KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.

29 Haziran 2015 Pazartesi

ANNEMLE BIOBLAS SAÇ BOYASI DENEYİMİMİZ

Annem hep saçlarının rengini beğenmez, koyu oldu der açık oldu der beyazlarım kapanmadı der. Kuaföre gitmek ise hiç anneme göre değil. Sevmiyor bende sevmem annemin kızıyım işte onun için çok iyi anlıyorum.

#BİOBLAS dan gelen saç boyasını annemle deneyimlemek istedim.Aslında ya kötü olursa ya beğenmezse diye korkmadım değil. Oruçlu olduğundan iftardan sonra tam çay keyfi yaparken boya deneyelim dedik. Kutunun içinden gerekli olan her şey çıktı desem yeridir. ( bakım yağı, şampuan,maske,eldiven,boya)

Daha önceden annemin saçını boyamıştım. Boyarken beni rahatsız etmişti.Ama bu sefer boyadan rahatsız olmadan boyadım. Annemin de aradaki farkı görmesi için öncesini ve sonrasını resimledim.
Beyazlar kapandı , her zaman kumral istediği halde hiç beğenmediği rengi bu sefer çok beğendi, parlak olması çok hoşuna gitti.Sonuç olarak bundan sonra BIOBLAS kullanıcakmış.

BIOBLAS sayesinde anneme mahçup olmadım ve mutlu ettim.







28 Haziran 2015 Pazar

YANLIŞ ANLAMA BİR ŞEY SÖYLEYECEĞİM

Genel de eleştiriler , laflamalar bana hep bu şekilde söyleniyor. Neden yanlış anlıyorum demek ki şüphen var seninde söylediğinden .Madem yanlış anlamamdan korkuyorsun söyleme . Çok mu önemli .İçinde tut  , söyledin de ne oldu başın göğe mi erdi. Yanlış anlama dedin de yanlış anlıyorum beni rahatsız ediyorsun özellikle kararsız olduğum sonucunun 1+1 = 2 etmediği durumlarda, ucu açık durumlarda.

Geçen bir arkadaşım sakın yanlış anlama sana bir şey söyleyeceğim diye başladı.Çocuklar ayrı kalıyorlar birbirinden nefret etmesin dedi. Bir tanıdığı varmış.Öyleymiş. Bu kararı ben verdim , zorunda değiliz. Tercih ettik .Dedim hala devam etti kırmadan konuyu değiştirdim.Yanlış mı yapıyorum diye sorgulamadım değil ama .Bu hafta sonu hep çocukları izledim, buluttan nem kapıp durdum.Ama zaten kızım dokuz aylık , oğlum iki buçuk yaşında beraber oynamak kız kendini koruyana kadar zor görünüyor. Müdahale etmesek kız abisinden korkar oldu çünkü bilemiyor oynarken canını acıtıyor, karışınca da oğlum kızıyor hareketleri değişiyor. Bence yan yana iken de farklı davranırsak birbirinden nefret edebilirler .Yan yana ayrım yapabiliriz bunu mesafeye bağlamak ne kadar doğru. Bana bunları düşündürttün vicdanımı acaba mı dedirttin mutlu musun ?

(Kızım İstanbul da kalıyor babaannesi bakıyor, oğlum yazlıkta kalıyor anneannesi bakıyor. Annemlerim aslında ikisine de bakarız diyor bu kararı biz eşimle verdik. Kızım bebek süt içtiği için İstanbul da kalıyor. Oğlumda İstanbul da kalsa yuvaya gidecek , küçük bahçeye hapsolacak.Yazlıkta imkanlar sonsuz , keyfi yerinde gözüküyor.Kızım da babaannesine alıştı .Durumları yoluna koyduk)

26 Haziran 2015 Cuma

HEP KALBİMİZDE YAŞAYANLAR

Yanlış mı düşünüyorum çok mu duygusal düşünüyorum bilemedim ama ölüm yada ölen kişi eğer çok seviyorsam benim için aynı değerini koruyor. Sanki hayattaymış gibi istemediği şeyleri yapmamaya , onun olan şeylere sahip çıkmaya , düşüncelerini savunmaya , sanki hayattaymış gibi devam etmek bana huzur veriyor. Ama bazen bu konuda kendimi çok yalnız hissettiğimde oluyor. Aslında bunlar aklıma hep bir yakınlarımızın ölmesi ve en yakınlarının tutumuyla daha da çok aklıma geliyor. Ama genelde yalnız kalıyorum düşüncelerim de .

Geçen sene çoğu zamanımızı beraber geçirdiğimiz bir komşumuz vefat etti. Yazlık komşusu ama tanıyalı kısa sürede olsa şahsına münasır saygı değer, ne zaman ne yapması gerektiğini bilen bir insandı. Benim kendisini sevmemde o asil duruşu daha da etken oldu. Tam bir İstanbul hanımefendisi. Ruhu şad olsun .Allah rahmet etsin ikinci çocuğum olmasına ne kadar çok sevinmişti. Kendisinin tek çocuğu var ve hep keşkeleri vardı.

