KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.

30 Nisan 2015 Perşembe

İKİ ÇOCUKLU ANNE Mİ HAMİLE ANNE Mİ OLMAK

Geçen yıl bu zamanlar hamileydim ve bir buçuk yaşında bir oğlum vardı. Düşündüm geçen yıl ne kadar zordu.Hamile psikolojisi beni tuaf etkilemişti.Aslında sorunlu bir hamilelik değildi, her şey yolundaydı ama kendimi özellikle ilk 3-4 ay iyi hissedemedim. Kafamda hep sorular oğlum üzülür mü, ya ikisine yetemezsem  ve özellikle oğlumun çok ilgi isteyen ve anlamayan bir dönemde olması da tetiklemiş olabilir. Sonrasında yaz dönemi geldi biraz toparlamaya başladım .

http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/03/bir-anne-hamile-varmis.html

Bir yıl böylece geçti. Şuan da biri yedi buçuk aylık ve diğeri tam iki buçuk yaşında iki çocuk annesi olarak geçen yıla kendimi çok daha iyi hissediyorum. Oğlumla daha iyi vakit geçiriyoruz , sorumluluklarımı paylaşabiliyorum hamilelik gibi devredilemez bir durum değil bebek sahibi olmak, vücut olarak daha sağlıklı fit olduğumdan çabuk yorulmuyorum .İki çocukla hayatta başlarda zorlandım ama küçük olan 3-4 aylık olduğunda işler biraz daha kolaylaşıyor. Kıskançlık zaman zaman oluyor ama bence insanın doğasında var ve hangi yaşta olursa olsun kardeşler birbirini kıskanır. Anne ve baba bir tane paylaşmak demek en az ikiye bölünmesi bazen senin bazen kardeşinin istediği olması demek.

Bu yazıyı ben geçen sene böyle bir yazı okumak istediğim için yazdım . Hep yaşamamış merak ediliyor ne yaşayacağını bilmek istiyor insan . Merak eden ve daha fazla sorusu olan varsa hepsine cevap vermek isterim ama aklıma gelen kısa öz bu kadar.

Sizce hangisi ?


27 Nisan 2015 Pazartesi

TEL DOLAPTAN İNTERNETE GEÇİŞ

23 nisan tatilini fırsat bilip , cuma gününü de eşim için için evden çalışma yaparak uzaklara kaçtık. İlk günler harala gürele geçti de sonrasında bana cep telefonundan  internete bağlanmak yetmemeye başladı.Aslında babam ttnet için başvurmuş , biraz da sezon açılmadan gelmeye cesaret bu yüzden etmiştim. Ama hatlarda bir yavaşla oldu ve anca 4 gün sonra açabildiler. Dört günün sonunda açmak için telefon ettiler ve açıldı bizim evde bir bayram havası oldu. Ben   banka , alışveriş,  yazılarımı , okuduklarımı ,araştırma , öğrenmek , sosyal medya internetle halletiğimden bu bayram normal de annem ve babama ne demeli :) Babam hemen bizim bilgisayarı da ayarlayın , annem telefonumu yapın facebooka giriceğim demez mi :)

Annem ve babam için aslında kötü olduğunu düşünmüyorum çok yeni ve çok geç kavuştular . Onlar yama yapılan , çok eşyanın olmadığı , buzdolabının bile tek tük olduğu genelde tel dolap varmış ,oyuncak çeşidi pek yok kendi oyuncaklarını kendileri yaparlarmış  , kot pantolon kaçak gelirmiş , telefon bile nadir evde varmış dedem personel olduğundan ilk dedemlere takılmış.Sanırım buralardan bizim şuan her şeyin kolaylıkla halledildiği seviyeye gelinince çok daha farklı algılanıyor 

26 Nisan 2015 Pazar

23 NİSAN BAYRAM HAVASI

23 Nisan da  markaların çeşit çeşit etkinliği vardı .Ama biz yazlığa annem ve babamın yanına geçtik.İstanbul da yakın oturduğumuzdan  geçen hafta yazlığa kafa dinlemeye geldiler, oğlum olmamalarından çok etkilendi. Evlerinin önüne gidip içeri  girmek istedi , anahtarla kapıyı açtım, ama aynı karşılama olmayınca içeri girmek bile istemedi.Etkilenmesin diye aradım , konuşurken durgunlaştı , donup kaldı.Sanırım çok özledi , büyüdükçe duygular belirginleşiyor.

