KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.

31 Ocak 2015 Cumartesi

KALP KÖŞELI MI?

Allah rahmet eylesin anneannem bana derdi kalp köşesi diye . Çok hoşuma giderdi herkesten farklıyım diye düşünürdüm.Gerçekten de öyleydi herhalde ilk torun olmam bunda çok etkiliydi. Şimdi annemi gözlemlediğimde anlıyorum.

Düşündüm benim kalp köşem kim ? Kalp köşem var mı ?


Çok politik bir cevap olur ama gerçekten hayatımda sevdiklerimi ayıramam. Herkesin yeri ayrı zaman zaman kalbimin köşesine geçen var ama yer baki değil. Belli kişiler arasında dönüşümlü kullanılıyor. Çocuklarım büyüyene kadar onlar biraz kalp köşesi kalırlar diye düşünüyorum. Belki de ömrümün sonuna kadar mı?Torumlarım olursa belki değişir. Bilemedim.

30 Ocak 2015 Cuma

BİR KOCAYANAK DOGMUŞ

Bir varmış bir yokmuş. Günlerden pazartesi, bayram tatilinden sonra Cumhuriyet bayramı tatiliymiş.39+6 günlük bir hamile annemiz varmış.O gün sıradan bir gün sanıp sevgilisiyle tatil gününün keyfini çıkartıyormuş.Hamile annemiz normal doğum istiyormuş.  Havalar ekim gelmesine rağmen çok sıcak gidiyormuş. Hadi Moda da çay içelim demişler sevgilisiyle,yola çıkmışlar.Hamilemiz hastahane zaten Kadıköy de hafif sancim var hastaneye uğrayalım demiş. Hamilemiz 39+6 günlük hamileymiş artık çok yorulmuş, geceler uykusuz geçiyor, kavuşma heyecanı tavan yapmış.Bir taraftan da  doğum sancısı nasıldır ya anlamazsam ya geç kalırsam diye kuşkuları varmış .
 Hastaneye gitmişler NST bağlanmış , kontrol edilmiş . Nöbetçi doktor hiçbir doğum belirtisi yok siz daha gider gelirsiniz demiş.Hemen kendi doktorunu aramış. Doktoru normal doğum istiyorsun bekliycez belirti yok ,sancı yok demiş. Hamilecik telefonu kapatmış düşünmüş taşınmış ben doğum yapmak istiyorum demiş. Yorulmuş artık son günler zor geçiyormuş. Sezeryana da geç kalırsam diye düşünmüş. Annesi ve sevgilisi onaylamışlar,desteklemişler.
Doktorunu tekrar aramış. Doktor sadece sen bilirsin diyebilmiş.O zamanlar doğum normal - sezaryan çok tartışılır olmuş. Doktorun kötü imha bırakmamak için yorum yapmadığını anlamış.Doktoru  istersen hastahaneye gelebilirim demiş. Tamam ben doğum yapmak istiyorum demiş.Doktor gelene kadar tahliller yapılmış, odası ayarlanmış,hazır hale getirilmiş. Zaten çantası, bebek eşyaları, bebek süsleri, ne gerekiyorsa arabanın bagajında duruyormuş.
Doktor gelmiş , 15 dakika sonra kocaman 4 kilo bir koca yanak doğmuş. Çok kısa bir süre sonra ameliyathaneden yeni annemizde çıkmış.Ameliyat hanenin kapısında sadece babası varmış. Kızım iyi misin demiş .Diğerleri bebeğin başındaymış ama babası ben kızıma bakarım demiş. Odasına çıkarmış , hemen bebeğini eline vermişler. O kadar şaşkınmış ki hemşireye sevebilir miyim demiş .Hemşire sizin bebeğiniz aslında ben sevebilir miyim demiş.:)
Bu sırada kardeşi ve babası gelmiş .Annesi,sevgilisi, kardeşi odayı süslemiş, bebeğin hediyeleri hazırlamış. 1 saatte haberler verilmiş, gelenler gelmiş.Saşkınlık içerisinde  tam bir anne olunmuş. Taze annemiz Bebeğinin mis gibi kokusunu içine çekmiş ve sükretmiş .Hiç acele ettim mi diye düşünmemiş her işte bir hayır vardır demiş.Çoğunluk Cumhuriyet yürüyüşüne gitmiş o gün ziyarete yetişememiş.Koca yanakla ve  ailesi o gün gidemese de her yıl gidip doğum günü yürüyüşte de  kutlar olmuşlar.