Bu yaz maalesef yanımızda değil ama kızıma aldığı cici pembeli tayt takımıyla hep anıyorum kendisini. Bana tuaf gelen evinde artık o yok başkaları var , eşyalarını başkaları kullanıyor. Eşyasıyla kiraya verildi . Savunma ihtiyaç ama bu sene çok erken olmadı mı . Ben dayanamazken kanından sen nasıl dayanıyorsun buna.

25 Haziran 2015 Perşembe

ANLAYACAK OLMAK VE ANLAMAK

İlk işe başladığımda ne büyük hayallerim , ne kadar çok acelem vardı. Her şey hemen olsun, hemen iş bitsin , hemen zaman geçsin , öyle olsun böyle olsun .Hızlı hızlı yaşamaya çalışıyordum. Sonra bütün hemenlerim oldu ama kısa sürdü.

Ve bir anda başladığım yere geldim. Sıfırdan başlamak zor olmadı .Hatta aynı yoldan tekrar yürümek çok zevkli. Hemenlerim olduğunda nereye gideceği bildiğimden artık yavaş yaşamaya başladım. Hatta özellikle çocuklardan sonra her durumdan iyi bir ders çıkarıp , bunda da var bir hayır demeye başladım.

Gerçekten de öyle oldu .Ben böyle düşünmeye başladıkça aklımdan geçirdiklerim , kendiliğinden olmaya başladı. Ben daha düşünürken hayat önüme sundu.Böyle olsa daha iyi olur dedi, böyle olsun dedi ve bende kabullenmeyi , sabretmeyi öğrendim. Çok da iyi oldu .Ama tabi  bunları yaşça büyük bir arkadaşım taa en başında demişti.O da büyük ihtimal bu yollardan geçmişti .Ama o zaman onu anlayamamıştım.Artık ne demek istediğini anlıyorum.

Bu yazıyı acaba anlayanlar mı çoğunlukla okur yoksa anlayacak olanlar mı ? Siz ?

21 Haziran 2015 Pazar

SİZ BABANIZIN KEP TÖRENİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ ?

Geçen hafta çok anlamlı bir gün paha biçilmez saatler yaşadım.Ben evlendiğim sene üniversite de af çıktı.Babam ani bir kararla okula geri dönmeye karar verdi. Tamam dönmesinde sorun yok ama okuduğu bölüm sporla alakalı ve mutlaka bedensel yapması gereken bir bölümdü.

İlk başta hayal gibi öylesine tam inanmadan başladı .Baktı ki oluyor üniversiteye çantayla gitmeye , kendine terliyorum diye ek kıyafet götürmeye ve hayatını okuluna göre planlamaya başladı.Bu arada benden üniversite ile ilgili bilgiler almaya çalışıp , söylediklerimi beğenmeyip , benle tartıştığı sonra benim dediğim çıkınca kabul ettiği çok günler yaşadık. Özellikle bilgisayarlı ödevler de kimi bulduysa (arkadaşı, kardeşim,ben,damadı ) bana öğret, ben de denemek istiyorum, benim için yapar mısın demekten hiç çekinmedi. İlk dönem den sonra bütünlemeye bile ders bırakmayınca çok hoşuna gitti. Zorlandı , anlamıyorum, unutuyorum, benden geçmiş dedi ama bırakmadı . Hocalar derse gelin dedi ilk sırada oldu, panele gelin dedi kimse gitmedi benim babam gitti. Arkadaşları inanmadı ne öğretmen mi olacaksın , boşuna okuyorsun , ne gerek var dedi çok az bir kısım da arada tebrik etti.

Ben kızımı kucağıma aldığımda babam son senesine başladı.Kendi de inanamadı ama son senesiydi. Çok istediği içinde kaldığı üniversiteyi bitiriyordu.Bitirme tezi yapılacaktı.Baktım kıvranıyor arkadaşım parayla yapar mı falan diyordu.İki çocuğumla gözümü kararttım ve ben yaparım baba dedim. Ben bu kadar zorlanacağımızı düşünmemiştim.Çok iyi  bir profesörden aldı bitirme tezini .Sağolsun maillerle devamlı yazıştık, yapamadığımız yerlerde destek oldu yol gösterdi.

Ve geçen hafta geldi mi kep töreni zamanı.

Öyle bir gün oldu ki bende o gün doğum izninden işe geri döndüm. Allah dan erken çıkıyorum .Tam saatinde orada olabildim.Ve bizim önümüzden geçip bölümce bizi selamlarken olan oldu.Gözyaşlarımı tutamadım. Çok gururlandım, sevindim  .Oğlum dede dede diye seslendi.Kimse inanamadı. Tören başladı duygusal konuşmalar oldu ama benim aklım babamdaydı.Ya tansiyonu çıkarsa , ya çok heyecanlıysa.

