KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.

26 Şubat 2015 Perşembe

SOĞUK ALGINLIGINDA NE YAPIYORUZ?

Soguk algınlığına yakalanirsak atesimiz yoksa cok umursamiyoruz.Ozellikle de kışsa vücudumuzun normal tepkisi kabul ediyoruz.Kapalı mekanlara girince ve sosyalleştigimizde bu kaçınılmaz oluyor.
Kendimizin doktoru olup ıhlamur, zencefillli bal,adaçayı, bal,limon,sarımsak vazgecilmezimiz oluyor.Yediklerimize daha dikkat edip vitamin ağırlıklı besleniyoruz.Üç dört günde geçmezse doktorun fiks verdiği ilaclarimizdan almaya başlıyoruz. Doktora neden gitmiyoruz çünkü kisin gribal enfeksyonla gidilen hastane daha bir tetikliyor.Atesimiz olmadığı sürece kendi doktorlugumuza devam ediyoruz.

25 Şubat 2015 Çarşamba

HER BİREYLE FARKLI TAT

Ben büyük ailelerde yetişen yada anne baba hariç diğer aile bireylerinin de desteğiyle büyüyen çocukların şanslı olduğuna inanıyorum.Çocuk bütün bireylerle yapabileceği farklı aktiviteler geliştiriyor. Kesinlikle birbirine karıştırmıyor. Hatta biriyle yaptığı bir aktiviteye anne babası bile dahil olmak istediğinde hoşlanmıyor. Sadece o kişiyle özel olmasını istiyor.İnsanın ilk gördüğü yer ailesi olduğundan yemek yeme, gezmek ,kişilerin birbirine davranışı, hobiler ,yemek alışkanlığı kişiden kişiye değiştiğinden ara sıra farklı ortamlar dünyasını geliştiriyor. Annemlerle yakın oturduğumuzdan bunu çok net fark edebiliyorum. Oğlumuz değişik öğünlerde ve zamanlar da annemler de kalmak istiyor.Evde kesinlikle yemediği , kesinlikle oynamadığı, yapmadığı davranışları annem den yaptığını duyuyorum. Bu bazen kendimi sorgulamama benim teklifimi neden değerlendirmedi şeklinde oluyor. Yada hiç teklif etmediğim önermediğim bir yemek yada davranış ise de bu özelliğini keşfetmiş ve daha iyi anlayabilmiş oluyorum.Ben çocukların değişik ortamlarda aile bireylerinde zaman geçirmesine fırsat vermemizin olumlu katkıları olduğunu düşünüyorum.

GÜZEL BİR EGE MUTFAĞI- MARİA NIN BAHÇESİ


Hafta sonları saat 12 ye kadar evden çıkarsak çok güzel oluyor.Ama ayarlayıp çıkamazsak yakın yerler çocuklarla gidebileceğimiz bir yemek bir kahve bize daha iyi geliyor. Çünkü 12 den sonra çok trafik oluyor , çocuklar araba uyuyor tam varıyoruz uyanmamış oluyor kalkınca huysuzluk yaşıyoruz. Gene öğleden sonraya kaldığımız bir gün bir arkadaş tavsiyesi olarak aklıma yazdığım Küçükyalı da olan Maria nın Bahçesine gitmeye karar verdik. Arabayla gidildiğinde park problemi yaşanmıyor. Hemen önünde iniliyor. Biz öğlen yemeğine gittiğimiz için kalabalık değildi. Dışarıda sigara içildiği için içeride oturmaya karar verdik. Mezeler çok kaliteli , ortam çok sıcak , servisler çok bol değil ama az da sayılmaz. Köftesi, mezeleri ve irmik tatlısını seçtik. Mezeler mutlaka tadılması gerekir diye düşünüyorum.
Öğlen saatlerinde çok kalabalıkta olmuyor bizim gibi 4 kişilik aileler için uygun bir yer.Fiyatlar konusunda makul denilemez % 20 daha uygun olabilir ama ürünler çok güzel olduğundan gözardı edilebilir.














http://marianinbahcesi.com.tr/

SONU OLMAYANA DUR DEMEK

Çocuklar için hayat çok masum , çok basit oluyor.Yiyecek yemeği olsun , oyuncağı olsun , annesi babası olsun ,sevdikleri yanında olsun mutlu oluyorlar. Büyüdükçe daha maddiyata dayalı mutluluğu maddi şartlarda da aramaya başlayabiliyorlar.Ne kadar öyle büyütmek istemesen de çevre de önemli bir neden oluyor.Ne yoksun büyümesini isterim, ne de mutluluğunun  sırf maddi olanaklarla sınırlı olması.Şimdilik bunun için ne mi yapıyorum. Bir şeyler alacağımız zaman kesinlikle her istediğini almıyorum.Seçim yapması gerektiğini bir tane alabileceğimizi anlatmaya çalışıyorum.Aslında tam olarak şuan anlamıyor ama çevreye ve ağlamasına rağmen taviz vermemeye çalışıyorum.Maddi olarak almanın sonu yok önemli olan bunu anlatabilmek , bu algıyı oluşturabilmek  diye düşünüyorum.Maddi olarak hem olanda sınırlar hem olmayanda sınırlar olsa da  , sevgi de sonsuzluk davranmaya çalışıyoruz.Bizim için önemli olmayan basit görünen saçma gelen ihtiyaçlar çocuklarımız için ilk sırada olabiliyor. Karar verirken empati yapıp onun gözünden düşünmeye de çalışıyorum.

23 Şubat 2015 Pazartesi

KARA SAÇLI KIZ DÜNYAMIZA HOŞGELDİN

Normal doğum sancısı gelir mi,apar topar gider miyim, erken doğum olur mu,oğlumu sancım gelirse kime bırakırım,eşim yetişebilir mi bir sürü sorular .Sonuç hiçbiri de olmadı planlı belirlediğimiz zamanda kızçemi kucağıma aldım.

Doğum için çok endişelenmedim. Oğlumu çok rahatlıkla kucağıma almıştım.Tüm şartlar aynıydı ve bende deneyimli bir anneydim. Rahat atlatırım diye düşünüyordum. Merak vardı tabi ama sayılı gün çabuk geçecek ve Allah izin verirse kavuşacaktık.Zaten vesveselerle geçirecek zamanım olmadı.İlgilenmem gereken bir oğlum olduğundan kendime ve oğluma iyi bakarak günlerimi geçirdim.

Herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadan doktorumla kararlaştırdığımız gün sezaryanla doğum yaptım.Pazar günü doğuma kafam rahat girmek için oğlumuzda bol bol oynasın diye açık hava Ömerli de geçirdik.Eve döndüğümüzde çantamı, bebek süslerini kontrol ettik , şekerleri paketledik.Oğlum sabahın erken saatinde uyanmak zorunda kalmasın diye o akşam anneannesine gitti. Aslında kendimi daha fazla strese sokmamak için böyle de düşünmüştüm. Anneyken doğuma girmek daha farklı nede olsa bıçak altına giriyorsun diye içim bir tuaf oldu.Oğlumu akşamdan öptüm kokladım anneme emanet ettim.

Sabah altı gibi uyandık. Ben aslında toplam ancak 1 saat uyudum.Heyecan sarmıştı.Zaten aç gideceğimizden duşumu alıp saçıma fön çektim, çok hafif makyaj yaptım .Annem evler yakın olduğundan haber ver giderken dedi. Evden çıktık haber verdim okudu üfledi öyle yollamak istedi beni. Ben düşünürüm yavrumu, yavrum düşünür yavrusunu oldu tam olarak.