KEYFİNE DÜŞKÜNSÜN DİYELENLERE GELSİN

Son  on yıldır hayata farklı bakmaya başladım. Bunun sonucu olarak her şey den keyif almaya,insanlara öncelik vermeye,sevdiğim şeyleri bolca yapmaya, sevmediğim şeyleri asgari düzeye indirmeye karar verdim.Bazen çok sevdiklerimin bile yadırgadığını  suçlu hissettirmeye çalıştığını seziyorum.Ama sebebini anlamıyorum.


Toplumda şöyle bir yargı var.Mutlu insan ,hayatı oturmuş daha doğrusu iyisiyle kötüsüyle hayatını kabul etmiş insanlar rahat keyfine düşkün, zora gelemeyen,umursamaz  olarak kabul ediliyor.

Şikayet edilmesi normal karşılanıp ,şikayet edersen zorlandığını, üzüldüğünü, yorulduğunu sanki o zaman anlıyorlar. Şikayet etmekten hoşlanmıyorum olan şeyleri olduğu gibi kabul edip degiştirebildiklerimi değiştiriyorum, değiştiremediklerimi kabul ediyorum yada zorunlu değilse hayatımdan çıkarıyorum.

 İki çocuklu bir anne olarak çocuklarıma da bakıyorum ,oynuyorum,ilgileniyorum ama kendim keyfim içinde okuyorum,yazıyorum, geziyorum,kahvemi de içiyorum, çayımı da , arkadaşımla da buluşuyorum, özel günleri de kutluyorum , eşimle anne baba olarak yalnız kalmakta istiyorum.

Anneyim diye kendini önemsiyorum diye keyfine düşkün olarak suçlanmak bana garip geliyor. İşe ilk basladiğimda yetkilim sana göre de her şey güzel hep gülüyorsun zaten derdi.Aslında güzel olmayan, zorlandığım yerlerde var ama güzellikleri görmeye gayret ediyorum.Herkese de tavsiyem güzel bakmaları benimde bunu başaramadığım zamanlar oluyor ama başarmaya gayret ediyorum.

29 Ocak 2015 Perşembe

BEBEKLERDE KALPTE ÜFÜRÜM DUYULMASI


Kızımda üçüncü aylık rutin kontrolde doktorumuz kalpte üfürüm duydum dedi.İlk defa duymuştum. Eşimle endişeyle gözlerinin içine baktık. Telaşlanmayın şimdi bekleyelim bir daha ki ay tekrar inceleyelim dedi.Dördüncü ay kontrolümüzde tekrar aynı üfürümü duyunca bizi çocuk kardiyologuna yönlendirdi. Telaşlanmayın çok büyük olasılıkla masum üfürük ama içimiz rahat etsin dedi. Ciddi kalp rahatsızlıklarında da kilo almama ,büyümede geriden gelme olduğunu belirtti.Çok kısıtlı olan Çocuk kardiyolojisi bölümünden  randevu aldım. Kalp elektrosu ve muayne yapıldı. Üfürüğün masum oldu .Kalbinde iki tane kas lifi olduğunu belirtti.Bu bir hastalık değilmiş. Olmadığı olması gereken bir durum değilmis ama olmasınında bir sakıncası yokmuş .İçimiz rahat etti.

YEMEKTE ÖZGÜRLÜK

Rejim yapmaktan ve yediklerime dikkat etmekten oldum olası hiç hoşlanmadım. Kimse sevmez yemek yemek cok güzel diye dusunuyor olabilirsiniz.Ama benim sorunum az yemek degil onu ye bunu yeme özgürlügümü kısıtlandığı icin karsıydım.İlk hamileligimde 16 kilo alıp 14 kilosunu vermistim ki tekrar hamile oldugumu öğrendim. İkinci hamileligimde 15 kilo aldım 10 kilo verdim ama 5 kilo hala benimle.Birde kilo almamda vermemde zor olfugundan cok yememle yememem hemen farketmiyor.