Babam geçici bitirme belgesini almak için kürsiye geldi aldı ve sunucu aramızda 61 yaşında bir öğrenci var onu özellikle tebrik ediyorum dedi. Herkes ayakta alkışladı canım babam nasıl da sevindi .Babam babalar günü hediyesini bir hafta önce aldı.











20 Haziran 2015 Cumartesi

HEP İYİ NİYET KURTARMIYOR

Ben büyütülürken çok saf yetiştirildim. Kimseye vurmamayı, terbiyeli olmalı, küfür etmemeyi,kötülük yapmamayı, yalan söylememeyi hep öğütlediler durdular.İlk başlarda güzel hep övgü alıyorsun . Bu meziyetler güzel şeyler .Ama gerçek hayat başka sanki. Büyüdükçe anladım ki bunları çok az insan fark ediyor .Hatta sanki bazı zamanlar da tersi değer görüyor.Sen iyilik yapınca yada hareketine karşılık vermeyince tabiri caizse salak yerine koyulmaya başlıyorsun. Aslında her şeyin farkında oluyorum ama çirkeflik yapmak bana göre değil .Yine terbiye kurallarıyla ve saygılıca durumu ifade etmeye çalışıyorum.

Bazen kendime aileme , çevreme bu konuyla ilgili kızıyorum. Beni çok güzel yetiştirmişiniz ama insanlardan yara almaya müsait bir yapım var.Çok zarar veremiyorlar tamam ama böyle yapmaya çalışmaları bile beni yaralıyor.Neden yani ne gerek var diye soruyorum.

Aslında gerek yok onlara göre ben kaybetsem de iki günlük Dünya yastığa kafamı koyduğumda rahat mıyım o bana yetiyor .Aileme ve çevremde ben olmamı sağlayan herkese sonunda çok teşekkür ediyorum.

KALİTE ASLA TESADÜF  DEĞİLDİR.

17 Haziran 2015 Çarşamba

DENEYİMLER MERAK EDİLİR

İşe başlamamla sen nasılsın dan çok çocuklar nasıl , oğlun kıskanıyor mu , anlaşıyorlar mı , iki yaş farkı nasıl memnun musun soruları bolca sorulur oldu.

İki yaş farkından çok yorulsam da çok memnunum. İki kardeş birbirlerinin çok farkındalar ve zaman ilerledikçe daha çok arkadaş olacaklar diye düşünüyorum. Kardeş kıskançlığı konusunda tabi çocuktan çocuğa değişebilir. Ama yaş farkı ne kadar az olursa en azından başta kıskançlık az oluyor. Oğlum iki yaşında olmadan kardeşi oldu ve ilk altı ay hiç kıskançlık yaşamadık diyebilirim.Ama yaşı büyüdükçe aklı daha çok ermeye başladı , bebeğe ilgi fazla oldu mu bizi hareketleriyle uyarır oldu. Buradan anladım ki yaş ilerledikçe kıskançlık artıyor. Kardeş kıskançlığını da bu düzeyde yaşamaktan çok memnunum. Kızım dokuz ayı doldurdu , oğlum kardeşiyle oynamak istiyor. Ama hareketlerinin ayarını belirleyemiyor tek sorun bu.Bazen yaşıtı gibi davranıyor , uyardığımız zaman hoş olmuyor uyarmasak kızım zarar görmesin diye kararsız kalıyoruz.Anne olarak ikiye bölünmüş durumdayım ama memnunum yaş farkı kaç olursa olsun kırk yaşında bile insanın annesine ihtiyacı oluyor.

iki yaş farkı olan iki çocuk annesi olarak tavsiyem iki çocuk düşünüyorsanız az yaş farkı tavsiye olunur. Karar vermesi anne olarak çok zor, ilk zamanlar çok karmakarışık geçiyor. Ama ben kendim karar verecek olsam hala tek çocuklu ve karar verememiş  olurdum


12 Haziran 2015 Cuma

BEN KARNE ALIRKEN .....

Bu gün karneler alındı .Sosyal medya karneler, bir sürü yorumlar bende kendi karne günlerime gittim. Ben her karne günü aynı olmazdım .Bazı karne günleri kendinden çok emin , bazısında çok heyecanlı , bazı yaşadıklarımdan dolayı mutsuz olduğum hatta ailem destek olsa bile kendi kendimi üzdüğüm günler olmuştu.Şimdi düşünüyorum ne gerek varmış . Kendi çocuklarımın okul başarısı içi kendilerine gökyüzüne çıkarmalarına yada yerin dibine geçirmelerine fırsat vermek istemiyorum. Önemli olan hayatta başarı demek mutlu olmak demek bence. Bunu başarabilirsen en iyi yada en kötü olmak değil yeterli olmak yeterli bence.