Hastane de kan alındı kontroller yapıldı .Eşimle eşyaları yerleştirdik. Ameliyata girecek ekip geldi tanıştık güven verdiler. Müzik sesiyle ameliyathaneye girdim konuşurken dalıp gittim.Ameliyathanenin kapısından çıkarken uyanmıştım.Odaya geldim hemen minik kara saçlı kızımı verdiler kucağıma tam o sırada oğlum geldi. İlk olarak hemen oda yatağa çıkmak istedi. Yanımda yattı bütün hastane de kaldığı süre içinde.Kızıma uyum sağlamam daha rahat oldu.Hemen sütünü içti . İkinci kere anne olmak çok güzel hem ilk gibi hem deneyimlisin. Artık bir oğlum bir kızım vardı. Allah isteyen herkese sağlıklı bir şekilde nasip etsin.


21 Şubat 2015 Cumartesi

ÇOCUKLARDA İKİ İSİM

Geçen gün cocuklarda çift isim kişilik problemine neden oluyor diye bir yazı okudum.Ben çift isimli bir kişi olarak bazen sevmediğim yanları oldu ama kişilik çatışması hiç yaşamadım. Kendi çocuklarıma da iki isim koydum .Bu yazı tekrardan sorgulamama neden oldu.İki isimli olunca hiç isim yanlışlığı yaşamadım.Mutlaka beni diğer olabilecek isimlilerden ayıracak ve ayni olanla hiç karsilasmadigim  bir ismim vardı. Aslında iki isimli olmamın tek sebebi ayni yılın ilk aylarinda babaannemin cok erken babami yanlız bırakması olmuş. Herkes annesini sever ama babam doymamış annesine ellili yaşlarda vefat etmiş. Annesinin ismini benle yaşatmak istemiş. İlkokulda kizardim niye bu koydunuz diye.Sebebi de cok az ama türevi çok olan bir isimdi çoğunluk dogru söyleyemezdi.Ama iki isim koymaları bana alternatifte doğurmuştu. Okulda ilk isim oldugundan diğer ismimi kullandılar hosuma da gitti.Böylece iki ismede alıştım. Suan eşim farkli bir isim annem babam farklı isimle hitap ediyor.Yıllar. sonra bende beni ben yapan ,çok hatiralar birakan dedemin ismini ogluma verdim.Babami anladım insan adıyla bari sevdigini yasatinca cok mutlu oluyor.

20 Şubat 2015 Cuma

HAMİLELİK KILOLARINA VEDA ETMEK

İlk hamileligimde toplam 17 kilo almış, hic yediklerime dikkat etmeden 9 ayda eski kiloma dönmüştüm. Ama kilolar hastaneden çıkınca 5 kilo eksilip hep 1,2 kilo verme seklinde olmuştu. Ikinci hamileligimde 15 kilo aldım. Hastaneden eve geldiğimde 10 kilo gitmişti. Cok şaşırdım 40 ım çıkmadan eski kiloma dönerim sanmıştım. Ama maalesef bekledigim gibi olmadı. 4 ay bitmişti hala 5 kilo fazlam vardı. Zaten düzenli beslenmeye geçmek istiyordum.Aslinda düzenli besleniyordum ama protein,karbonhidrat,vitamini düzenli almak istiyordum. Çok arastirmadan arkadasimdan duyduğum bir diyetisyene başladım. Keşke daha once tanissaydim.Bana yeme demedi günlük cizelgede vermedi.6 öğün yemek yememi,ac kalmami,suyu bol icmemi hayatimda olmazsa olmaz yediklerimi azaltmami ama hayatımdan cikarmamami tavsiye etti.Diyetisyen değilim dediklerini uyguladim,saglikli beslendim,abartigim günlerde oldu ama 1 ayda 4 kilo verdim.Nasıl mı yaptım.6 öğün yemeyi unutsamda ac kalmamaya karnim acıkınca hemen bir avuç kuruyemiş yedim.Abarttigim öğünler bir sonraki öğün az yiyerek telafi ettim.Kozlenmis sebze serbest,salatayi bol yedim.Sut vermeye devam ediyorum sağlıklı beslendigim icinde sütümde bir eksilme olmadı.En güzel tarafı bu yoksa isin icinden cikamazdim.

18 Şubat 2015 Çarşamba

HAFTA SONU KAÇAMAĞI

On dört şubata eşimi gündüz dışarı çıkmaya ikna edemedim. ( meğer sipariş çiçeğin gelmesini bekliyormuş ) Akşamında da yemek , konser derken cumartesi böyle geçti. Pazar günü plansız programsız çocuklarla Sapancaya doğru yola çıktık. Eşime ilk başta uzak geldi ama çocuklar arabaya binince hemen uyuyunca gitmeye karar verdik.

Bazen plansız olmayı seviyorum ama sapancaya vardığımızda kimsecikler yoktu çoğu mekan kapalıydı. Hemen internetten nereye gidebiliriz diye araştırdım. Natürköy diye bir tesis buldum.Resimleri gösterince gitmeye karar verdik.Kafamda büyüttüğüm   kadar güzel bir yerle karşılaşmasak da tabi bunda mevsimin rolu de etkili oldu. Çocuklara hava almalık güzel  bir yer sayılabilir.Baharda ve yazın daha güzel olur.

Karadenizli olunca doğal tesislerin hepsini hemen beğenemiyoruz.Doğayla iç içelik daha fazla malum .Hava soğuk olduğundan sadece restaurant bölümü açıktı. Mutfak kısmi açık neler yapıldığını görebiliyorsunuz. Bizde iki çocuk olunca bana kışlık mekan olarak ufak geldi.Ufak bir mekanda çocuklarla pek rahat olmuyor.Eşim yolda mutlaka sevebileceğimiz başka yerler vardır dedi.

On  dakika sonra Kafkas Köfte Çerkez yemekleri tabelası gördük. Değişik bir yer dışarıdan pek belli olmasa ilgimizi çekti.İçeride karşılaştığımız  manzara süperdi. Sizi bir tavşan karşılıyor tam ev havasında, şömine var,soba var tam bizlik doğru seçim yapmıştık. Bir aile işletiyor, tam aile ortamı ve şansımızı tek biz vardık. Yemekler Çerkez yemekleri öneriyle tatmaya çalıştık çoğundan ,özel tatlılarını da şömine başında kahveyle yedik.Çok güzel bir rahatlama oldu. Oğlum gelmek istemedi ,dönerken ağladı. Tabi bunda işletme sahibinin kızlarının rolü çok büyük..En yakın zamanda gene gideriz gibi geliyor.

17 Şubat 2015 Salı

KIZIM 5 AYLIK

Bu zamana kadar  hep oğlumla ilgili daha çok şey yazdığımı fark edip bundan sonra kızıma da yer ayırmaya özen göstermeye karar verdim.

Kızım beş aylık oldu. Kahkahalar başladı anneyi hiç bırakmak istemiyor.Hamilelikten beri hep konuştuğum için hep konuşulsun , hep dinlesin ve gülerek karşılık versin istiyor. Doktor kontrolümüz güzel geçti. Boyumuz  kilomuza göre artışta yüzde olarak daha fazla görünüyor.Abisinin tam tersi ağabeyi daha tombiş bir bebekti.Kilomuzu hatta 100 gr eksik almışız , gece kalkmıyor doktorumuz onun rolü olabilir dedi.Sağlıklı olması benim için önemli anne sütüyle besleniyor bu olayı çok önemsemedim.Doktorumuz incelemem adına ek gıda kitapçığı verdi.Anne sütü ile beslendiğinden ek gıdaya 6. ay dolunca başlayacağız.Ama 9 . aya kadar ana besin anne sütü ek gıda destek olarak tamamlayacağız.