Dogumdan sonra 4 ayı ne istersem sinirsiz yiyerek gecirdim.Allaha şükür kilo almadım ama kiloda veremedim.Birde sut vermeme güveniyordum. Bir gün karar verdim boye olsun istemiyorum.Ne kadar sagliksiz besleniyorum pastane ürünleri, kaşık kaşık nutella,bol tatlılı günler bitmeli artik dedim.O gün hemen diyetisyene gittim.Seker mi seker mi bir kadin bir saat sohbet ettik.Keyiflerinden olmazsa olmazlarindan vazgecme cay saati ve kahve saati senin icin onemli dedi.Gercekten de öyle. Gunluk yemem gereken besinleri siraladi ve neyi neyle ikame edebilirim.Cok hosuma gitti on gunu doldurdum.Kilo olarak bir kilo verdim ama cok duzenli besleniyorum benim istedigimde buydu zaten.Devam edersem kilolarda gidicek.Her istedigimi yiyorum ama kendimi kontrol ediyorum az ,tadimlik da oluyor ikame ederek de ama olsun mutluyum.Kilo vermek isteyenlere önerim. Mutlaka 6 öğün kendiniz olusturun doyumluk degil keyiflik olsun.

28 Ocak 2015 Çarşamba

ÇALIŞMA BEDELİ Mİ ÇALIŞMAMA BEDELİ Mİ

Bu konuda yazmak istedim.Çünkü bende bu kararı alırken çok düşündüm. Artıları eksileri tek tek değerlendirdim.Bu konuda kararsız kalan , mutsuz olan , sadece bir kişiye bile faydası olucaksa  yazmak istedim.
Ben çalışan bir anneyim. Çalışıp çalışmama kararını değerlendirecek bir fırsatım oldu .Oğlumu büyütürken  ücretsiz izin kullandım ve dokuz ay ben büyüttüm.Çok uzun vakit geçirme şansımız oldu.  Gördüm ki sadece ev hanımı anne olmak beni mutsuz ediyor.Kendime ait bir dünyam olmasını ,üretmeyi, hayatın icinde olmayı ,planlı yaşamayı ,kendi paramı kendim kazanmayı seviyorum.Meslegim geregi home office çalışmam imkansız.
Bu kişisel bir karar her anne kendisi karar verebilir. Bu kararı vermede şartlar çok önemli rol oynuyor.Kisiden kişiye hatta ayni kişinin farkli durumlarında bile degisebilir.Calisirken bebegimizi kime bıraktığımız, eşinizin nasil bir insan ve baba olduğu, yardımcı ebeveynin olup olmamasına, maddi duruma,çalışılan ortama,kisinin ic dünyası bu kararda rol oynar. Bırakalım anneler kendisi karar versin.
Çocuğun her hareketinde calisiyorsun himm ondan işte, seni özlüyor ondan yapıyor, iki kişiyle  büyüyen çocuk şımarık oluyor yorumlar söylenmek için firsat kollanması çalışan anneleri daha da yoruyor.Cocugunu büyütmek icin evde oturmayi secmis annelere de bunun icin mi okudun,okudu ama evde oturuyor,cocuk büyüyecek sana ihtiyaci kalmayacak yorumlari yapılır durur.Ne yapsan çevrenin  söyleyecek sözleri  var.Her seçimin bir bedeli var.Önemli olan annenin hangi bedelin kendisine daha az yıpratacagına karar vermesi gerekiyor.

