kendimce çözümler bulmaya çalışır, kendime suclamazdim, elimden geldiğince yinede emzirirdim bebek kendi sütunu kendi bazen yaratıyor. Olmazsa durumuna kendimi onceden hazirladigimdan böyle rahat dusunebiliyorum.Bunlar da benim yaşadıklarım o kadar zor degil elinizden geleni yapın gerisi tevekkül. 

11 Şubat 2015 Çarşamba

ANNE SÜTÜ VE İLK ON GÜN

İlk hamileligimde daha bebeğim doğmadan kafama mama vermiycem diye kafama koydum.Annemin ve çevrenin büyük konuşma ya olmazsa sütün mecbur vereceksin demelerini de önemsemedim.Olmasaydı takmayacak ve olmasi için uğraşırken eskiden mama yokken ne veriyorlarsa onu veririm diyordum.Ve günü geldi ilk bebegimi getirdiler.O kadar saskinmisim ki hemsireye sevebilir miyim bile demişim video da izledim.Tabi sizin asıl ben sevebilir miyim demiş kızcağız ne yapsın. Derken 2 gun güzel gitti ama sonra yaralar oldu.Canimdan can giderek vermeye devam ettim.O kadar canım acirdi ki ellerimle carsafi sıktıgımı bilirim. On gün oldu yaralar geçti, duzene oturdu derken kontrolde oğlum dogum kilosuna gelememiş. Tam dr süt mü yok derken mama demeden bir bakalım hemsirelerle sagma odasına geçtik. 15 dk sağdik maya iyi neden kilo almiyorlar ki dediler.Dr un yorumu da aynı, hemen bizi hasta tipi sagma maknesine yonlendirdiler. Boye 3 gun deniycez sut miktarini yazacaktim.  Emicek 2 saat sonra sagicam kasik biberonla onu vericez deniycektik.Makineyi kiralamaya gi t tik biz oglumla araba da beklerken gözyaşlarımı tutamadim.Onun icin sut veremeyen anneleri iyi anlarim.3 günün sonunda kilo aldık, bu sekilde bir süre devam ettik ve rayina oturdu.Neden boyle olmuştu sonra anladım.
Cok cahilmisim ,
kayinvalide ve anne baskısıyla uzun emzirmeye calistikca oğlum menede uyumaya alışmışti ,
damaklari cok gelismediginden yorulup sutumu icemiyormus,emzikle de kisa sürede gelişti ve bir daha emmeyi birakana kadar sorun yaşamadık.
Hastane tipi makine çok isime yaradi kesinlikle tavsiye ederim.

6 Şubat 2015 Cuma

KARDEŞ CANDIR

Daha önce de kardeşler arasını belirtmiştim. Ama değişiklikler olmaya başladı. Tekrardan paylaşma gereği duydum.Ağabey kreşe başladı. Bu çok hoşuna gitti.Zaten hoşuna gitmese devam etmeyecektik. Sadece oyun amaçlı her gün üç saat, güle oynaya gidiyoruz.Oğlum çok güler yüzlü yuva gülen çocuk mu siz misiniz annesi dendiğinde çok mutlu oluyorum.Çok içten gülüyor zaten çocuklar yapmacıklığı bilemez ki.Yapmaya çalışsa da çok komik oluyor hem kendi gülüyor hem bizi güldürüyor.