Oğlumla ek gıdaya geçişte  sorun yaşamamıştık.Deneyimli bir anne olarak şimdi daha bilinçliyim.Daha kolaylıkla ek gıdaya  destekleyeceğimi düşünüyorum.Destekli oturmaya geçen ay başlamıştı. Dönmeler daha da arttı. Yerinde durmak istemiyor. Oyuncaklarla daha coşkulu oynamaya başladım. Boş zamanlarında ağabeyini izlemeyi çok seviyor. Hep gözü üstünde , ağabeyi de bunun farkında .Uykularımız daha bilinçli yorgunluğunu ve uyumak istediğini belli ediyor. Aynı şekilde uyumak istemediğinde de kalkmak için tutunuyor. Damakları çok kaşınıyor ne bulursa ağzına götürüyor.Yüzüstü yatırdığımızda kafasını daha belirgin kaldırmaya ve hareket etmeye gayret ediyor. Aklıma gelenler şimdilik bunlar kalpte yaşadığımız üfürümle ve masum üfürüm çıkmasıyla ilgili daha önceki yazılarımda bahsetmiştim.

16 Şubat 2015 Pazartesi

İKİYÜZLÜLÜKTEN BEN UTANDIM

Bir gün yakın bir arkadaşım öğleden sonra 3-4 saat hem oğluna göz kulak olucak hem de sadece evi hafif toplayacak birine ihtiyacım var dedi.Çok sevdiğim ihtiyacı da olan bir arkadaşım kızını önerdim. Kız liseye gidiyor tam okulunu aksatmıyor hemde para kazanacaktı. Çok mutlu oldum hem arkadaşımın işi görülücek ve kız içinde çok hafif bir iş para kazanacaktı.Ben kızı arkadaşımla tanıştırdım . Ben zaten kız rencide olmasın diye ayrılacaktım ama arkadaşım evi göstermede yanlarında olmak istemediğini benden önce belli etti.Önemli değildi iyi niyetlerle ve huzurlu olarak oradan ayrıldım. Sonra kızcağız işi kabul etmemişti neden dedim kısaca ben yapamam dedi.Üstelemedim. Ama ben merak ettim.Annesine sordum çok alınmış arkadaşım bir sayfa gün içinde yapılacak listesi verip ilkokul çağındaki oğluna da bu senin yeni hizmetçin diye tanıştırmış.Birşey diyemedim ama yerin dibine geçtim .Arkadaşımda senin kız gelmedi hem ihtiyaçları var hem iş beğenmiyorlar yorumunu yaptı.Ben bu  iki çocuk adına da üzüldüm.Yanımda olsaydı keşke tepkim net olurdu ama arkadaşım bunu bildiği için beni o ortamdan uzaklaştırdı.Erkeklerden önce kadın kadını ezmesin,destek olsun,anlamaya çalışsın ki  kimse kendini kötü hissetmesin.

UNUTULMASIN

Zor günlerden geçiyoruz anneler ve babalar daha sağduyulu, çocuklar bir korkarken ,ebeveynler bin korkuyor milyon korkuyor.Bu çok kısa sürecek maksimum bir hafta sonra aynı şekilde devam edicek hayatlar.Ateş düştüğü yeri yakacak ama ateş toplumsal olaylarda bir gün herkese düşebilir.
Egitimli insanlar ben çocuğumu en iyi sekilde yetistiriyorum gerisi bana ne diyemez dememeli.Sen iyi yetistirirsin bir kişi yetistirmez o bir kişi Dünyayı cehenneme çevirebilir. Psikolojiye merakım var ama ilgilendikce anladim ki çok önemli. Her hareketin iyi yada kötü cocukluktan başlayıp hayata verdigin bir tepkin.
Kadinlarimiza sahip çıkalım once biz hem cinslerimize sahip çıkalım. Kendilerini iyi hissetmelerini sağlayalım, ezmeyelim destek olalım, yardımcı olalım. Onlar bu günün anneleri yada yarının annesi olucaklar.Hayatinda mutlu olmamış, yuzu gülmeyen,ezilmiş annelerden mutlu cocuklar yetistirmesini bekliyoruz.Değişik bir psikoloji ama tüm anneler mutlu olursa toplum mutlu ve huzurlu olur inancındayım. Önce yakinlardan uzanabildiklerimizden başlarsak hedefe ilerleyebiliriz.Tüm kadınlara kriter aramadan saygı ve sevgiyi insan olduğundan göstermeliyiz.

SEVGİ GÜNÜNDE SEVGİSİZLİK

Bir insanımız bırakın kadın olmasını önce insan eziyet edilip canına kıyıldı. Bu ne insanliga sığar ne hicbir dine ne vicdana.Nasıl kiydiniz iciniz titremedi mi.Nasıl büyüttüler sizi ne öğrettiler Baba da eşlik ettiğine göre durum daha da vahim.

Anne ve babalar farklı düşünür. Açıklayacak kelime yok anlayamayız anne ve babasını çaresizliklerini içlerinin nasıl yandığını. Sadece böyle acılar bir daha yaşanmasın diye ne yapabiliriz. En büyük görev annelerin ama bütün annelerin .Çocukları yetiştiren vicdanı öğreten anneler.Çevremizdeki anneler değil ama bütün anneler.

İşkence görmüş, ezilmiş,hakarete uğramış,hakir görülmüş,küçük yaşta zorla evlendirilmiş bir kadın bir anne çocuklarını nasıl bir kafayla yetiştirir .

Bir insan bir insan bir anneden doğmuş, kız kardeşi olan,teyzesi,olan ,halası olan ,ninesi olan  ve hatta kızı olan nasıl yapar.

Elimizden ne gelir ne geliyorsa yapalım yaptiralim bir dahalar olmasın.




15 Şubat 2015 Pazar

SIRADAN KÖTÜ ANLAMLI

Bu gün 14 subat çok önemli bir gün mü benim icin değil. İmkanlar elverisliyse bos gecmem ama olmazsa olmaz değil. Kisaca sıradan.
Bir hem cinsimi,insanımızı, kardesimizi,bu gün icin iyi niyetlerimi, güzel duygularımı, pozitif tarafımı kaybettim bu kötü,
Gelelim anlamlı kısmına oglumla ilk defa anneannesine cicek aldık. Her zaman ki rutin gidisimizdi .Aklıma geldi annem hep aşkım diyo oglumusumuza.Hem annemi mutlu etmek hem orkana göstermek icin gittik cicekciye.Oraya gittigimizde hicbir sey istemedi.Elinden iyuncak fili vardı onu taşıyordu. Annemin apartmanın  kapısına geldiğimizde buketi eline alıp fili bana vermek istedi.Dediği gibi yaptık. Merdivenleri agir cicekle cok zor çıktı .Sendeleyerek ama çiçeği birakmayarak tamamladı. Anneannesi kapıyı zaten kostu ,sarıldı, verdi cicegini.Belki tv de falan görmüştür ,yada hissetti .Ama bekledigimden cok iyi davrandı ve anladı. Bu  günün huzuru bana yetti.Öncelikle bir erkek çocuğuna bir kadina kim oldugu onemli degil cicek vermesine vesile oldum.Bilinçaltında bir yere yer etmiştir umarım.

13 Şubat 2015 Cuma

ANNE SÜTÜ İÇİN NELER YAPTIM?