BİR ÜÇÜNCÜ NESİL HİKAYESİ

Aile ziyaretlerini çok sevmem sadece isteyerek gittigim tek yer annemin teyzesinin evi.Ailemizin en yaşlısı eşi ve bakıcısıyla yaşıyor. Artık yürümekte zorlanıyor ,yemegini kendisi yiyebiliyor çoğu davranışını destekle yapıyor. Çok sık agliyor ,genelde herseyden şikayetçi ve kolay mutlu olmuyor.  Kendi zevklerine göre vakit gecirecek birşeyler bulmuş. Katarak ameliyatı olmuş görmesi cok güzel sadece kulaklarinda duyma aleti var.Gazete okuyor,iki tane maarif takvimi vardı arkasindaki yazilari okuyup begendiklerinden bir defter yapmış orda biriktiriyor.Dini olarak yasin kitabı var onu okuyormuş. Siz gittiginizde bebekle cok ilgilendi ama genelde kendini anlatmaya calisiyor.Hatta cay icmek bile istemedi.Ben sonra icerim konusuyorum,böylesi bana daha iyi geliyor dedi.Devamlı bize göstermek icin birseyler aradı. Kagit,gazete benzeri şeylerle onundeki masasi dolu.Eşine cok düşkün biz gittigimizde uzanmıstı,bakıcısına devamlı babani kaldır diyordu.Kendisi dinlensin diye kaldirmak istemeyince teyze sen bizim sevgiize engel olmaya calisiyorsun diyormuş. Bu arada bakici hanım cok tatlı göçmen bir hanım özverili ama dengeyi kurmak cok zor sonuçta oda bir insan anladigim kadariyla bunaldıgı anlar oluyor. Onunlada konustum baska bir yazımda paylasıcam.

26 Ocak 2015 Pazartesi

SAGLIKLI YASAMDA BİR HAFTA BİTTİ

Bir haftadır yediklerime dikkat etmeye çalışıyorum. Atladığım ve kaçırdığım öğünler oldu tabi genel olarak ilk hafta da  bir düzen oluşturdum. Evde olduğum zamanlarda düzenli olarak uyguladım. Birkaç misafirlik ve  hafta sonunda baya zorlandım.Fazla yediğim öğünlerde diğer öğünler az yiyerek kendimce denge oluşturdum. Hep bir sonraki öğünü düşünmek biraz yorucu oluyor.Ev dışında yiyeceklerini mutlaka yanımda taşımam gerekiyor. Doktorumun en üstümde durduğu şey aç kalmamam , çok acıkmadan atıştırmak.
Bu gün kontrolüm vardı. Ne yazık ki her zaman olduğu gibi ilk zamanlarda vücudum direniyor. Kilomda herhangi bir değişiklik olmamış. Değerlere göre sadece çok hafif bir kımıldanma olmuş.Bu şekilde bir süre daha beslenmeye devam etmeye karar verdik.Benim moralim bozuldu ama şimdilik aynı düzende devam etmeyi düşünüyorum.

HANGİ OYUNCAKLA OYNAR?

Oglum dogdugundan beri gerek ilklerin çocuğu olmasından gerekse anne baba olarak pek bir hevesli olmamizdan istediği yada bizim görüp beğendiğimiz oyuncakları almaya çalıştık. Ama kullanım süreleri cok kisa sürüyor. Ilk hevesle maksimum beş dakika oyalanıp birakiyor.Bir bucuk yasindan sonra yapbozlar,sesli oyuncaklar,legolar,top,müzikli kitaplar ilgimizi biraz cekmeye başladı. Yanliz oynamak istemiyor.Kendi odasina götürüp oyuncaklarını göstermek kendi alanını yaratmak istiyor.Yas grubuna göre oyun hamuru,el beceri aktivelerini alıp hiç ilgilenmediginde üzülürdüm. Yuvada cok guzel tum akvitekere katılıp yapabiliyormus. Belki de ben istedigim icin bu zamana kadar kadar ters tepki veriyordu.
Yazın sitede bir sürü aktiviteden kendisine kovayla su taşıma ve basketbolu seçti. Onemli olan pota degil sanırım cocuklardan etkilendi.Yukarı dogru atıp oley diyor ve cok mutlu oluyor.Eve küçük pota aldik ama ayni tepkiyi göstermedi oyuncak olarak ele aldı.Dün basketbal ve voleybol topu aldık. Toplar ağır oldugundan bu zamana kadar ertelemistik.Babasiya oynadilar cok mutlu oldu yoruldu araba da topu elinde uyuya kaldı. Çocuklarında zevkleri ilgi alanları var.Cocuklar kendi oyuncaklarını, aktivitelerini kendi belirliyor,yeterki elimizden geleni yapalım secim şansı yaratalım.

