KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.
ANNELİĞİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANNELİĞİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2015 Salı

BİLEN DEGİL ÖĞRENEN OLMAK

Bu gün Doğan Cüceloglunun konuk olduğu bir program izledim.Fırsatım varsa hiç kaçırmam hatta şartları zorlarım.Bu günde oglumun oglen uyumamasini göze aldım. Bu günden bende kalanlardan bahsetmek istiyorum.Evde türkçe konusuyorsaniz cocugunuzdan fransızca konusmasini ebeveynler beklememeli dedi.Tabiki davranışların ogretilmek istenenden daha önemli olduğunu biliyorum ,yaşıyorum ama bu ornek tam yerine oturttu.Çocuğuna siddet gösteren bir anne aradı. Kendine yapılan duygusal ve fiziksel siddettin aynısını cocuguna yaptığını simdi çocuğun 9 yasinda olduğunu hiç laf dinlemedigini ve kardeşine aynısını yaptığını anlatti.Hocanın önerisi mış gibi yetişkinler kitabını okuması oldu.Bu kitapla büyümemiş yetişkinlerin öncelikle kendi eksiklerini gormeleri ve ben daha iyi bir insan nasıl olurum mu kendilerine sormaları gerekiyor.Zaten kendi davranışlarını düzelten ebeveyn daha iyi çocuk yetiştirmek için örnek olacaktı. Birde kendisinin hayatının  hep doğru örnek olmadigindan bunun için yadirgandigini duyduğunu belirtti.Bunun cevabı cok güzeldi. Ben bilen değil ogrenen insanim dedi.Gerçektende her yaptığımız dogru olmayabilir ama doğrusunu yapmak icin öğrenmeye çalışmak yeterli oluyor. İlk olarak kendimize yüzde yüz fayda saglayamasakta başkalarına ışık olabiliriz. Babamda hayatta tecrübelere kulak vermemi her konuda tecrübe edinmek için cok zamanım olmadığını söyler.

6 Ocak 2015 Salı

HER ÇOCUK FARKLI TAT AYNI DOYUM

İlk çocuğumun erkek olmasını daha liseden beri isterdim. Bunu sebebi iki kız kardeşiz ondan olabilir ya da kız kardeşimle yaş farkımız var  annemin hamilelik sürecini beraber yaşamıştık, hep erkek beklemiştik. Kendim hamile kaldığımda içime oğlum olacağı doğuyordu. kız olma ihtimalini hiç düşünmedim gerçekten de oğlum oldu. Oğlum doğduktan sonra hep kardeşi olsun isterim diye söylerdim ama bu konuyu hiç düşünmedim. Oğlumun iki yaşını kutlamamızdan çok geçmeden bize süpriz bir bebek geliyordu. O an inşallah kızım olur dedim. Aileme çok düşkünüm ve annemle aramız çok iyidir bu duyguları bende yaşamak istedim.
Hayırlısı buymuş kızım oldu. Hamilelikte çok algılayamadım. Beni oyalayan anneliği yaşadığım bir oğlum vardı. Ama kızımın doğmasıyla başka his oluştu içimde. Oğlumla aynı gibi ama farklı gibi de. Kızı olan anneler hep derdi. Kız çocuğun farklı olunca anlarsın diye . Gerçekten de farklı bir tat . Evlat ayrımı  hiç olmuyor ona eminim.Aynı doyum duygusu ama çok farklı tatlar. Allah yaşamak isteyen herkese yaşatsın inşallah.

ANNELIKLE GELISIMIM

Oğlumun bebeklik dönemini bitirip çocukluğa geçişiyle beraber kendime döndüm. Nasıl mı oldu ? Zaten biliyordum ama görünce daha iyi anladım. Oğlumla beraber kendimi keşfediyorum.
Bazı güzel alışkanlıklarım, ön yargılar , zevkler, hayal kırıklıkları , huzur , mutluluk ben çocukken oluşmuş. Bu gün neden yaptığımı bilmediğimi alışkanlıklarımın temeli çocukken doğru yanlış olarak beynime kaydedilmiş. Doğan Cüceloğlu'nun  'Mış Gibi Yetişkinler ' kitabını okudum. Çok şey öğrendim. Çok şeyi sorguladım. Doğru yaptıklarımı teyit etmiş , yanlışlarımı fark etmiş oldum.Uzaklar da aramaya gerek yok kendimi inceledim sonuçlardan doğrulara hatalar vardım.Hatta kitap bitti bir şey kaçırdım mı diye tekrar okuyorum.
İnsan psikolojisi hep aynı aslında, sadece yetiştirilen ortamlar kişiliği geliştiriyor yada köreltiyor.Bir önceki nesile göre daha bilinçliyiz, kaynaklar daha ulaşılabilir , şartlar daha elverişli  çocuklarımıza olumlu farklar katabiliriz. 