Bizim de küçük bir molaya ihtiyacımız vardı .Atladık geldik.Sanırım iyi de ettik , bol bol parka gidiyor, özgürce hareket ediyor, basket ve futbol oynuyor ve sınırsız bisiklete biniyor. Fırsat oldu merkeze de indik 24 nisan da kalan aktivitelerede katıldı .O zaman anladım ki doğru karar vermişiz Pançonun boyama ve Boynerin resim çekme aktivitelerine çok heves etmedi. Hem yaşı itibariyle hem anneanne-dede faktöründen buraya gelmemiz en büyük 23 Nisan hediyesi oldu.

Kızımın  geldiğimiz gün alt dişini çıkardığını fark ettik,açıkhava da  dolaşmak cok hoşuna gitti,bahçede ilk salincagina bindi.Şimdilik keyfi yerinde kalabalık olmak mutlu etti.

Anne ,baba olarak da iyi ki gelmişiz dedik.Hosgeldinizler,sıcacık yüzler, samimi bir ortam sakinlik,sessizlik,denize giremesekte deniz havası iyi geldi.

22 Nisan 2015 Çarşamba

KARDEŞLER ARASI NASILMIŞ 2

Oğlum iki buçuk yaşında , kızım da yedi buçuk aylık oldu.Daha önceden hiç kıskançlık yaşamadığımızı yazdım.

http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2014/12/simdilik-kardes-kiskancligi.html

Şu günlerde durumlar biraz değişti.Sevgi gösterisi yaparken dozunu biraz aştığı, istemeden zarar verdiğinden , biz büyükler kötü niyetli olmadığını bilsek de küçük olanı korumamız gerektiğinden uyarı da bulunmak zorunda kalıyoruz.Sanırım bu uyarılar oğlumu iyi hissettirmiyor. Kardeşiyle bizimle yada arkadaşlarıyla oynadığı gibi oynamak istiyor ama bu şu anlık mümkün değil.Bizim gözetimimiz de olsa dahi küçüğü büyükten kollaması ve büyüğe bu durumu kırmadan , üzmeden anlatmak biraz zorlaştı.

Bir diğer durumda iki çocuklu hayatta anne bebekle ilgilenirken büyük olan çocukla ilgilenecek birilerinin olması kıskançlığı yada çocuğun kendini kötü hissetmesini önlüyormuş.Bizim bu durumu hafif atlamamızın nedeni yakın oturan anneanne ve dede faktörü olmuş.Anne yapamasa da hayatında tek çocukken olan tüm aktiviteler devam ediyordu. Bir haftadır sadece ikiye bölünen anne olduğundan oğlum olaylara farklı bakmaya başladı. Bazı zamanlar da benle yalnız olmak ve bebeğin bizi engel olduğunu ya mama sandalyesinde yada ana kucağında oturtmamı söylüyor.

Bu günleri de kolay atlatmayı temenni ediyorum.İki çocukla hayat yaşamadan bilinemezmiş tekrar tekrar anlıyorum. İki bölünmek isteyen anne oluyorsunuz.

ÇOCUKLARLA YEMEK MEKANI

Geçtiğimiz pazar günü maalesef yine yağmurlu geçtiğinden AVM tercih etmek istemeyince gündüzü evde geçirdik. Bir ara oğlumla eşim parka gittiler .Derken oğlum uyudu , kahve keyfi , çay keyfi , kızımla oyunlar günü böyle geçirdik.Akşam bari yemek dışarda olsun tekbiri mekanda ferahlık vardır diye yollara koyulduk. Ama Üsküdar bölgesinde çocuk oyun parklı çok da çeşitlilik yok daha önce gittiğimiz mekanlardan bahsetmiştim.Birden aklımıza IKEA ya giderken gördüğümüz OVALI (Konya mutfağı) geldi. İlk kriterimiz oyun alanı var mı diye telefonla emin olup gittik.