Anne sütüyle ilgili çok yazılar var. Aslında ben özel bir şey yapmadım ve sütümde çocuklarıma yeticek kadar oldu.Kendinizi mutlaka şunları yemem şöyle yapmam lazım diye strese sokmaya gerek yok.
Çocuk düsünmeye basladıgımdan beri sağlıklı beslenmeye  suyumu 2 litre içmeye özen gösterdim. İlk hamileligimde gunde yarim litre süt ictim.Canım ne istediyse yedim ama abartmadan, hamur işini ön planda tutmadım.Günde 2 öğün meyve yemeye calıştım. Doktorumun önerdiği vitaminlerimi aldım.
Bebegim doğduğunda sutum olmasına ragmen yaşadığım on günlük husrani paylasmistim. On günün sonunda ev baskısıyla sutlac, rezene cayi,ayva yedirildigim oldu ama bebegin kilo almasıyla bundan vazgeçmek zorunda kaldılar.Bende 10 günün sonunda sadece doktorumu dinleyip ,annelere kulak asmadım.Doktorum ne dediyse oyle yaptım. Uykusuz ayakta kalabilmem icin cayimi ve kahvemi de içtim.,ama sayısında kontrollü ve çayı sevmesemde acik içtim.Uykusuzluk icin eşimden cok büyük destek görüp, gece iş bölümü yaptık.
Düzensiz beslenmem maksimum 2 gun sürer hemen arayı kapatmaya çalışır,yediklerime dikkat etmeye çalışırdım.
Yemek yeme hariç stresin herseyde olduğu gibi rolu var.Sevdiklerimizden yardım almak,bebegimiz kadar kendimizi düşünmek ,temiz hava,kendimize göre sosyal aktivite yaratmak anneyi rahatlatıyor. Sütüm olmasa ne olurdu Dünyanın sonu değil kendimce çözümler bulmaya çalışır, kendime suclamazdim, elimden geldiğince yinede emzirirdim bebek kendi sütunu kendi bazen yaratıyor. Olmazsa durumuna kendimi onceden hazirladigimdan böyle rahat dusunebiliyorum.Bunlar da benim yaşadıklarım o kadar zor degil elinizden geleni yapın gerisi tevekkül. 

12 Şubat 2015 Perşembe

KARARI ZOR GARİP DURUMLAR

İnsanın yaşamadıkları , yapmadıkları çok kolay gelir.Ne var ki çok fazla önemli değil ama işin aslı öyle değil.Belki bende bu hataları yapıyorum ama elimden geldiğince yapmamaya çalışıyorum.Çocuklara annem bakıyor ben çalışıyorum. Buraya kadar güzel ama annem yazlıkta bakıyor. Böyle olunca işler değişiyor.Çok özlüyorum.

Bu yıl üçüncü yıl olacak beni martta bir telaş sarıyor. Aşağıya tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık.Hadi işi bıraktım hep yazlıkta kalamam çocukları İstanbul'a mahkum ediceğim, yardımcı tutsam çok tuaf ama bencil oluyorum çocukları mahkum ettiğim için, çalışınca hafta sonu gidince herkes mutlu bir ben mutsuz. Oğlum tuttursa durmasa daha kolay olacak ne garip di mi ? Dün bunlar geldi aklıma ....

Kurban Bayramın 3.günü sabahın körü saat 5:00 mis gibi kokladım,öptüm,ayrıldım yanından.Kıyamadım bu saatte uyandırmaya kaçar gibi suçlu gibi uzaklaştık. Gözyaşlarımı ancak odadan dışarı çıkana kadar tutabildim.Aslında bayramdı herkes çok mutlu , kalabalık aileler var.Son günüde tatildi ama trafik vardı, dönmek lazımdı İstanbul'a. Düşünmemiz gereken bir can daha vardı. Uzun yolculuğu hafif en azindan trafiksiz atlatalım  daha da uzatmayalım diye de uğraşıyorduk.Böyle çıktık yola sabah kalkmış bizi aramamış bile ben siteden çıkınca kokusunu özledim .

11 Şubat 2015 Çarşamba

BILINCALTI DENETLİYOR SANKİ

Dün hava soğuk oglumla yuvasina gidiyoruz. Sebepsiz yere bazen huysuzluk bir şeyler anlatma telasina giriyor.Yine öyle bir durum yaşıyoruz .Tam konuşamıyor benim de anlamada  bazen yetersiz oluyor.Hafif ağlamaklı yururken baktım kendi kendime konusuyorum. Neler söylediğim daha ilginç oglusum aglama istemiyorsan gitmeyelim,hava soguk dışarı çıktık diye mi kızdın,ben sen seviyorsun diye götürüyorum, yoksa evdeyim sana bakabilirim.Sanki birşey dediler gibi savunma yapıyorum.
Bu soguk hava da evde kendin bakmayıp aglaya aglaya çocuğu neden zorla götürüyorsun? bu soruya cevap veriyordum. Neden cevap veriyordum bunlar daha once söylenmiş bilinç altima yerleşmiş şimdi birşey demeden savunma yapıyorum. Bunu anladım. Sizin de farkında olmadan etkilendiginiz oluyor mu farkediyor musunuz?

ANNE SÜTÜ VE İLK ON GÜN

İlk hamileligimde daha bebeğim doğmadan kafama mama vermiycem diye kafama koydum.Annemin ve çevrenin büyük konuşma ya olmazsa sütün mecbur vereceksin demelerini de önemsemedim.Olmasaydı takmayacak ve olmasi için uğraşırken eskiden mama yokken ne veriyorlarsa onu veririm diyordum.Ve günü geldi ilk bebegimi getirdiler.O kadar saskinmisim ki hemsireye sevebilir miyim bile demişim video da izledim.Tabi sizin asıl ben sevebilir miyim demiş kızcağız ne yapsın. Derken 2 gun güzel gitti ama sonra yaralar oldu.Canimdan can giderek vermeye devam ettim.O kadar canım acirdi ki ellerimle carsafi sıktıgımı bilirim. On gün oldu yaralar geçti, duzene oturdu derken kontrolde oğlum dogum kilosuna gelememiş. Tam dr süt mü yok derken mama demeden bir bakalım hemsirelerle sagma odasına geçtik. 15 dk sağdik maya iyi neden kilo almiyorlar ki dediler.Dr un yorumu da aynı, hemen bizi hasta tipi sagma maknesine yonlendirdiler. Boye 3 gun deniycez sut miktarini yazacaktim.  Emicek 2 saat sonra sagicam kasik biberonla onu vericez deniycektik.Makineyi kiralamaya gi t tik biz oglumla araba da beklerken gözyaşlarımı tutamadim.Onun icin sut veremeyen anneleri iyi anlarim.3 günün sonunda kilo aldık, bu sekilde bir süre devam ettik ve rayina oturdu.Neden boyle olmuştu sonra anladım.
Cok cahilmisim ,
kayinvalide ve anne baskısıyla uzun emzirmeye calistikca oğlum menede uyumaya alışmışti ,
damaklari cok gelismediginden yorulup sutumu icemiyormus,emzikle de kisa sürede gelişti ve bir daha emmeyi birakana kadar sorun yaşamadık.
Hastane tipi makine çok isime yaradi kesinlikle tavsiye ederim.

10 Şubat 2015 Salı

JEST Mİ O NE Kİ

Dün oglumuzu yuvadan aldim.Aklima birden jest yapmak geldi.Yakınlarda oyuncakçı var,ugrayalım ne isterse alsın dedim.Kosarak girdi ve evde olan oyun hamurlarını almak istedi. Oğlum ondan evde var.Daha başka istedigini alalım evde ondan var dediysem de vazgeçmedi. Ağlamaya başladı.Aglamaya başladığında hic yapmiyorum istediğini alışkanlık olmasin diye.Devamlı farklı oyuncaklar gösterdim ,10 dk vakit geçirip almaya razı olmayinca bir oyuncak alıp aglayarak çıktık. Jest yapayım derken cocugun canını sıktım. Büyüklere jest yapicak olsan cok iyi degerlendirir,istedigini aldırır ve evde olani kesinlikle alanda istemez.Daha çok öğrenilecek sey var çok. ....