Aslında ben hırslı bir öğrenciydim.Annem birinci sınıfta bana o disiplini verdi . Uygulamaya meraklıydım demek ki bir daha da dersin var mı , ders çalışacak mısın sorusunu hiç sormadılar. Ama ben başarılı oldum .Tam karşılığını aldım yoksa eksik mi yada fazla mı onu değerlendirmek çok saçma.Sırf okul başarısından değil kendi çabalarımla , şansızlıklarla, şanslarla, olaylar olayları çevirdi ve her şey benim elimde olmadı.Bazen hak ettiğim olmadı bazen ayağımın altına sunuldu.

Büyük konuşmak istemem ama çocuklarıma okul başarısının tek mutlu olma kaynağı olmadığını ama çaba göstermelerini de görmek istediğimi bir şekilde anlatmak istiyorum. Bunu uygulayan var mı?

11 Haziran 2015 Perşembe

BEBEĞİN BAKAN KİŞİYE ALIŞMA SÜRECİ

Daha önce belirtiğim üzere kızımıza benim işe başlayacak olmak sebebiyle babaannesi bakacak.İlk gün gibi akşam bırakmamız önceki yazımda belirtiğim gibi hüsranla sonuçlanmıştı.
http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/06/bugun-ilk-defa-uzuntulu-yaziyorum.html

İlk akşam kendimi çok kötü hissettim.Ağladım, suçlu hissettim, kayın valideme bıraktığım için tedirgin oldum,kendime kızdım, bir anda sıfırladım. Allah dan çok kısa sürdü.Pazar sabahı kalktığımda doğru düşünmeye çözüm yolları aramaya başladım.

 İlk önce kayın valideme ağladığında telaşlanmasını söyledim.Bu konuda annemden deneyimliyim.Eskilere göre bebek hiç ağlatılmaz .Ağladı mı hemen neden ağlıyor oluyor. Aslında kucakta durmak ve gezdirmeleri  için bazen gereksiz yere ağlayabiliyorlar.Ama sen kızarsın ağlattın diye dedi. Yok anne kızmam ben varken de ağlıyor odadan çıkınca ağlıyor bak diyerek rahatlattım.

İkinci adım olarak birbirlerine alışmaları için yalnız evde kalmalarına fırsat verdim.Evde olduğumda bile kızın bakımını anneye devrettim.Oda sağ olsun elinden geldiğince çabalıyor, oyunlar yapıyor ve kucağında dışarı gezmeye bile götürdü.

Şimdilik her şey yoluna girme yolunda ilerliyor çok az sorun çıkıyor. Maaşallah diyorum ve kızıma ve kayın valideme  teşekkürü borç biliyorum.


10 Haziran 2015 Çarşamba

DEĞİŞİK DUYGULAR DEĞİŞİK ZAMANLAR

Bizde durumlar iyiye gitmeye başladı . Kızım babaannesiyle daha güzel vakit geçirmeye alıştı. Bende oğlumla bol bol baş başa vakit geçirebilme fırsatı buldum.Aslında her işte bir hayır vardır.Bunun için ne yaptık?

Kademeli olarak yavaş yavaş kısa zamanlar da oğlumla dışarı çıkıyoruz.Babaanneyle kızımın samimiyeti ilerletmesi için bolca fırsat veriyorum.Arada kıskanıyorum ama dişimi sıkarak yapıyorum. Anne yüreği işte bir enteresan.

Ama oğlumla gerek onun yürümesinden kısa süre sonra hamilelik sürecine girmem ve diğer süreçlerin sırayla devam etmesiyle anne oğul baş başa çok gezmemiştik.Bu hafta bize çok iyi oldu yapamadıklarımızın acısını çıkarıp bol bol geziyoruz.Benim içinde işe başlamadan çok güzel oldu.

Her işte bir hayır vardır. Kızım hemen babaannesine alışması oğlumla baş başa gezemiycektik.


2-4 YAŞ ÇOCUKLARDA KAKA TUTMA

Kendimiz yaşayana kadar böyle bir sorundan haberimiz yoktu. İki buçuk yaşı doldurduk artık tam tuvalet eğitimine hazır hale gelmiş ve bir anda daha başlamadan oğlum kakasını tutmaya başladı. Şimdi anlam verebiliyorum bir kaç kere banyo yaparken oldu ve eli sürüldü ağladı çok rahatsız oldu. Bir haftadır kakasını yapmak istemiyor. Bağırsaklarında herhangi bir problem yok ama yapmak istemiyor. Kakasının geldiğini anlıyor ve belli ediyor ama yapmak istemiyor. İkna edemedik ve doktorumuza başvurduk.Doktorumuzdan aldığımız bilgileri sıralayacak olursam;

Öncelikle uygulama yapılıp çocuğun rahatlaması sağlandı.

2-4 yaş arası çocuklarda psikolojik olarak görülebiliyormuş.

genelde erkek çocuklarda görülme sıklığı daha fazlaymış.

Konuşmak yerine ya tuvalete oturtmaya yada lazımlığa oturmaya başlamamız önerildi.