Memnun kaldık mı ? Evet diyebilirim fiyatlar normal seviyelerde , oyun parkının hemen yan masası boştu , oğlum yemek gelene kadar oynadı sonra yemeğini yedi . Boyama yapı hatta arkadaş bile buldu. Biz de yemeğimizi yedik , kahvemizi içtik. Mekandan mutlu olarak ayrıldık. Tavsiye ederim.

http://www.ovalikonya.com.tr/default.php

BAŞARAMAYA DA BİLİRİM

Bu gün kontrollü televizyon saatimizde daha yeni açmışken reklamlar çıktı . Hemen reklamlarla coştu bizim ki ünitenin neredeyse içine girecek. Kibarca önce seslenerek uyardım oğlum gözün bozulur göremezsin koltuktan izle sonuç yok.İkinci uyarma yanına kadar gidip boy hizasına eğilerek oldu duymamazlığa gelip umursamadı. Yine fırsat verdim . Ama daha da yakınlaşmaya başladı. Bu sefer oğlum eğer koltuğa geçmezsen televizyonu kapatmak zorunda kalacağım çünkü gözün bozulur uff olursun dedim belki anlayamadıysa diye. Sonuç tabi çekilmedi televizyonu kapattık. Kapatmadan sonra yirmi dakika kesintisiz boğazları tahriş olana kadar ağladı. Bu arada konuştum, sarıldım, öptüm , anlatmaya çalıştım. Öğle uykusunu da bu gün uyumadığından ağladı , ağladı gelip yanıma uzandı ve 2 dakika da uyuyakaldı.

Düşünüyorum da ne yapabilirdim , bu süreci daha iyi yönetmek için.

Sonuç mu oğluşum mışıl mışıl uyuyor annesi kendini ikinci  kahvesini içerek toparlamaya çalışıyor. 

20 Nisan 2015 Pazartesi

EK GIDA DA BWL DENEYİMİMİZ

Oğlumun kendi kendine yemeğe bırakmamız bir yaşından sonra olmuştu.Ek gıdaya altıncı ayı doldurunca başladığımızdan ilk altı ay püre şekline yada parçalı bizim tarafımızdan yemek yiyordu.Bir acemiydik, ikincisi boğazına kaçmasından anca bir yaşta rahat bırakabildim  ve ek gıdayla hiç sorun yaşamadığımızdan gecikmiş olabilir.Bir yaşına kadar sadece katı emilecek meyveleri ( erik, şeftali ) eline vererek olmuştu.

Kızımla beraber de ek gıdaya altıncı ayı doldurunca başladık.Ama bu sefer deneyimli bir anne olduğumdan farklı yöntemlere açık oldum. Eline ver yesin , alıştır diyen arkadaşım çok oldu. Bu yöntem ( Baby Led Weaning) yöntemi olarak geçiyor. Bebeğin ek gıdaları küçük küçük önüne vermek ve kendi yemesine fırsat vermek olarak tanımlanıyor. Bu bilgilere sahip olmama rağmen boğaza takılma bende saplantı ve evde iki bebek olduğundan cesaret edememişti. Hafta sonu eşimle beraber yemek yerken kızım arabasında pek durmak istemiyordu. Eline öyle sussun diye tam buğday ekmeği kabuğu verdim. Aaa baktım çiğnemeye başlamış kendince yemeğe çalışıyor. O zaman anladım ki kızım kendi yiyebiliyor. İki , üç gündür bu şekilde fırında sebzeleri eline vererek , yoğurdunu kendi yemesine fırsat vererek , meyveleri kendi yemesine fırsat veriyorum. Şimdilik iyi gidiyor. Korktuğum gibi değilmiş . Yeni anneler mutlaka kontrollü olarak BLW yöntemine bebeklerinde fırsat vermeli .

18 Nisan 2015 Cumartesi

SEZON PİRİNÇ BLOGGER BRUNCH BULUŞMASI

Sevgili İlknur  (http://www.ilknurundunyasi.com ) 'un davetiyle SEZON PİRİNÇ  in  Queen Hotel & Spa de bloggerlarla brunch etkinliğine katıldım. Çok güzel bir etkinlikti , İlknur'un ve Sezon Pirinç misafirperverliği sayesinde güzel bir zaman dilimi geçirdik. 

Sezon Pirinç A.Ş,  1950 yılında M. Kemal Erdoğan tarafından kurulmuş olup 1983 yılından itibaren Sezon markası ile piyasada yer almaktadır. Sezon Pirinç A.Ş 2000 yılından beri Türkiye'de pirinç üretiminin merkezi sayılabilecek Edirne- İpsala’daki fabrikasında faaliyetlerini sürdürmektedir. 15 ton/saatlik kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük çeltik işleme tesislerinden birine sahip olan Sezon Pirinç A.Ş 2008 yılında paketleme bölümünün de ilave edilmesiyle entegre bir üretim tesisi haline dönüşmüştür. Bu sayede pirinç, tarlada çeltikten paketlenmiş ürüne kadar hiç el değmeden otomatik olarak üretilerek tüketiciye sunulmaya başlanmıştır. Ürün yelpazesinde calrose, baldo, basmati, jasmine, osmancık, kırık pirinç, kepekli, risotto, siyah pirinç, kırmızı pirinç olmak üzere 10 pirinç türü ile toplam 22 değişik tarım ürünü bulunmaktadır. Tüketicileri farklı tatlarla buluşturmayı amaçlayan niş ürün serisinde 0,5 kg’lık paketlerle satışa sunula siyah pirinç, kırmızı pirinç, siyah fasulye ve beluga mercimeği yer almaktadır. 