9 Şubat 2015 Pazartesi

ERGENIKTE HARCLIK SORUNU

Çok yakın akrabalarımızdan birinin özel okulda liseye giden kızı var. Kızlarına asgari ücrete civarında aylık harçlık verdiğini beğenmediğini , zam istediğini söylüyordu. Eşimle beraber  birbirimize baktık. Eşime fazla geldi ben karar veremedim. Konu devam etti aileye de normal geliyor ama zammı onaylamıyorlardı. Kızlarına bu durumu belirttiklerinde aldıkları cevap arkadaşlarımın çok yüksek limitli kredi kartları var ben o ortamdayım cevabını almışlar.Konu burada kapandı sayılırken biz eşimle sohbete başladık.
Düşündüklerimiz çocukları bir eli yağda bir eli bağda yetiştirmek istemediğimiz ama lise öğrencisi bunu tam olarak hissedemez ve kendini diğer öğrencilerden eksik hissetmesini de istemiyoruz.
Harçlık neye göre , kıyafet dahil mi, hafta sonu aktivitesi olarak neler yapıyorlar,okul çıkışı bir şeyler içiliyor mu, şuan liseliler neler yapıyorlar ,neye göre harçlık belirlemeliyiz sorularıyla baş başa kaldık.

İMKANLARDAN DOĞAN SEÇİMLER

Ben  tüm anneler ve babaların çocukları için en iyisini seçmeye çalıştığına inanıyorum. Bizden önceki nesil belki de saçını süpürge ederek, varını yoğunu vererek yapmaya çalışmış.Biz eşimle  tüm adımlarımı atarken ilk olarak düşünüyoruz.Benim vaktim daha çok olduğundan yada daha meraklı olduğumdan çocuklarla ilgili her konuda araştırmasını yapıyorum. Eşimle artılarını eksilerini paylaşıyorum kararları beraber veriyoruz.
Tabi bu kararlar bazen maddi bazen manevi olarak imkanlar dahilinde oluyor. Maalesef günümüzde maddiyatta önemli bir unsurlardan biri.Bizim çocuklar ikiz gibi olduğundan şimdiden her adımı iki kişilik düşünüyoruz. Maddi olarak karşılayıp  manen yetersiz olup ya da tam tersi söz konusu olabilir. Bunları göz önüne alarak kararlarımızı veriyoruz.
İmkanlar sonsuz gibi görünse de aslında karar vermek zor. Çocuklar için hangisi daha iyi diye karar vermek zor. En pahallı eğitim en iyisi mi acaba  vasat bir yerde  yetersiz mi  hissetmemize neden olabilir. Bizzat yaşamış biri olarak orta öğretimi yarı özel yarı devlet kurumunda bitirdim .Eğitim açısından karşılaştırıldığında özel okul, hayatıma kattıkları açısından devlet okulu diye bir çırpıda cevap verebilirim. Annem babamda kendilerini zorlayıp iyi bir eğitim almama uğraşmışlar. Ama şuan annemle babamın yerinde olsam kendim için aynısı yapar mıydım bilmiyorum.
Şartlar dahilinde doğru kararlar verip güzel tercihler yapıyoruz umuduyla.

ANNELİK SİNEMA DA İLK SAHNEDE KALMAKMIŞ

Haftasonu eşimle eşimle sinemaya gitsek iyi olur düşündük. Hemen annemizden izin aldık ve sinemaya gidebildigimize önce sevindik.Sevindik çünkü iki bebekle evde de film izlenek lükstür bizim için. Ambiyans oluşturulur ama mutlaka biri uyanir tv kapanır devam da edilmez.
Çocukların herşeyini hazırladık ve yola çıktık.
Uzakmak istemiyorum film seçimi saatimiz sınırlı olduğundan sınırlıydı .Film başladı ve ben ilk sahnelerde kaldım. Onun ustune kendim yazmaya başladım. Yazdim yazdim oynadım arada da filmi takip ettim. Empati yaptım filmi yaşadım. Kendime kızamadım,anneliği dışarda bırakmak duygusal olaylarda mümkün olmuyor. Annelik kadını cok değiştiriyor. Anneysen herşeye farklı bakıyorsun. Sinema boyunca ne kararlar verdim,ne öz elestiriler ve Allahtan eve gelince normale döndüm. İşıklar yandiginda esimle buğulu gozlerle bakıştık.Ama detaylı konuşup yorum yapmaya fırsatımız olmadı. Eve gelince kızımızın gözlerine baktık. Aynı bakıştı benimkiyle .Neymiş anneyseniz sinema da  ilk sahneler de kalabilir yeni sinemalar yazarsınız.

7 Şubat 2015 Cumartesi

İLK SİNEMAMIZ OYUNCAK HİKAYESİ 3 OLDU

Uzun zamandır oğlumu sinemaya götürmek istiyordum. Ufak bir araştırma yapıp , arkadaşlarıma sordum. Ama söylenenler birbirini tutmuyordu . Sonuçta her çocuk kendine özeldi .
Nasıl yapsam diye düşünürken ig dolaşırken bir blog yazan annenin paylaştığı dikkatimi çekti. Disney chanel in sihirli haftasonları kapsamında Oyuncak hikayesi3 ün ilk gösterimi vardı  ve ilgilenirsek mail atmamız isteniyordu. Hemen mail gönderdim. Cevap geldi davetiye için ismimi sordular. Şaşırdım çok kolay olmuştu. Bu arada benim içinde ilk defa çizgi film izleyecektim.Çocukken de hiç sevmezdim.Sonra da sevmedim mantıksız gelirdi. Hatta bazen konuşulur ben bilmediğimden söylenenleri neden benzettiklerini anlamam.
Özellikle oğlumun 27 aylık olduğunu  belirtmiştim . Hatta tekrar ismimi belirtirken tekrarladım.Sorun olmadığını söylediler. çok heyecanlandım .Oğlumla beraber ilk sinema deneyimimiz olucakdı. Bir o kadar da rahattım kimseyi rahatsız etmeyecektim bir davetti ve kabul edilmiştik. Farklı olsa seyircilerden eğer huysuzluk yaparsa daha çok küçük niye getirdiniz tepkisinden korkuyordum .
İlk sinema deneyimimiz çok güzel geçti .İlk başta izlemeye çalıştı. Sonradan uyku saati geldiğinden uyumak istedi. Biraz da uyumaya çalışırken izledi. Son yarım saatte tamamen uykuya geçtik.Ama ağlamadık,huysuzluk yapmadık sadece uyku saatimiz geldiği için uyuduk. 27 aylık sinemaya götürmek isteyen anneler için önerim denenebilir. Sanırım karanlık olması da biraz huzursuz etti.Birde babası ve kardeşi bizi dışarıda bekledi.Hep baba baba dedi aklı orada kaldı. Sinemaya gidilen kişilerle filmi izlemek daha rahatlatıcı olabilir. 

6 Şubat 2015 Cuma

SAĞLIKLI YAŞAMDA GLİKOZ ŞEKERİNİN YERİ VAR MI?


Çocuğunuz olunca hayata daha farklı bakmaya başlıyorsunuz.  Sizin doğrularınızı sorgulamayan  kayıtsız şartsız kabul eden çocuklarınız olunca hayata farklı bir sorumlulukla bakıyorsunuz. Benim sağlıklı hayata geçişim böyle başladı. Sonradan yaşım ilerliyor sağlıklı yaşlanmak istiyorum dedim. Yaklaşık bir ay önce sağlıklı yaşamaya adım attım. Aldıklarımı daha bir araştırır ve içindekiler bölümünü didikler oldum. Eskiden abur cuburlarla market arabalarını dolduran ben bunu başka doğal besinlerle ikameye yönlendirdim. Hiç yemiyor değilim çok güzel olanlar var ama kontrollü ve tadımlık desem yeridir.Zamanla hayat biçimi haline gelince hiç yemem diye düşünüyorum.