ANNE BABA OLMAK BAŞ BAŞA KALMAYA HAKKIN YOK DEMEK DEĞİL

Çocuk olduktan sonra insanin hayatının merkezine oturuyor.Çok yoğun ve çok değişik tarifi mümkün olmayan bir duygu yaşıyorsunuz. Devamlı size muhtaç bir yardım bekleyen bir parçamız oluyor.İnsan kendisini mutlu etmek için yaptığı şeylerden yeri geliyor vazgeçiyor. Ama aslinda bunu yapmamak lazım desemde zaman zaman yaptığım oluyor.Hata oldugunuda hoslandigim seyleri tekrar yaptigimda anliyorum.Eşimle nerdeyse bir yildir sinemaya gitmemistik. Zaman kısıtlı yaptigimiz aktiviteleri cocuklu yapilabilir seciyoruz.Akşamları da anneme birakabilirim ama lüks gördüğümden cekiniyorum.Evde izliyoruz ama sinena farkli bir ambiyans oluşturuyor. Kafan rahatlıyor ve filmin icine girip yaşayabiliyorsun.Hafta sonu bize firsat oldu.Annemin sartlari cok uygundu.Bizde kaldi desem yeridir.Bu zamanı degerlendirin ben cocuklara bakarim dedi.İki gün üstüste sinemaya gittik.Hem eşime hem bana nasıl iyi geldi anlatamam.Gene karar aldık en azindan onbesgünde bir sinemaya gidicez.Bakalim uyabilecek miyiz ama bu bize bir süre yeter.Mutlu çocuk mutlu anne&babadan yetişir. Şartları zorlayalım kendimize zaman ayıralım.

23 Ocak 2015 Cuma

BEBEKLER ANNE İÇİN NE ZAMAN BİR YAŞINDA OLUR?

Benim kızımı öğrendiğim gün aslında  doğum günüydü . O günden sonra kendimi hep iki çocuklu hissettim. Belki dokunamıyordum ama bebeğimi görüyordum , hissediyordum . İlk günler karmakarışık duygularla geçti.İlk hamileliğime göre daha gergin bir üç aydı.Oğlumda yürümeye başlamış, keşfetme dönemindeydi.Zorlu günler geçirdim.Haksızlık eder miyim oglum eksik kalmasın diye hep cabaladım durdum.Kendim yetisemedigimde destek aldım ama oglunu nagdur etmemeye calıştım. Zorlansamda yanında olmak gereken   ve beraber ne yapmamız gerekiyorsa yaptık.Ailemin de desteğiyle bu zor günleri güzel atlatmaya çalıştık.Yaşamadan anlaşılmıyor ama hamileyken iki çocuğa yetebilir miyim vardı. Doğunca anladım ki anne yüreği çok büyük tüm evlatlara yer var, bir yolunu bulup düzene koyulabiliyor. Bir seneye baktığımda hayatımda belkide çok farklı senelerden biri. Ama iyi ki de farklı süprizli olmuş .Kardeşini çok seven bir abi ve abisine gülerek her anını izleyerek bakan iki evladım var.İki çocuk zor kolay değil ama çocuklarıma faydalı olacağını onları geliştireceğini düşünüyorum. Anne olarak zorlanmamak mümkün değil ama buna değer mi bir saniye bile duraksamadan evet değer derim.Bu kararlar zor kararlar ama her zorluğun da güzel bir karşılığı var.

22 Ocak 2015 Perşembe

İYİ İNSAN KİME GÖRE

İnsanın iyiliği bence kendinden güçsüze olan davranışıyla ölçülüyor olmalı.Dün sevdigim bir dostumuzun sözleri benim tüylerimi diken diken etti.Karlı günlerde apartmana yakın iki kedi donarak öldü. Biz aile çok üzüldük, gece annem farkedip yemek vermeye çalışmış ama görmemişler. Daha sonra gündüz oldugunda iş işten gecmisti.Dostumuzun yemek vermesi daha kolay bilerek vermemiş çünkü kedi ona hi hi yapmış. Cok korkmuş. Öldüler iste dedi.Biz cok üzülmüş ve fark etmediler sanmistik.Yaziklar olsun dedim birsey desen anlamaz ki.Başka bir kedi icinde apartman boslugina sığınan  o kendini kurtardı eşim zorla çıkardı dedi.Iyi sanırdım yanilmisim.Yaziklar olsun.