Hediyeler için de çok teşekkür ederim.





17 Nisan 2015 Cuma

# İÇERDE ÇOCUK VAR #

Anne olduktan sonra hayata farklı bakmaya ve özellikle tüm çocuklara farklı bakmaya başlanıyor. Tüm çocuklar kan bağımız olmasa bile çok önemli oluyor. Çocuklar geleceğimizin teminatı , Dünya ya bırakabileceğimiz en güzel mirastır. Bu fikirde olan tüm anneler ve duyarlı herkes gibi  #içerde çocuk var # sosyal sorumluluk projesini destekliyorum.

Kısaca projeden bilgi vermek gerekirse;

''Anneleri cezaevinde olduğu için, parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkanlarının iyileştirilmesi için “İçerde çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatıldı.
Projeyle Türkiye genelindeki 7  kadın ceza infaz kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Projenin ilk adımı Adalet Bakanlığı’nın izni ve işbirliğiyle İstanbul Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı.''



“İçerde Çocuk Var” projesi ilk adım İstanbul’da Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’nda atıldı. Tüm mimari ve inşaat hazırlıkları tamamlanan anaokulunun çok yakın bir zamanda tamamlanması hedefleniyor. Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu tamamlandıktan sonra Türkiye’de bulunan diğer Kadın cezaevlerine de anaokulu kazandırılacak. Böylece proje ile cezaevi çocukları,  kreş, oyuncak ve oyun arkadaşlarına kavuşacaklar.

Proje ile ilgili detaylı bilgiye www.icerdecocukvar.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Bağış için ;

COCUK yazıp 4528’ e SMS gönderilebilir.
Banka bağışı için; Vakıfbank Kadıköy Şubesi, Şube kodu 012 Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TL)
TR 94 0001 5001 5800 7303 0490 01




16 Nisan 2015 Perşembe

EK GIDA İKİNCİ AY MENÜLERİMİZ

Kızım 6.ayını doldurduktan sonra ek gıdaya başladık. Kısaca ilk ayımızı  sebze çorbası (kabak,patates,pirinç,zeytinyağı,havuç karışımı) ,elma püresi (cam rendeyle) ve yoğurtla hafta hafta tanışıp ekleyerek son haftayı da her öğünlü ayı tamamlamıştık.

sadece elma püresi ilk başta garip gelmişti ama araştırmalarımdan elmanın en alerjik olmayan meyve olduğundan doktorumuzun ilk ayı alerji dozunu en aza indirerek ek gıdaya geçme tercihini anladım.

Yarın itibariyle sabah kahvaltıya başlayacağız.( peynir, tereyağı,pekmez, tam buğday ekmeği, yumurta aşamalı olarak artırılacak 1/4  sadece sarısı günler ilerledikçe artıracağız). Ara öğün meyve olarak mevsim meyveleri (çilek hariç) cam rendeyle rendelenip vericeğiz ve yeni başladığımız bir meyve için 3 gün deneme süresi tanıyıp alerji yapıp yapmamasına dikkat edeceğiz. Sebze çorbasına kıyma ve mevsim sebzelerini (patlıcan hariç) katmamız önerildi.Yoğurta günlük sütten , günlük yapım ve ev yapımı olarak devam edeceğiz.Atıştırmalık olarak hazır olarak satılan belli ürünler tavsiye edildi ama bu konuda karasız kaldığımdan yorum yapmak istemiyorum.

Ek gıda konusunda farklı sebeplerden aynı hastahanenin 3 çocuk doktorunun  fikrini , tavsiyesini birebir dinlemiş oldum . Birbirinden çok ayrı tavsiyeler verdiklerinden hepsinin dediklerini düşünüp , kendim okuyarak ek gıda geçişe devam etme kararı aldım.

Bu konunun uzmanı değilim sadece kendi ek gıdaya geçişimizi yazıyorum.