Tahmin etmediğimiz inceleyince öğrendiğim çok şeyde glikoz şurubu ( mısır nişastası) var. Her şeyin içinde olan bu glikoz şurubu ( mısır nişastası) ne diye okumalıyım dedim .Bu bilgiler http://www.bilim-teknoloji.com/olumcul-zehir-glikoz-surubu/ edindim. Özetlersem,

Glikoz şurubu = Mısır Şurubu

Normal bir şekerden çok daha tatlı olduğu ve daha ucuza mal edildiği için ekonomiktir.


Bu ürünün kullanılıp kullanılmadığını anlamak insan için imkansızdır. 
Glikoz şurubunu vücuda alındığı taktirde ön etki olarak vücudunuzun şeker dengesini alt üst eder,
Hormonal sistemlerinizi bozar ve uzun vadede kansere sebep olur. 
Glikoz şurubunun kanserli hücreleri beslediği ortaya çıkartılmıştır. 
karaciğeri büyütücü , yağ depolamanıza ve akabinde kilo almanıza neden olmaktadır.
 Böbreklerde taş oluşumuna ve patolojik değişiklikler ortaya çıkmasına neden olduğu belirlenmiştir. 
Alzheimer hastalıgı riskini artırdığı ve vücutta hormonal dengesizlikler yaparak, östrojen, testosteron vb. hormonların salgılanmasını artırabileceği öngörülmüştür. Bakır eksikliği başta olmak üzere vücudun mineral dengesini bozabilmektedir. 
Selçuk Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi – Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Nizamlıoğlu bir röportajında, “Bu bizim için çok tehlikelidir. Özellikle karaciğer aracılığıyla yağ sentezine katılarak  önemli damar yada kalp hastalıklarına neden olmaktadır. Hatta son yıllarda yapılan çalışmalarda kansorejik etkilerinin de olduğu görülmüştür.  Ayrıca tip 2 diyabet hastalığının oluşmasında da etkisi vardır. Tip 2 diyabetle birlikte kalp damar hatta kansere kadar gidebilecek hastalıklar ile böbrek yetmezliği, görme bozukluğu otaya çıkabilir. Bunun için gıdaları tüketirken içeriklerine çok dikkat etmemiz lazım. 
Raftan alınan gıdaların içeriklerini okuyup böyle bir tatlandırıcı konduysa çocuklarımızı ve kendimizi uzak tutmamız gerekir.” demiştir. [2]



















http://www.bilim-teknoloji.com/olumcul-zehir-glikoz-surubu/

KARDEŞ CANDIR

Daha önce de kardeşler arasını belirtmiştim. Ama değişiklikler olmaya başladı. Tekrardan paylaşma gereği duydum.Ağabey kreşe başladı. Bu çok hoşuna gitti.Zaten hoşuna gitmese devam etmeyecektik. Sadece oyun amaçlı her gün üç saat, güle oynaya gidiyoruz.Oğlum çok güler yüzlü yuva gülen çocuk mu siz misiniz annesi dendiğinde çok mutlu oluyorum.Çok içten gülüyor zaten çocuklar yapmacıklığı bilemez ki.Yapmaya çalışsa da çok komik oluyor hem kendi gülüyor hem bizi güldürüyor.

Masum kıskançlıklar başladı. Bebeğe fazla ilgi oldu mu bizi uyarıyor. Bir şekilde belli ediyor.Ama bu belli etme iyi bir belli etme sadece oğlumda dahil olmak istiyor.İlk tepki de bebeği bırakıp oğluma dönmem oluyor.Bebek diyorum çünkü oğlum bebek denmesinden hoşlanıyor hiç ismini söylemeye bile çalışmadı.Bu konudan bu kadar masumken yara almasını istemiyorum. Bebeği çok seviyor hatta konuşmaması rağmen bu gün ağlarken ağlama demeye çalıştı.Ağladığında ağzına memesini vermek,üstünü örtmek ve sallayarak yardım etmek istiyor.Hiç korktuğum gibi olmadı. Az yaş farkında anne için kolay olmuyor .İki kardeş için çok güzel ortam yaratılmış oluyor.Annede yorgunluğunu böylece unutuyor.Kızım 4.5 aylık algılama devam ediyor,konuşmalar,insan aramalar,yalnız kalmak istemiyor,alınganlıklar ve yadırgamalar başladı. Ağabey evdeyse tek ilgi alanı ağabeyin yaptıkları bir film gibi izliyor. Şimdilik her şey yolunda süprizle karşılaşıp iki bebek arasını kendi ayarlayamayan ve az aralıklı çocuk isteyenlere tavsiye olunur. Sadece yorgunluğu göze almaları gerektiği,bunun dışında her şey çok güzel oluyor.

5 Şubat 2015 Perşembe

DOĞUM FOTOGRAFÇISI ELİF GÜRLE SOHBETİMİZ

Dün akşam Kadıköy Şifa Hastanesinin blogger toplantısında doğum fotoğrafçısı Elif Gür le  tanıştım. İki doğum yaptım . İkisinde doğum fotoğrafı çektireyim diye bir merakım olmadı. İnsan bilmediğine zor yanaşıyor belki genç anneler hatta benim gibi çekingenliği olan kişilere faydası olur diye Elifle yazışıp paylaşmaya karar verdim. Aynı zamanda uzun süre aynı mesleği yapmamız ve Elifin kendine  sevdiği bir hobisini meslek haline getirmeye çalışması çok hoşuma gitti.

Kısaca seni tanıyabilir miyiz?


1985 Adana doğumluyum. Üniversite olarak Maliye bölümünü bitirdim. Uzun yıllar bankacılık yaptım ama mutsuzdum.Bir gün bir fotoğrafçılık kursu afişi gördüm. 1 hafta sonra başlayacaktı. Sahip olduklarıma baktım. İDEAL  dualardaki gibi iyi bir eş, iyi bir iş ( neye göre iyi?) ve dünyalar tatlısı bir evlat. Ama mutsuzdum. Tek istediğim fotoğraf çekmekken sabah 9 akşam 6 nefes almadan çalışıyordum.


ve kararını verdin istifa ettin sonra .....

İstifa edip hemen kursa başladım. Fotoğraf çekmeye başladıkça nefes almaya da başladım. Meğer yarım yarım nefes alıyor muşum da haberim yokmuş. Düğün fotoğrafçılığı yapmak istedim. Çünkü evliliğimin ilk altı ayı düğün fotoğraflarım rezalet olduğu için eşimle tartışarak geçti. Bunu kimsenin yaşamasını istemem. Doğum fotoğrafçılığı yapmak istedim. Çünkü bir anne olarak bu mucizeye defalarca tanık olmak istedim. İşimin bu kısmının sizinle ilgisi yok yani. Mutlu olmak ve genç kalabilmek için bebeklerin ve sizin yeniden doğuşunu resimlendiriyorum. Anı fotoğrafçılığı yapmak istedim. Çünkü anılarımızı yaşarken ölümsüz olabilmeliyiz. Bizden sonrakiler bakıp ne kadar mutlu yaşamışlar demeli.  

Benim asıl sormak istediğim doğum fotoğrafçılığı .Bundan bahseder misin?

 Normal doğumda sürekli iletişim halindeyiz .Hatta yalancı Sancıda hastaneye gittiğim bile oldu 24 saat telefon açık doktorları onay verdiği sürece her hastanede giriyorum.

Zaten sezeryana karar verilmiş doğumda bir aksilik olmazsa  her şey planlı  olduğundan daha kolay oluyordur. Peki ücret hakkında bilgi alabilir miyim ?