Masum kıskançlıklar başladı. Bebeğe fazla ilgi oldu mu bizi uyarıyor. Bir şekilde belli ediyor.Ama bu belli etme iyi bir belli etme sadece oğlumda dahil olmak istiyor.İlk tepki de bebeği bırakıp oğluma dönmem oluyor.Bebek diyorum çünkü oğlum bebek denmesinden hoşlanıyor hiç ismini söylemeye bile çalışmadı.Bu konudan bu kadar masumken yara almasını istemiyorum. Bebeği çok seviyor hatta konuşmaması rağmen bu gün ağlarken ağlama demeye çalıştı.Ağladığında ağzına memesini vermek,üstünü örtmek ve sallayarak yardım etmek istiyor.Hiç korktuğum gibi olmadı. Az yaş farkında anne için kolay olmuyor .İki kardeş için çok güzel ortam yaratılmış oluyor.Annede yorgunluğunu böylece unutuyor.Kızım 4.5 aylık algılama devam ediyor,konuşmalar,insan aramalar,yalnız kalmak istemiyor,alınganlıklar ve yadırgamalar başladı. Ağabey evdeyse tek ilgi alanı ağabeyin yaptıkları bir film gibi izliyor. Şimdilik her şey yolunda süprizle karşılaşıp iki bebek arasını kendi ayarlayamayan ve az aralıklı çocuk isteyenlere tavsiye olunur. Sadece yorgunluğu göze almaları gerektiği,bunun dışında her şey çok güzel oluyor.

29 Ocak 2015 Perşembe

BEBEKLERDE KALPTE ÜFÜRÜM DUYULMASI


Kızımda üçüncü aylık rutin kontrolde doktorumuz kalpte üfürüm duydum dedi.İlk defa duymuştum. Eşimle endişeyle gözlerinin içine baktık. Telaşlanmayın şimdi bekleyelim bir daha ki ay tekrar inceleyelim dedi.Dördüncü ay kontrolümüzde tekrar aynı üfürümü duyunca bizi çocuk kardiyologuna yönlendirdi. Telaşlanmayın çok büyük olasılıkla masum üfürük ama içimiz rahat etsin dedi. Ciddi kalp rahatsızlıklarında da kilo almama ,büyümede geriden gelme olduğunu belirtti.Çok kısıtlı olan Çocuk kardiyolojisi bölümünden  randevu aldım. Kalp elektrosu ve muayne yapıldı. Üfürüğün masum oldu .Kalbinde iki tane kas lifi olduğunu belirtti.Bu bir hastalık değilmiş. Olmadığı olması gereken bir durum değilmis ama olmasınında bir sakıncası yokmuş .İçimiz rahat etti.

13 Ocak 2015 Salı

ŞÖYLE YAP BÖYLE YAP

Çocuk büyütme çok zor iş.  İnsan ne bilirse bilsin, ne okursa okusun , ne düşünürse düşünsün zorluk değişmiyor. Konu insan olunca formüler hep tutmuyor, iki artı iki dört etmiyor, örnekler birbirine uymuyor. Tam alıştık derken yeni bir dönem başlıyor .

İlk anne olduğumda kabul ediyorum çok acemiydim.Sonra bebeklikte zaman geçtikçe rahatladım.Büyümeye başladık,büyüdükçe  daha rahat anlaştık. Şimdi bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde yine acemiyim. Bebeğim çocukluğa geçerken bende çocuk annesine geçiş yapıyorum. Bebekken uyguladığım yöntemlerle  bu dönemi geçiremiyoruz. Karşımda  kafa tutan , dediği dedik , fikirleri olan, her işini kendi yapmaya çalışan bir çocuk var .  Benim görevim büyüyen bebeğimin  istediklerini yapmaya çalışıp, inatlaşmadan doğru davranışları göstererek uygulamasına yardımcı olmak.

Bunları yaşarken herkesin bir fikri var. İçlerinde ilim sahibi olmadan fikir sahibi olanlar da , çok bilgili uygulaması olmayanlar da var. Ben ne yapıyorsam oğlumun iyiliği için yapıyorum. Hep doğru yapmıyor olabilirim. Oğlumla beraber yaşıyoruz beraber öğreniyoruz. Ona sonsuz sevgimi veriyorum , var gücümle mutlu bir insan olması için çabalıyorum.Yardımcı olmak isteyenlerden ukalalık,kınama değil tavsiye,öneri bekliyorum.Anneler  bebeği için en iyisini yapmaya çalışır.