İKİ ÇOCUKLU ANNE KISIRI

Bu gün iki çocukla evde yalnızım , havanın çok güzel olması ve çocukları öğlen uykusuna geç uyutabilmem  dezavantajlarımdan oldu.Anca onların yemeklerini hazırlayabildim. Bu sırada karnım da acıktı. Eşim ve ben uzun zamandır dışarıdan alacağımıza yada sipariş edeceğimiz yemeklere  kendimizin evde yaptığı sağlıklı yemekleri tercih ediyoruz. Kızımın çorbasına bulgur atarken , kendime de kısır yapmaya karar verdim. Tabi bütün çocukların uyku zamanını kısır yaparak geçirmek istemedim. Dün televizyonda Refikanın Mutfağı gözüme takılmış, tam benlik hem pratik hem lezzetli yemekler yapıyordu. Dün şehriyeli pilavını denemiştim , eşim bayıldı.Bu gün de belki değişik bir kısır önerisi vardır dememe kalmadı sayfa önüme açıldı.

Evde olan malzemelerle yaptığım için tarife tam bağlı kalamadım ama turşu ve rondodan çok işime yaradı. Göz kararı yaptığım için ölçü veremeyeceğim bulguru cam bir kaba koyup üstüne bir bardak geçecek kaynar su koyup kapağını kapatıp demlenmeye  bıraktım. Tamamen suyunu çektikten sonra daha geniş bir kapta açıp soğumaya bıraktım. Soğurken roka, çeri domates, kornişon turşuyu rondodan geçirdim. Bulgurum soğuyunca zeytinyağı, biber salçası , azcık tuz, nar ekşisi koyup az yoğurduktan sonra, rondodaki karışımı ekledim.Biraz yoğurduktan sonra kendime servis ettim. Tatlar birbirinin içine geçmiş ben beğendim. Kısırımı da yaptım, hatta tarifini yazdım bile ve çocuklar hala uyuyor. Afiyet olsun.

kaynakça http://www.refikaninmutfagi.com/anasayfa/pancarli-kisir-ve-lezzetli-tranc-21-bolumkisirin-mor-hali/

14 Nisan 2015 Salı

İÇİN ACIR AMA SEVİNİRSİN DE

Bazı insanlar  vardır o insanı tek bir sıfatın arkasına saklamak çok zordur. Benim içinde öyle sayılı insanlardan bir elimin parmaklarını geçmeyecek insanlar var. Bunlardan biri canım arkadaşım kendi için zor ama başarılı bir yola girdi. Oluşum aşamasında pozitif yanlarını ve güzel yanlarını paylaştık, uzak da olsun dedik ve ne oldu oldu ama uzak.

Devamlı dip dibe yaşamayız ama fırsat buldukça telefonlaşırız , en son kim aradı ya bakmayız , kimin aklına gelirse o arar , devamlı haberleşiriz, dört senedir gönül gönülleyiz, acı tatlı hayatı paylaştık.Çok şey paylaştık , çok dinledik birbirimizi, her an yan yana olduk olamazsak da yanındayız diye hissettirdik birbirimize. Blog açtım ilk o okudu , yaz dedi devam ettim yüreklendirdi beni. Şimdi onla hayatımızda olan bu değişikliği yazmasam olmazdı.Çok şey var yazacak ama çok zorrrrrr

Haber verdi oldu dedi kazandım ama gidiyorum o an içimden bir şey koptu gitti.

Sevinemedim,üzülemedim,şaka mıydı ?

Şaka değil gerçekti bir telefonumuza bakan görüşmeler mecburi kesilecekti , bir telefonumla tabiri caizse iki eli kanda olsa gelecek ve aynı şekilde gideceğim dostum uzaklara gidecekti .

Şimdiler de bir gün geçmesine rağmen aklıma geldiğinde kötü olsam  başarı kazanmış arkadaşıma sevinmeye başladım. Yollarımız inşallah aynı şehirde tekrar kesişir inşallah kesişmese de bu dostluğu uzaktan da yürütür, mesafeler dostluğumuzu zedeleyemez.

seni çok seviyorum özüm :)

9 Nisan 2015 Perşembe

UYKU EĞİTİMİ VEREMEYEN BEN

Bu yazıyı benim gibi çocukların uyku serüvenin de  çocuklara sadece eşlik edenlere moral olsun diye yazıyorum. Oğlum iki buçuk yaşını dolduracak tam tanımı nasıldır bilemem uykusuna kendi karar veriyor. Sonuç olarak şimdilerde uyku eğitimi denilene eğitim bizim ev de geçerli olamadı. Saatlere bağlı değil öğlen ve akşam uykusunu istediği zaman uyuyor ve istemezse uyumuyor. Zaten zorlamakla uyutmanın imkanı yok, masal okumalar, ninniler, konuşmalar  pek sonuca etki etmiyor. Uykusuz kalıyor mu hayır kalmıyor öğlen uyumazsa akşam erken uykusu geliyor ve yatmak istiyor , öğlen çok uyursa akşam hadi uyuyalım dediğimizde erteliyor. Bir yetişkin gibi davranıyor kendisine bir zararı yok ama anne ve baba olarak bizim için yorucu olmuyor değil.