Doğuma ücrette tasarım ve albüm özelliklerine göre 400 -1000 TL arası değişiyor .Doğumda genelde ikinci gün çekimini ücretsiz yapıyorum .Anne ilk gün kötü hissediyorsa bebekle ilk 15 gün anne karnındaki formu bozulmadan çekiyorum .Kostümlü yada kostümsüz aileye kalmış.

Kostümleri sen mi yapıyorsun ? Doğal mı?

Kostümlerde organik ipten yapılıyor .Ya ben yapıyorum yada çok güvendiğim ipini bildiğim yerlere yaptırıyorum anneler isterse hatıra olarak kostümleri satın alabiliyor.

çok teşekkür ederim bu güzel bilgiler için.

elif güre ulaşmak isterseniz iletişim bilgileri 








4 Şubat 2015 Çarşamba

KADIKÖY ŞİFA HASTANESİ BLOGGER BULUŞMASI

Kadıköy Şifa Hastanesinin DOĞURGANLIĞIN ÖLÇÜLEBİLİR OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ ? konulu sunumuna davet edildim.

Sunum da  Engin Enginsu anlattıklarından aklımda kalanları anlatmak istiyorum.Temel içgüdülerden biri  neslin devamı için erkek ve dişi bireylerden oluşan embriyonun Dünyaya gelmesidir.Kadınlarda üreme regli dönemi ile başlayıp 25-30 yıl devam ediyor ve menopozla bitiyor. Erkeklerde ise kalitesi azalarak ömür boyu devam ediyor. Kadınlar yumurtalıklarının kalitesi isterlerse öğrenip yumurtalarını mikrifizasyon yöntemi ile menopoz öncesinde dondurta biliyorlar. Yumurta kalitesini öğrenmek hormonların ölçümü,yumurta rezervinin ultrasonla değerlendirilmesi ve rahim filmiyle sağlanabiliyor.


10 eylül 2014 tüp bebek yönetmeliğine göre düşük over rezervi olup henüz doğmamış veya aile öyküsünde erken menopoz hikayesinin üç uzman tabipten oluşan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi durumunda embriyo rezerviyle 5 yıl süreyle embriyo dondurmak mümkün olabiliyor, sağlık kurulu raporunun devlet hastanesi ve üniversite hastanesi tarafından verilmiş olması gerekiyor.

Yaklaşık olarak ücreti ilaçlar hariç 4500 TL civarında olduğu bilgisini öğrendik.



 Misafirperverlikleri ve samimi davranışlarından dolayı Kadıköy Şifa Hastanesi personeline çok teşekkür ederim. 

3 Şubat 2015 Salı

AYVA TATLIM GÜZEL OLDU

Sağlıklı beslenmeye başladım.Ama süt verdiğim için kendimi çok sıkmakta istemiyorum. İki gündür canım ayva tatlısı istiyor.Hazır almak vicdan azabı çekmeyeyim diye istemedim. Canımda istiyor  3-4 tarife baktım . Kafama göre çok az zararlı olmayan ayva tatlımı yaptım.

içindekiler 3-4 ayva, ayva yarısı adetine göre kesme şekeri, 4 bardak su,yarım limon,karanfil,2 çubuk tarçın,kaymak yada elma puresiyle ceviz

Ayvaları soyup,ikiye bölüyoruz.Çekirdeklerini atlayıp bir kenara koyuyoruz.4 bardak suya yarim limin suyunu koyup ayvalari kararmamasi icin soydukca icine atıyoruz. Soyma islemi bitince yarim ayvalar yukari bakacak şekilde bir tencereye koyuyoruz.Ben kaynıyarık tenceremi kullandım. Ben yarim ayvalarin içine birer tane kesme şeker koydum.Limonlu suyu ,istenildiği kadar karanfil ve tarcini ve ayvanin cekirdeklerini koyup yemek yapar gibi kaynayana kadar hizli ateşte sonra kısık ateşte pisiriyoruz.Altini kapattıktan sonra soguyana kadar tencere de bıraktım. Daha sonra borcama alıp dolaba koydum.Benim canım kaymaklı çekti. Elma purelisiyle ceviz daha saglikli bir tercih
 olacaktır. Afiyet olsun.

2 Şubat 2015 Pazartesi

GEBELİK ŞEKERİ

Sinemle twitterdan tanıştık.Yorumlar,yazışmalar,mesajlarla sohbetlerim oldu.Eşinin işi gereği Sivas da görev yapıyorlar. Hayat bizim gördüklerimizden ibaret değil .İlgimi çekti,hikayesini okumak ve paylaşmak istedim.Kendi yazımıyla paylaşıyorum.

Ben Sinem.İzmir de doğdum büyüdüm.Sevdiğim adamla Türkiyenin çesitli yerlerini is için bulundum. 30zunda anne oldum.Gebeliğim gebelik şekeri ilçemizdeki şartlardan dolayı hayal kirikliklarıyla geçti.Ama sonucu güzeldi mis kokulu bir evladım oldu.Eşimin işi gereği Sivas'ın küçük bir ilçesine tayinimiz çıkmıştı .Her şey güzeldi,yolundaydı.Sonuçta sevdiğim adamla beraberdim,kendi evim ,eşyalarım benden huzurlu yoktu.Sonra hesapta olmayan bir mucizeyle karşılaştık .Izmir'den tatil dönüşü hamileydim.Hesaplar,planlar bir anda değişti.Bulunduğum ilcenin hastanesine daha önce hiç gitmemiştim çünkü gerek duymamıştım.Gripsem bildiğim birkaç ilaç,bitki çayı hallediyorduk.Ama şimdi işler değişmişti.Duyduğum hastanede görevli bir aile hekimi ve 3 tane uzman olmayan dr vardı.Ilk şokla beraber kendimize yakin ilçelerde kadın doğumcu aramaya başladık.En yakın dr 60 km uzaklıktaydı. 2 taneydi doktor ama tıklım tıklım doluydu.Özellikle bir doktor iyiydi ama oda bazı aylarda görevle ilçe dışına gidiyordu ve sıra bulmak zordu.Neyse öyle böyle hamilelik sürecim başladi.Ardindan bu hastanenin yetersizliği yüzünden özel hastane arayışlarına başladık.Yan ilimize 90 km merkeze 180 km uzaklıktaydık.Yan ilde ozel bir hastane vardı. İnternette araştırdığım 2 doktor vardı ve birinin İzmirli oluşu cazip geldi.Bizde dert bitermi eşim işinden zırt pırt izin alamadığı için sıkınti başladı,birde gebeliğim kışa geliyordu yol şartları bizi korkutuyordu.Neyse gözümüzü karartıp o ile gitmeye karar verdik.Doktorumuzdan memnun kaldık çok ilgiliydi,telefon numarasını da aldık sıkıntı olduğunda arıyordum yada yazışıyorduk.Bunca stresin üstüne birde gebelik şekeri de çıkınca 2.bir şokuda böyle yaşadık.Gebeliğim günde 9 defa kan ölçümü ve diyetle geçti.(ölçüm defterimi hala saklarım)Birde internette gördugüm olumsuz gebelik şekeri haberleri yaziları iyice beni yıpratıyordu.Muayenelerde bebegimin gelişimi önden gidiyordu ve kontrolde erken doğum riski de çıkinca 3.bir şokta böyle yaşadık.Çagırdık annemleri apar topar Izmir'den.Annemler geldikten 1 hafta sonra mutfakta bir anda kanamam geldi.Önce onemsemedim baktım artiyor hemen dru aradık.Doktorum hemen gelin deyince apar topar hastane yetiştik.doğumum başlamasına cok az kalmış.Doktorumdan fırçayı yedim.nerdeyse yolda doğurcakmışım.Gebelik şekeri ve erken dogum oldugu için drla ortak kararımız sezeryanla alınması oldu.50 cm 3050 gr ağırlığinda oğlum dünyaya geldi.Zaten hamileligim boyunca 3600 gr almıştım.Önce hızlı nefes alıp verdiği için oksijen verilsin diye kuveze alındı.Sonra normale döndü 35+3 te geldiği için 36.haftayı tamamlamak istedi çocuk doktoru ve 5 gün hastanede kaldik.O dikislerle yoğun bakım ünitesine gittim geldim.Emzirmek için hiç pes etmedim.Ayrı kaldığımız saatlerde surekli sütümü sağdım biberonla sütü verdiler.Öyle böyle derken evimize geldik.Aha emdi aha emmedi derken 1 yılı geçtiğimiz hafta tamamladık:) Ama bir gercek var ki hamileliği ben hiç böyle hayal etmemiştim..