4 Ocak 2015 Pazar

FARKINDA ANNELİK

Anne olmak belki de çok daha zorlaşıyor yıllar geçtikçe. Günümüz anneleri daha çok bilinçli , daha çok araştırmacı, teknoloji sayesinde bilgiye daha kolay ulaşılabiliyor.  Bu durumlar annelerin hayatını bazen kolaylaştırıp bazende çok zorlaştırıyor aslında. Çok şey bildiğinde daha bilinçli oluyorsun , daha çok araştırıyorsun, teori de öğrenilenler yaşamaya pek benzemiyor .Bazen arasında sıkışıp kalıyorsun.
Kendimi her gün değerlendiriyorum.  Eksik bir şey yaptım, daha iyi ne yapabilirim .
İnsanın annesi aklı erene kadar tek dünyası bu durumun bilincindeyim. Anne ne biliyorsa çocuk için doğru o , ne yapıyorsa çocukta onu yapıyor. Zaten çocuğun aklı erdiğinde de  kişiliğinin çok büyük kısmı oluşmuş oluyor.Anne olduktan sonra daha dikkat eder oldum. Söylediklerime özellikle yaptıklarıma, yanımda her anımın resmini çeken küçük bir adam var.Sevinmemi, kızmamı, okumamı,bakışlarımı taklit eden değerlendiren bir küçük adam.İyi bir örnek olmaya çalışıyorum inşallah başarıyorumdur.
Çocuklarımızın bebeklikten okul çağına kadar ellerinden tutmalıyız. Bence okul çağıyla beraberde yanlarında yürümeliyiz.

28 Aralık 2014 Pazar

ANNE&BABA SAATLERİ

Oğlumuz doğduğunda ben kendime geldikten sonra  her hafta sonu eşimle baş başa  bir şeyler yapmaya başladık. Aslında bu durum birazda  kendiliğinden oluşmuştu. Ben çalışan ve izinde olan bir anne olarak evde hafta içi çok sıkıldığımdan mutlaka hafta sonlarını gezerek değerlendirmek istiyordum.Ailece gezintilerimizi, açık hava yürüyüşlerini yaptıktan sonra oğlumuzu annemize bırakır bir iki saat yanlız kalabilirdik.  Kış günlerine denk geldiği ve ilk torun olduğundan mikrop kapar, üşür gibi nedenlerle anneannelerin talebiyle bize bu zamanlar kendiliğinden oluşmuş olurdu. Haftasonları hem çocuksuz hayatımız gibi hem de oglumuzla da vakit gecirebildigimiz icin daha güzel zamanlara dönüştü.
İkinci bebeğimizin doğmasıyla bu durum çok değişti. İlk torun ve ilk bebek acemiliği bitip gitti. Gezmelere daha erken başladık, bebeğimizi ve oğlumuzu alip belki daha cok disari cikmaya basladik.Ama anne baba saatlerini cok aza indirmek zorunda kaldik.Yas farki az oldugundan iki bebek var.Annemiz sadece bir bebeğe bakmaya razi oluyor.Cok özel durumlar haric dısarda anne baba saatini kaybettik.evde kendimizce sohbet ortamları ,terapi saatleri olusturarak bu durumu düzenliyoruz. Fedakarliklar arttıkça hayat zorlasıyor ama söz konusu 2 melekse gerisi teferruattır.Yani aşk şekil degiştirir yine çok mutlu olursun sadece sebebi degişir.

24 Aralık 2014 Çarşamba

GELECEKTE KENDİME MEKTUBUM

Hamileyken eşime kendime oğlumun eşine nasıl davranmalıyım diye mektup  yazmak istiyorum dedim.Güldü.Sonrada fırsat olmadı , yazamadım.

Ama bu gün 2. kez "senin hikayen" filmini seyretmem vesile oldu. Nasıldır oluyor bilmiyorum ama genelde insan yaşlanınca mı oğlunu paylaşınca mı değişiyor. Bu bir sitem yazısı değildir. Sadece benim olmak istediğim kayın valide modelidir.  Belki ilerde fikirlerim değişir diye kendime hatırlatma yazısıdır.

Dokuz ay karnında taşıdığı ve bu yasa kadar büyüttüğü annesi olamam kendimi hiç bir zaman annesiyle karşılaştırma yapmayacağım.Bu durum zamanla samimiyetimize göre oluşur .

Oğluma gösterdiğim karşılıksız davranışın aynısını gelinime de gösterecem.

Zor zamanlarında elimden geldiğince yanında olacağım.

Belli durumlar karşısında kendim ne bekliyorsam aynısını  yapacağım.

Onun hareketlerine göre değil  karşılıksız  evlatlarıma davranır gibi davranacağım.

Torunlarım olduğunda destek olacağım ve torunlarıma sonsuz sevgimi vereceğim.Aklıma gelen şimdilik bu kadar devamı olabilir.