21 Ocak 2015 Çarşamba

SAĞLIKLI YAŞAM SERÜVENİM BAŞLADI

İlk hamileligimden beri yediklerimi kontrol altına almak istiyordum.Bir türlü hayata gecirememiştim .Dünden itibaren bu hayat boyu devam etsin istedigim, ama ne kadar devam edeceğine guvenemediğim bir yola girdim.Aslında sorun gercekten sağlıklı yaşam, kilom var ama oldugu kadarını gostermiyorum belkide bu durum bu zamana kadar beni engelledi.Pazartesi ani bir kararla diyetisyene gittim.
Diyetisyenle öncelikli olarak beni konuştuk.Daha once de bir kere farklı bir diyetisyene ilk hamileligimde gitmistim.Ama simdi gittigim cok farkli benim keyiflerimi,severek yediğim seyleri degistirmeden bir duzen kurucaz.Her istedigimi yiyebilirim ama sonuclarina katlanmam gerekiyor.Onu yeme bunu ye yok.Günde 4 dilim ekmek, 2 adet süt ürünü, 2 adet meyve,cay ve kahve keyfi,3 ara ögün,3 ana öğün hakkım var.Adet olarak belirttiklerim porsiyon olarak gecerlidir.Kozlenmis her türlü sebze serbest, tansiyonuna etki etmezse istersem 2 yesil çay icebilirim.Kahvede sekeri 1adetle sinirli tuttuk.Istersem 1 adet simit yiyerek gun boyu ekmek hakkimdan fedakarlık edebilirim.Dün dogum günü kutlamasi vardi.Bir dilim pasta yedim ve 2 dilim ekmek ve et,balik,tavuk porsiyonumdan vazgectim.Simdilik bu kadar devami olucak.

20 Ocak 2015 Salı

SEN OLSAN NE YAPARDIN?

Sabah uyandim. Kahvaltı sonrası çayım eşliğinde internette dolasmayi seviyorum.Facebookta bir video vardı. Komik bir paylaşım diye izlemeye başladım. Market kuyrugu var.İnsanlar alışveriş yapiyorlar.Sıra bir kadında bez,süt vb gerekli şeyler almış. Ama ödeme kismina gelince kredi kartını uzattı. Kredi karti birkacdeneme yaptilar yetersiz bakiye verdi.Kadın  düşünmeye başladı. Bezi farklı marka degistireyim,sütü cikarayim,ekmegi mi cikarsam.Aglamaya basladi kendi durumu anlatti.Arkasinda br bey var sakinlikle dinliyor.Baska bir kasadan bir kadin gelip alisverisin ücretini odedi.Kadın adresinizi verin,size odeyecegim bunu dedi.Yardım eden kadin bende cok zor günler gecirdim,bana hic borcun yok dedi.Gözyaşlarıyla izledim.Sonuna kadar Alyan Erkeklinin programıymış sen olsan ne yapardin bunu anlayamadım. Oyunculuk ve süperdi sanki kendi basima gelmis gibi hissettim.Toplumumuz herkes teyzemiz gibi yapabilse ne guzel olurdu.Kadin yalandan yapıyor olabilirdi diye düşünebilirsiniz ama siz yardim edin o utansin.Benim fikrim bu siz olsaniz ne yapardiniz yalan mi dye düşünüp yardim etmemek mi yoksa ne olursa olsun yardım etmek mi yada ne var normal birsey diyip umusamamak mı.