Uyku eğitimine karşı mıyım aslında bunu değerlendirme fırsatım bile olmadı desem yalan olmaz. İlk doğduğunda çok gazlı bebekti.Bu sorunu dört ay yaşadık.Yeter ki uyusun diye bütün okuduklarım anneanne-babaanne yöntemleri denendi.İlk altı yaş bizim odamızda beşiğinde, sonrasında kendi odasında ve kendi yatağında uykusuna devam etti. Hep uykuya dalma problemi yaşadık, sonrasında uyku bölünmesi yaşamadık.İstediği kadar hatta gündüzleri çok az uyuyarak gece tam uyuyarak bebeklik dönemini geçirdik.Kış bebeği olduğundan bu devreleri atlattığımızda yaz dönemi gelmiş , yazlık eve geçmiş olduk.Yazlıkta da diş çıkarma ve çok hareketli ve çocuklu olduğundan uyuma sorunumuz gene devam etti.

Yaz dönemi bitip eve döndüğümüzde bu sefer de ev değişikliği yaptık.Ondan etkilendi , 1 yaş dönemi derken sallamayla devam ettik.Tam ağır gelmeye başlamıştı kendi talebiyle benle uyumaya başladı. Sadece uykuya geçene kadar benimle yatıp , daha sonra yatağında uyuyordu.Gene bir yaz dönemi girince yazlıkta sallama alıştı. Döndüğümüzde kardeşi oldu ve ev de sallamalar bize zor gelmeye başladı.Ama kardeşi olduğundan zorlamak istemedik  ve yine kendi isteğiyle benle uyumaya başladı. Hala uykuya geçerken benle sarılıp uyumak istiyor ama kalktığımda aramıyor. Kendi uyumaya ne zaman başlayacak umarım onuda kendi isteğiyle yapar.










8 Nisan 2015 Çarşamba

YAŞANMIŞLIĞA BAKIŞ ENPATİSİ

Bir sıkıntınızı anlatırken karşınızdaki insanın aynı durumu yaşamış olması , konuya bakışını çok değiştiriyor. Burada enpati olumlu yada olumsuz kişiye göre değişiyor. Bunlar nereden mi aklıma geldi. Konuyu çok net yazmak istemiyor. Önemli olan çıkardığım sonuç diye düşünüyorum . Geçen gün daha tanışalı iki sene olan ama çabuk kaynaştığımız bir arkadaşımla konuşuyorduk. Çay muhabbet esnasında benim söylediklerim karşısında gözlerinin dolması ve bana yardımcı olmaya çözüm bulmaya çalışması çok hoşuma gitti. Beklemediğim bir davranıştı şaşırdığımı anlayıp açıklama yaptı. Senin bu yaşadığın süreçten bende geçtim , o zaman çok üzüldüm , içime yer etti ve şimdi ne zaman bu konuyla birisi karşıma çıksa yardım etmeye çalışırım dedi.Aslında konunun kendisiyle hiç alakası olmamasına rağmen elinden gelen yapabileceklerini sıralamaya başladı. Konu manevi bir konu ve özveri isteyen bir konu olmasına rağmen beni çok duygulandırdı. 
Beni esas duygulandıran aslında bu konuyu aileden ve yakın birinin bilmesi ama yapabilecekken daha hiç denemeden bana hiç yardım etmemesi ve yukarıda belirttiğim arkadaşımın tam aksine aynı süreçlerden kendinin de geçtiği , ne yapalım  öyle oluyor yapacak bir şey yok demesini aklıma getirdi. Sanırım ne ekersen onu biçersin bende hep arkadaşım gibi dertlenir ve yardım etmeye çalışırım , hangisi doğrudur bilmiyorum ama ne verirsen onu alıyorsun bu net bir gerçek .