Bizimle beraber zaten yapıyorduk tuvalete götürmemiz faydalı olabileceği söylendi.

Bu durumu bir an düzeltmeye çalışmamız çocuğa zararlı olabileceği söylendi.


8 Haziran 2015 Pazartesi

BİR KİTAP DAHA ( SİZİN HİÇ MAVİNİZ VAR MI)


Sadece dün aldığım ve gece elimden çocuklarım geç uyusa da bırakamadığım bir kitap.Çoğu kadının yaşadığı şeyler ama eksik yaşadıklarımız vardır. Her şey bir zamanı var tatilde çok almak istedim. Hatta kitapçıya kızıp kasada bırakmıştım.İyi ki bu günlerde okumuşum dedim. Az çok takip ediyorum Özge Uzun 'u özellikle ikinci hamileliğimde yazılarından çok etkilenmiştim. Çok dürüst bir anlatım , arada çok hoş şiirli nameler ve gerçek bir hikaye. Sırf annelerin değil ,, herkesin mutlaka okuması ve hayata daha çok sarılmasını sağlayacak bir kitap.

YENİ BİR KİTAP ( EVİNİZDEKİ TERAPİST)

Kişisel gelişim kitaplarını çok seviyorum.Kendimi tekrardan tanıyorum ve keşfediyorum. Blogları okurken dikkatimi çekmişti. Hemen sipariş verdim.Araya tatil falan girdi çocuklarla okumam zor olduğundan anca geçen hafta bitirebildim . Kitap içerik olarak farklı sorunları ve farklı yaşamları olan dört kişinin terapiste başlaması ve sorunlarını kısmen çözmeyi öğrenmesiyle devam ediyor. Bana uygulamalarda çok faydalı oldu diyemem kendime başlarda uygulamaya çalışsam da , başarılı olamadım.Çözüm bulma tekniklerinden çoğunu kullanıyorum ama eklemeler yapmamı sağladı.Teorik bilgiler işime yaradı. Dört kişiden birinin mükemmeliyetçi oluşu ortası olmamasını kendime çok benzettim. Benim için iyi yada kötü , yada başarılı yada başarısız olmak vardır. Kendimi çoğu zaman aslında başkaları için başarı olan şeyler de takdir etmediğimi gördüm.

Kitabın amacı düşüncelerimizi değiştirerek duygularımıza hakim olmayı öğrenmek olarak tanımlanıyor. 

Kitabı beğendiğimi söyleyebilirim . Sadece uygulamaları evde uygulamayı daha kolay hale getirebilirlerdi. Beş  üzerinden dolu dolu dört veririm, bir puanı uygulamada yaşanan zorluklardan kırdım diyebilirim. Belki de uygulama ihtiyacım dan alırken o beklentiyle almam hayal kırıklığı yaşamama sebep olmuş olabilir.

7 Haziran 2015 Pazar

KİLO VERME DE ETKİLİ ATIŞTIRMALAR

Sağlıklı yaşamaya karar verdiğimden beri arada sınırları zorlasam da yeni tatlar edindim. Özellikle akşam saatlerinde yemekten sonra atıştırma istediğim daha da artıyor. Bunun için denediğim ve kilomda artışa neden olmayan atıştırmalıklar şöyle sayabilirim.

1 porsiyon yer fıstığı kabuğunu ayıklayacağım diye baya oyalıyor insanı

elmalı,tarçınlı,yoğurt tatlı ihtiyacına baya iyi geliyor

1 avuç beyaz leblebi

limonlu maden suyu  aynı zamanda hamile ve emziren annelere tavsiye diliyor

1 avuç fındık

sodalı su ( 1 şişe suya 1 maden suyu katarsanız tadı daha güzel oluyor)

İKİ BUÇUK YAŞTA İLK SAÇ KESİMİ

Hep ertelediğim ve hiç kıyamadığımız oğlumun saçlarını kestirmeye karar verdik.Artık şekli düzeni bozulmuştu.Uçları kıvırcık ve saçlar dalgalı  eskisi çıkmazsa diye bir bir türlü cesaret edemedik.  Sonunda artık yaz geldi biraz düzeltmemiz gerekiyordu. Çok abartı meblağlar vermek istemiyordum ve güvenmek istiyorduk.Tavsiye üzerine Tuba Abla Çocuk Kuaförüne gittik.

Çokta memnun kaldık.Tam istediğimizi gibi oldu.Oğlum çok sevdi . Bol bol oynadı. Personel çok ilgili ve güler yüzlü karşıladı.Fiyatı da normal düzeyde 30 TL.Bolca resim çektim.




BUGÜN İLK DEFA ÜZÜNTÜLÜ YAZIYORUM....