KEŞKE HEMEN KONUŞSA

Oğluşum 27 aylık konusmuyor.Arada bir iki kelime, bazen iki kelimelik cümle, bazen yakalayabilirsen farklı kelimeler oluyor.Tam olarak derdini anlatamıyor cümleleriyle hareketleriyle göstererek, deneme yanılmayla iletişim sağlıyoruz.
Cevremizde devamlı karşılaştırma yapanlar mı ararsınız, sağlık sorunu var diye teşhis koyanlar mı, psikoloğa götürmeyi tavsiye edenler mi.Ben bu güne kadar hiç takmadım.Zamanı daha gelmedi diye düşündüm. Bu gün kreşten alırken cağırmaları icin ismini söyledim.Bir veli daha gelmişti. İsmini söyleyince ben Orkanı tanıyorum, sizin oglunuz mu dedi.Yaman hep Orkan dan bahsediyor.Cok tatlı maasallah dedi.Orkan hiç birşey anlatmıyordu.Ben okulda ne yapiyorlar,kimi seviyor,kimi sevmiyor,ne olduğunu öğretmeninden öğreniyordum.Bu gün konuştuğu günlerin çabucak gelmesini istedim.

HAMİLELİKTE NASIL BESLENDİM?

Oğluma hamile olduğumu bildiğim fakat kalp atışını duymaya gittigimiz gün normal kilomun iki kilo artmış oldugunu gördük.Doktorum vücudun kilo almaya müsait böyle giderse cok kilo alırsın dedi.Hemen hastahanenin diyetisyenine yönlendirdi. Kendisi fazla sevmediginden bu kadar tepki verdiğini sonra anladım. Apar topar randevu aldım. Öncelikle anne olmayan hamileliği bilmeyen bir diyetisyendi.Beni hiç anlamadı.15 günümü sıkıntıyla  geçirmeme sebep oldu.Salata ve yoğurt bana çok verdi.Gaz problemi ve mide problemi yaşadım. Sonucta bir hafta da 2 kilo verdim ve kendisini bıraktım.

Daha sonraki kontrolümde o şişkinlik gitti.Hamileliğim boyunca da toplam 17 kilo aldım ve bir yılda hepsini verdim.Canım ne istediyse yedim.Kendimi sağlıklı besinlere yönlendirdim.Hamileyim diye hamur işne yüklenip canim istedi diye savunma yapmadım. Bunları niye mi anlattim.Hamilelikte kilo almaktan korkmayın, hamileyim diye abartmayın, sağlıklı  gelen kilolar da sağlıklı olarak gidiyor.Ciddi bir rahatsızlıgınız yoksa ve kendinizi bilen biriyseniz keyfi olarak diyetisyeni cok onerdigimi söyleyemeyeceğim. Ben 15 günde olsa keske gitmeseydim diyorum.Hamileyim diye abarmadikca denge sağlanıyor.

BABALIKTA MESLEK FAKTÖRÜ

Ne alakası var demeyin şimdi açıklıyorum. İnsanların meslekleri belli bir sene sonra ustune yapışıyor. Ben kendimde bunu görüyorum. Finans sektöründe, bankalarda,idari birimlerde olan haksızlıklara, herkesin kızdığı şeylere farklı tepki veriyorum. Sebebini hem daha iyi anlıyorum hem de cevremdekilere açıklama yapıp kizmalarını önlemeye çalışıyorum. Bir nevi savunma ve meslektaşlarını koruma oluyor.Bizim iste genelde ekransal ve herkesin işi bellidir. Neyi yapıp yapmadığını amirin,arkadaşların en ust düzey yönetici bile anlayabilir.
Hizmet sektöründe boyle olmuyor.Esimden anladığım ve gözlemledigime göre yöneticiler duruma hakim ve işlerin aksamaması için olayların daha bir icinde daha bir sorgulayıcı oluyor.Buralara nereden geldik .Anladim ki eşim baba ama ara işleri yapmıyor sadece sorguluyor yapılıp yapılmadığını kontrol etmeye çalışıyor. Yapılmadığını görsede yine yapmiyir hatırlatıyor. Kendisini iyi tanırım aslında gocunmaz,mütevazı davranır. Ama bu istem dışı oluyor.Doktor icin randevu aldın mı,ilacını verdin mi,yemek yedi mi,meyve verdin mi,banyo yaptı mı simdilik aklıma gelenler.Bunu paylaştım kendisiyle değişim oldu.Sirgulanak yerine meyve veriyorum, banyo yapalım ben yaptıysam mudahale edip biz yaptik diyorum.

DİZİ Mİ BİZ BU SAHNEYİ YAŞADIK

Seref Meselesini izleyenler muhakkak vardır. Dizinin dün geceki bölümünde küçük bebek Elifin düşmesi beni çok etkiledi.Dizi gerçek olmadığını bilsem de içim sızladı.Sonuna kadar elife birsey olucak mi diye bekledim.Röntgen falan cekildi.Biz oglumda bu sahneyi yaşadık. Daha kırkımızın cikmasina bir gün kala oglumla beraber düştük. Çok kötü bir his,cok guzel oynanmış bende aynısını yapmıştım. Aksam üstüydü,annemle beraber teevizyon izleyip orkiyi oyalıyorduk.Orki cok gazlı ben elimde ayakta durup sallanıyorduk.Birden nasıl oldu bilmiyorum kalorifere doğru yıkıldım.Kendimdeydim oglumun feryadını duydum.Ben ne yapicam şimdi aklima neler geldi.Orkiyi anneme teslim ettim.Birkaç dakika neler yaptım film sahnesi gibiydi.Sonra annemin kendine gel demesiyke kendime geldi.Hazırlandım,taksi cagirmak daha kolaydı ama gidip tansiyon hastası babamı çağırdım, orkiyi hazırladık. 15 dakikalık  yolu babam 5 dakikada geldi.Eşime haber verdim.Hastaneye gel direk dedim.Annem soguk su ve buz koydu yolda.Ben kendimde değildim bitti kaybettim diye düşündüm. O kadar kendimde degilim ki teşhis koyulana kadar dudagımın patladığını ve kaşımda yara olduğunu bile fark etmedim.Yol boyunca neler düşündüm neler yaşadım anlamak çok zor.Hastaneye vardık,sadece muayne yapıldı. Bebek oldugundan röntgene gerek yok,gözlemliycez dendi.Bebek oldugundan kemiklesme tam olmuyor pamuk düşmüş gibi oluyormus. Korkmanıza gerek yok olumsuz birsey olacağını düşünmüyoruz yorumu yapıldı. Zaten kontrolde orki gülücükler yapiyordu.Bana pansuman yaparken,eşim geldi.İkimizde iyiydik.Bunlar gözümün önünden geçti. Hala eşimi iş çıkışı her aradığımda zaman zaman korkuyla açıyormuş.