6 Nisan 2015 Pazartesi

YENİ KEŞFİMİZ HAREKETLİ KİTAP

Oğlumda daha önceden kitap denemelerimiz olmuştu.Ama fazla ilgisini çekememişti.  Sesli kitaplar , müzikli kitaplar oyuncak gibi gelmiş memnun kalmamıştık.Bu sefer yine bir deneme yapmak istedim.T.İş Bankası Kültür yayınlarının hareketli kitapları kendime kitap araştırırken fark ettim. Bu sefer sonuç daha etkili oldu. Sevmeye başladı en azından yırtmaya kalkmadı.



Hareketli kitaplar çocukların boyut algılarını , el göz koordinasyonlarını ve çevreyle bağlantı kurma yeteneklerini geliştirmek amacıyla hazırlanmış.Tavsiye edilen yaş aralığı 2-5 yaş. Dayanıklı kalın kartondan yapılmış.Hareketli ilgi çekici sayfaları var. Biz hareketli oyun saatiyle başladık ama 12 tane serisi var.





Her sayfada oluklu izi ile parmağınla izlemeyle hoşuna gidecek birde İzle Beni Hayvanlar aleminde kitabı da yazı yazma becerisini geliştirmeye ve el-göz koordinasyonu destekleme amacıyla aldığımız ikinci kitabımız, T.İş Bankası Kültür Yayınlarının , sağlık kontrollerinden geçmiş ve boyası Avrupa standartlarında. Ben kitap alma konusunda kararsızdım , fikir olması açısından umarım faydalı olur.


















2 Nisan 2015 Perşembe

EK GIDAYA YOĞURT EKLENDİ

Bu gün itibariyle kızım tam altı buçuk aylık oldu ve ek gıdaya akşam üstü yoğurt eklendi. Diğer iki haftayı önceki yazılarımda yazmıştım.Yoğurdu yeni öğrendiğim ve hemen uygulamaya başladığım tereyağıyla yaptığım yoğurtla oldu. Kızım için günlük göz kararı maya gibi tereyağı ile yaptım. Tereyağı ile internetten bir blog sayesinde yapmaya başladım. Çokta memnun kaldım . Çünkü doğal yoğurt mayasından çok , organik tereyağı benim için daha ulaşılabilir. Organik yıllardır aldığımız yerler var yada kayın validem sağ olsun kendi ürünlerinden gönderiyor.

Kızımın yoğurtla tanışması çok hoş oldu , tadını sevdi , ilk başlama olarak verdiğim öğünü bitirebildi. Zaten ilk başlarda çok zorlama taraftarı değilim.Bu gün için özetlersek en çok yoğurdu sevdi , sonrasında elma ve en son maalesef tek tek de versem karışık olarak da versem sebze çorbası son sırada yer alıyor. Doktor kontrolümüze kadar bu şekilde devam edeceğiz.


http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/03/ek-gidaya-gecis.html

http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/03/ek-gidada-birinci-gun.html

http://anneyimkeyifliyim.blogspot.com.tr/2015/03/ek-gidayla-bir-hafta.html

İKİ ÇOCUKLU ANNE

Öncellikle iki çocukla hayat yaşanmadan  bilenemez bunu net söylüyorum. Düşünmek farklı yaşamak çok farklı hem pozitif hem negatif açıdan .Kafamızda büyüttüğümüz sorunlar  hiç yaşamayabilir ama küçücük sorun bile olmayacak durumlar sorun olarak karşımıza çıkabilir.

Her çocuğun tepkisi farklıdır. Ben bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum.Oğlum hiç sorun çıkarmadı , kendi yaşının tepkileri hariç olumsuz tepki vermedi. Her zaman bebeğin ihtiyacı olduğunu hissediyor sırayı bebeğe veriyor. Aslında ben tam tersi davranmaya çalışıyorum ama oğlum bu kadar anlayışlı olunca kızım kazançlı çıkıyor. Ben hep duygusal yönden ya yetemezsem diye huzursuz olmuştum.Ama fiziksel olarak yetemediğim , yorulduğum daha sık karşılaşılan bir problem oldu.

 Ev de siz hariç hiçbir şey yapmayan bile biri olması çok faydalı oluyor. Tek başına iki çocuğa yetemez miyim derseniz çok zorlanırsınız. Büyük çocuk parka gitmek ister, biri bebek biri çocuk olan iki çocukla park kolay olmaz. Kolay olsa doya doya tadı çıkmaz. Mutlaka hep planlı olmanız gerekir. Yoksa işleriniz yetişmez. Yardım etmek isteseler de annenin işleri yardım bile alsa hep çoktur. Büyük olan çocuk ne kadar da büyük olsa anneye muhtaç , muhtaç olmasa bile yanında annesini görmek istiyor.