Bloğumu 2015 girerken kendime bir hobi olarak açtım.Daha önceden çok yazmak istedim.Hatta on gün falan yazmış sonra hepsini silmiştim. Çok detaya girmek istememiştim, insanlar beni neden bilsin  istedim falan yazamamıştım işte.Sonra kızım doğdu ama bu aşamalar da hep sıkı bir blog okuyucusu oldum. Blog okumayı çok seviyorum.İnsanların duygularını , yeni şeyleri deneyimle öğrenmek çok hoşuma gidiyor.Benim deneyimlerimde belki bir kişinin bile işine yarar diye yazmaya başladım.

İlk defa ağlayarak yazıyorum. Bu gün kötüyüm Allah büyük dert vermesin çok duyguluyum diyelim. Oğlumu annem bakmıştı.Dokuz ay ben baktım ondan sonra anneme teslim ettim.Annem bir ay aynı şehirde bakabildi. İşe başlamam yine yaza denk gelmişti.Babam yazlıkta gelmek istemiyordu.Babamı yalnız bırakmaya içim razı olmadı . Anneme siz gidin hafta sonları bizde geliriz diyebildim.Ne kadar hataymış sonradan anladım.Çünkü oğlum süt içmeye devam ediyordu.Gönlü olmadan benim zorlamamla da  olsa içiyordu. Ben sütü sağarım , süt gelmeye devam eder sandım. Ama oğlum uzaklaşınca süt kesildi sağmayla gelmedi.Süt emmesi sadece 9 ay sürdü hemde sütüm olmasına rağmen.

Kızım olduğunda ailecek çok daha bilinçliydik. Babam annenler yazın burada kalsınlar geçen sefer bizim yüzümüzden süt kesildi. Bu sefer o vebali alamam geçen sefer hata yaptık dedi. Aynı zamanda üniversite okuyor çok bilinçlidir . Canım babam benim. Bu seferde benim içim razı olmadı . En iyisi bakıcı yada yuva dedim. Ücretsiz izin başladığından beri araştırmaya başladım. Bu sefer iki çocuk annesiydim oğlum yazlıkta kalmak istiyor.Orada aktivite çok fazla deniz, oyun, bahçe bizi seviyor tabi ama aramıyor .

Yuva internetten buldum sıfır yaş yazanlar şimdi o yaş grubumuz yok alamayız dedi. Karar verme aşamasına geçemeden yuva olayı bitti.Bakıcı da güvenemedik. O sırada eşim annem bakar dedi.Bakardı bakamazdı kendisine sorduk.Tabi bakarım dedi on gün geldi. Bu günler de daha iki üç gün oldu.

İlk defa bu akşam bıraktık. Gitmemiz gereken bir düğün vardı. Büyük oğlumuzu yanımıza alarak eşimle düğüne gittik. Ama 2 saat sonra telefon çaldı.Arayan kayınvalidemdi.Çocuk durmuyor gelin dedi. Hemen kalktık eve geldiğimizde kızım ağlamıyordu. Belki ağlamış olabilir ama susmuş.Ama ben çok kötü oldum. Bir apar topar heyecanla geldik. İkinci olarak içim rahat bırakmak istiyorum.Gelince de çok ağladı, sensiz durmuyor , siz gidince uyandı dedi . Zaten gerginim iş başlayacak , yenilikler var çok kötü oldu.Sabah hep beraber konuşup bu haftayı deneme haftası ilan edeceğiz.








4 Haziran 2015 Perşembe

İSTE OLMASIN İSTEME OLSUN

Aslında hep kötü şeyler de genellikle böyle yaparlar. Aslında iyi şeyler içinde öyle değil mi ?

Hayatıma şöyle bir baktım. Neyi aklıma bile getirip istemediysem önüme sunuldu , neyi çok istediysem olmadı. Sonrasında çok üzülmem her işte vardır bir hayır , mutlaka iyiliğim içindir , daha iyisi olacak demek ki der kendimi avuturum ama neden böyle olur ?

Lise yıllarımdan beri hep kariyer istemiştim .Otuzumdan önce evlenmem derdim. Her şey oturmadan çocuk yapmam. Hatta çalışan bir kadın olurum .Geçen de lise arkadaşım gelmişti bebek ziyaretine aferim kız hepsini istediğin gibi yaptın tam sırasıyla dedi. Onun gözünden öyle görünmüştü . O liseden sonra evlenmiş , çok üniversite de iken , çocukları büyümüş ve ben çocuk büyütürken iki kocaman çocuk annesi , canının istediğini yapıp kurslara gidiyor .

Uzaktan böyle görünse de ilk tercihim olan kariyer istediğim nokta da değil maalesef. Kafam da olan yerde değil belki başka kişiler için iyi görünse de başka planlarım vardı.Ama daha sonra ki sıradakiler ben çok istemeden önüme sıralandı , kendi kendi yeniledi ve istediğim gibi oldu. İstesem de böyle olmasını isterdim.

Hadi kötüyü kınarsak , istemezsek başımıza gelmesi normal karşılanabilir ama istemenin ne zararı var .Demek ki var sonradan çocuklar için düşündüklerime baktım .Önemsediğim şeyler sorun olarak bana dönüyor ama umursamadığım kendi haline bıraktığım şeyler mükemmel şekilde ilerliyor.

Çözemedim ama olmuyor çok isteyip olmayan şeyleri istemeyi bırakmayı deniyorum Bakalım ne olacak .


ÇOCUKLARDA ORTA KULAK İLTİHABI

Tatilin son günü ve yazlığa geçtiğimiz gün oğlumda hafif ateş ve burun akıntısı başladı. Daha önceden tahmin ettiğim üzere doktorumuza yazdırdığımız ilaçlarla telafi etmeye çalıştık.Ama kulağını göstererek ağlamaya başladığında farklı bir şey olduğunu anladık.Aslına doktorlara güvenme konusunda hassasım . Tercihim kendi doktorumuz haricinde çok götürmek değildir.Ama gece tutar ve küçük bir ilçedeyiz nöbetçi doktor bulamayız gibi tereddütlerle hemen hastaneye götürmek oldu. Özel hastane olmadığından devlet hastanesine götürmek zorunda kaldık. Kaydımız ve bilgilerimiz olmadığından biraz zaman sürdü , muayne  olmamız biraz uzun sürdü. Sonunda doktorumuz orta kulak iltihabı olmuş , toplu olarak çocuklarla bulunduğu bir yerden geçmiş olabilir dedi. Evet tatilde bolca çocuklarla beraber olmuştu. Kullandığımız ilaca devam etmemizi ek olarak antibiyotik ve kulak damlasının gerektiğini belirtti. Oğlumun kendi doktorunu arayarak bilgi verip emin olmak istedim. Çok güzel evet aynen böyle devam edelim dedi. Benim için rahatladı ikinci bir onay insanı daha da rahatlatıyor. Bu sayede ilk defa antibiyotik kullandık ve orta kulak iltihabı hakkında bilgi edinmiş oldum.Antibiyotik kullanmak istemedim ama iltihaplı olduğundan kısa sürede iyileşme sağlaması açısından ve kronikleşmemesi için doktorlar gerekli olduğunu belirtiler.

''Orta kulak iltihabı bakteri bulaşması sonunda ortaya çıkıyor. Tanısı sadece doktorun muaynesiyle kulağına bakmasıyla koyulabiliyor. Genelde kısa süreli olunca antibiyotikle geçiyor fakat uzun sürdüğünde 6 ayda 3 kere tekrarladığında değişik testler yapılması gerekiyor. Ağrı ve ateşle kendini belli ediyor. Tedavisi kısa sürede cevap veriyor.Antibiyotiğe 10 gün devam etmek gerekiyor. ''

Bu olay yaşadığımız bir olayı anlatmak şeklinde anlatılmış olup mutlaka uzman anlatımı değil deneyimdir. 

3 Haziran 2015 Çarşamba

İKİ ÇOCUKLA TATİLDEN NOTLAR

Eşimle tatilde en çok güldüğümüz konu çocuklarla ilgiliydi . Oğlumuz bir şeyler yaparak , kızımız da tatilin keyfini çıkararak güldürdü bizi.

Otele giriş yapmamız akşamı bulmuştu.Otele girdik hemen eşim çocuklara göz kulak oldu ben yerleştim. Hemen yemeğe indik. Hiç beklemediğimiz bir durumla karşılaştık. Yemeğe giderken çocuk parkından ve çocuk diskosunun önünden geçiyorsun tam önü olmasa da görülüyor. Zorla yemekten sonra geleceğimize ikna ettik .Buraya  kadar normal görünse de yemek bitip geri döndüğümüzde bir anda bizi bırakıp sadece kontrol ederek diskoya gitti. Çocuklarla çok aynı şeyleri yapmak istemedi ama müzik bitene kadar sahnede kalmayı istedi. Çok ilginç bir durumda sandaletlerini çıkarıp hatta bir kere şortunu çıkarıp sahile atmasıydı.Sebebini anlayamadık ama komikti.Özellikle turistlerin ve animasyon ekibinin çok ilgisini çekti.

Çok girişken ve komik oğlum bir kız kendinden büyük babası arada kaydıraktan kaymadan kızı gıdıklıyor . Bizim ki hemen olaya dahil oldu. Kendini bir şekilde gıdıklattı ve oyunlarına dahil oldu. Sonradan anladım ki adamı dedesine benzetmiş.Oyun bitince peşlerinden dede dede seslendi . Otelde gördüğümüz her yerde hatırladı ve dede dedi.Allahtan turist olduklarından anlamadılar bazen büyüklerde tuaf olup kendini kötü hissedebilirdi. Çünkü gerçek olan adam babam gibi ama kızıydı.