Ben iki çocuklu altı aylık bir anne olarak bunaldığım, çok yorulduğum, sıkıldığım zamanlar olmuyor değil . Ama kendimi zaman bulduğum çok küçük anlarda bile yenilemeye , iyi hissettirmeye çalışıyorum. Kitap okumak , arkadaşlarımla çok dışarı çıkamasam da telefon da bile sohbet beni çok mutlu ediyor, yarım saat bile olsa kahvemi alıp kendim için bir şeyler yapmak çok iyi geliyor.

İkinci çocuğa hamile anneler ve ikinci çocuğu düşünen anneler bu kolay bir süreç değil öncelikle iki çocuğa sahip olunca bir çocukta neymiş diyorsunuz. Şimdi tek çocuklu anneler aa sen gel benimkini gör iki çocuğa yeter diyebilir. Doğrudur . Benim oğlumda uslu bir çocuk değildi ama farklı oluyor. Evde sana ihtiyacı olan bir bebek  olunca bakış açın bile değişiyor.

Tabi bunu arada bir yardım alan anne olarak söylüyorum. Ama yardım  yere kadar sorumluluk anne de olduğundan yeri geliyor kendinizden çok yanlısı olmasam da feragat etmek zorunda kalıyorsunuz. Birde çoğu zaman yardım gerektiğinden yanınızda yardımcınız yoksa ihtiyaçları en aza indirmeye , o yardımlardan  da en iyi şekilde faydalanmayı istiyorsunuz. Ama canım sıkıldı alayım çocukları dışarı çıkayım iki az yaş farklı çocukla çok zor Belki yapan vardır ama ben beceremiyorum.

Altı ayda iki çocukla hayatı nasıl mı düzenlemeye çalıştım. Öncelikle sorumluluklarımı olduğu kadar paylaşmaya çalıştım, bebeğe uyurken bile yanında duracak evde biri varsa oğlumla dışarı çıktık, yaşayan ben olduğumdan kuralları en kolay şekilde kendim düzene koydum , hayır demeyi öğrendim , çocukların ve benim ruh sağlığımız için önce kendimi düşünmeyi öğrendim , başkaları ne deri hayatımdan çıkarmaya çalışıyorum , fırsat buldukça sevdiğim şeyleri yapıyorum , olduğu kadarı kabul edip kendimi çok zorlamıyorum  çünkü zaten en iyisini yapmaya çalışıyorum ve bu kadar.









1 Nisan 2015 Çarşamba

İKİ ÇOCUKLA HAYAT ÇOCUKLARIN GÖZÜYLE

İki çocuklu hayat nasıl gidiyor ve  kardeşini kıskanıyor mu altı buçuk aydır sordular cevap veriyorum ama bitmiyor .İkinci bebek bekleyen anne arkadaşlarım , oğlu  yada kızı hamile olan tanıdık eş , dost,akraba , yolda gördüğümüz tanımadığımız insanlar bile mutlaka bu soruları soruyor.

Biz de yirmi üç ay bir erkek bir kız var. Çocuklar açısından özellikle büyük olan oğlum açısından durumu değerlendirirsek. Kardeşine ilk günden beri bebek diyor kendisi ondan büyük olduğunun farkında, kardeşinin ağlamasını istemiyor , özellik bebekle yanında değilsem mutlaka yanıma gelip bebeğin ağladığını söylüyor,kardeşi arada bir gidip öpüyor , kendi uyumuyorsa  mutlaka onun da bizimle olmasını istiyor, benle hiç yaşamadık ama zaman zaman diğer aile bireyleriyle beraberken bebeği onlar taşıyorsa bana vermelerini söylüyor tabi ki hemen uyguluyoruz, arada bir oyuncaklarını  alıp vermek istemiyor ama çok kısa süre sonra üstüne gidilmediğinden hemen gidip geri veriyor. Bunların dışında hiç bir sorun yaşamadık .Kızım açısından durum daha zevkli kendinden büyük ama genede çocuk olduğunun farkında ağabeyinin sert hareketlerine bile çok farklı tepki veriyor gülüyor oyun zannediyor, onun devamlı hareket etmesi çok hoşuna gidiyor, kendi hareket etmese ağabeyi oynasa bile mutlu oluyor .

Annelere tavsiye eder miyim,çocuklar için mutlaka tavsiye derim.