Eşim anlattı ben sonradan dahil oldum . Parkta kendini sallarken güzel uzun saçlı sarışın beş yaşında bir kızı da babasına sallatmış. Kızı beğendi sanırım çok ilgilendi. Biz de eşimle kızı beğendik ve sahiplendik.Hoşumuza gitti güzel kız , İngiliz, sarışın , uzun boylu neden olmasın ve kızıma geçecektim ki anlatmamı istemiyor sanırım uyandı bir daha ki uyuma döneminde yazmak üzere artık.

1 Haziran 2015 Pazartesi

ANNELER EVLAT AYRIMI YAPAR MI ?

İki üç gündür kafamı bu soru kurcalıyor. Aslında yapmaz , yapmadığıma eminim ama çok yakınım bir kişiden ayrım yapıyorsun eleştirisini aldım. Ne kadar kendimden emin olsam da içim burkuldu. Ne yapmıştım da böyle düşünmesini sağlamıştım.Öylesine söylenmiş bir söz müydü yoksa gerçekte böyle mi düşünüyordu.

İlk göz ağrısı farklı olur denir ama benim ayrım yaptığımı düşünen kişi bu yönde de düşünmüyordu.İlk göz ağrımı ikinci göz ağrımdan ayırdığımı söylüyordu. Düşündüm , düşünüyorum ama yok eminim yapmıyorum. Oğlumda böyle düşünüyorsa diye yazmak istedim.İnsan çok sonları dinliyor kendini oğlum da böyle düşünüyor mu kafasına yer ediyor mu dert ettim.Yazmaya karar verdim. Bloğum  evlatlarıma kalacak , hayatta olursam sorarsa anlatırım , olmazsam okumak isterse aklından geçirse okusun diye yazıyorum.

Sevgili oğlum ve kızım bunu bile kaç kere yer değiştirdim. Önce kızım mı desem yok sa oğlum mu . Ama doğum yılı sırasına göre olsun dedim. Kesinlikle ikinizi de aynı derece de seviyorum. Canımsınız.
Oğlum özellikle sana söylüyorum kesinlikle kardeşin gelince yerin değişmedi . Senin yanına kardeşini sığdırmaya sevgimi genişletmeye çalışıyorum. Şuan kardeşin sekiz buçuk aylık anne sütü emiyor , anne kokusuna daha bir düşkün ve bebek olduğundan zaman zaman fazla ilgilendiğim oluyordur. Çünkü kardeşin senin gibi değil bana daha düşkün , yadırgıyor . Sen ilk göz ağrısın deden , anneannen ve teyzen sana öncelik tanıyorlar. Sen üzülürsen diye fazla senin yanında kardeşine yaklaşmak istemiyorlar .Ben de denge kurmaya çalışıyorum. Sen iki buçuk yaşını doldurdun, çok hareketlisin, artık bebeklik dönemi bitip çocukla geçiş dönemindesin. Seni hep mutlu edip hem kendimce eğitim vermek istiyorum. Onun için her yaptığını onaylamayıp arada kızdığım uyardığım oluyor. Ama daha mutlu olman için bunu sakın unutma. Tekrar söylüyorum ikinizi de çok seviyorum .Anneler evlatlarını ayıramazlar sadece denge kurmaya çalışırlar.

YENİ BAŞLANGIÇLAR ZAMANI

Bu gün kendim için yeni başlangıçlar yapmaya karar verdim. Karar vermek yetmiyor tabi hemen uygulamaya geçirdim. Kaçında başarılı olabilir bilmiyorum ama en azından başarılı olacağıma inanıyorum . İnanmak çok önemli hem karar almaktan korkuyorsun inanmayınca , hem çaresi hissedip mutsuz oluyorsun ve hem karar alamamış hem de mutsuz olmuş olarak daha da mutsuz oluyorsun.

Karar almada yeni okuduğum kitabın rolü olmadı desem yalan olur. Kitabım bitince daha ayrıntılı açıklama yapacağım ama tam beklentimi karşılamasa da olumlu düşünmeme katkısı oldu. Bakış açıma farklı düşünmeme yardımcı oldu.

Aslında böyle kararlar almayı planlamamıştım .Ama biz plan yaparken kader gülermiş ne kadar da doğru olduğu yine tekerrür etti.

Bu belki de benim için bir fırsattı . Yeni bir ay , yeni bir mevsim  ve bir kandil günü bana belki de bir işaretti. Belki planladığım gibi tatilim  devam etmese de daha önemli şeyleri düşünme , karar alma ve hatta uygulama şansını elde ettim.

İnanmak başarmanın yarısı gerçekten doğru başaramaya bilirsin ama başaracağına inanmak bile insana huzur veriyor ve mutlaka başarmayı kolaylaştırıyor.

İstediğimiz şeyleri ertelemeyelim , er yada geç başarırız yeter ki inanalım belki çoğu kişi okurken çok hava da lafta kalıyor olabilir düne kadar benim içinde öyleydi ama inandım ve her şey değişti.Sizde ne isterseniz yapabilirsiniz yeter ki inanın.

Hadi  kolay gelsin Allah utandırmasın yar ve yardımcımız olsun.