17 Ocak 2015 Cumartesi

TECRÜBE FARKLI DÜŞÜNDÜRÜR

Ogluşumu okuldan alırken yaşadığımız aglama krizini gecen yazilarimda yazmıştım. İçime cok dert oldu.Evi gelmek istemiyor sevmiyor mu diye düşünmeye başladım.  Babamla sohbet ederken bahsettim.Kızım sen erken mi aliyorsun okuldan dedi.Evet 10 dk erken alıyordum. Erken alanlar var. Üzülmesin diye bende erken aliyordum.Çoğunluk tam saatinde aliyir sanırım. Babamın yoruma göre erken aldığım icin arkadaşları daha orada kaldigindan aklı kalıyordur.Bir sonraki gün babami dinleyip bu sefer gec almaya gittim.Gercektende hic sorunsuz,aglamadan eve geldik.Oglumu üzmemeye calışırken,üzüyormusum aslında. iyi ki babamla paylaşmışım sorunu çözdük.

16 Ocak 2015 Cuma

DOĞRU KREŞ ZAMANI

Standartlar dışında davranışlar cesaret istiyor.Hiçbir sebep yokken daha doğrusu şuan izinde olmama rağmen oglumu yarım gün yuvaya verdim.Tek sorun bakilmasi degil çünkü oglumu gozlemlemistim. Dışarı çıkmayı cok seviyor,arkadaslariyla oynamayı ve ozellikle kendine uygun ortamlar cok ilgisini cekiyor.Bu kararı verirken cok olumsuz yorumlar oldu.Daha çok küçük , yazık degil mi,iki çocukla zor oluyor di mi,istemez hep olumsuz yorumlar. Bana sanki kendi cocugumu evde istemiyorum ,bana yük oluyor ve kardesi oldu diye onu veriyorumu hissettirmeye calistilar.Bu ikinci haftamız iyiki yarim gun krese vermisim. Oglum çok mutlu,ogretmenini seviyor, yuvasinu cok seviyor gelmek bile istemiyor bazen ve ben de onu mutlu ettigim için daha mutluyum.Yakın bir yer yuruyerek gidiyoruz anne/ogul yürüyüş oluyor. Tereddüt eden ve yuvaya baslatmak isteyen herkese tavsiye ederim.

15 Ocak 2015 Perşembe

CEVİZ AGACI

CEVİZ AĞACI

Başım köpük köpük bulut,
içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril.
Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var,
Yüz bin elle dokunurum sana, Istanbul'a.
Yapraklarım gözlerimdir.Şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, Istanbul'u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında…

NAZIM HİKMET

GELDE İŞİN İÇİNDEN ÇIK

Dün bir arkadasimla sohbet ediyorduk.Bir oğlu bir kızı var.çok erken yaşta anne oldu.Çocukları erkenden büyüttün keyfini çıkar dedim.Aslında bir tane daha yapmayı dusunuyorum dedi.Şaşkina döndüm ben daha iki cocuklu hayatta zorlanırken üçüncüyü istemek neden diye düşündüm. Sordum.Neden?Cevabı açısından hic düşünmemiştim. Bir abisi var iki kardesler cok yanlız kalıyorum bir kız kardeşim olsa böyle olmazdı dedi.Ayni sekilde abimde cok yanlız kalıyor. Ben her konuda onu anlamiyorum dedi.Oysa ben ikinci çocuğumu beklerken farklı bir cinsiyette olması ailede esitlik saglar , karsi cinsi tanımaya çalışırlar  ve çocuklarımın böyle büyümesi daha faydalı olur düşünmüştüm. Ama bunun sonu yok ki tek olmaz kardeşi olsun,yok bir kız kardeşi olsun,bir erkek kardeşi olsun.Karışık durumlar tek bir cevabı ve yolu olmayan.

BAZEN ANLAM VEREMEZSİN

Dün okuldan almaya gittim.Hersey çok güzel beni görünce sevindi.Hatta
hemen dışarı cıkmak istedi.Görevli ile beraber giyinmesine yardim ettik.Arada hep gitmek istiyor.Yuvanin kapısından cıktık .Nasıl bir ağlama krizi anlatamam.Yanına çömeldim,okul bu günlük bitti birtanem eve gidiyoruz.Markete gidip birseyler alalim dedim.Yok beni dinlemiyor.Okula geri dönmek istedi.Herkes çıkıyor el salladık yine sonuc alamadık. Aglayarak eve geldik. Yol boyunca öğrendiğim bildigim tüm yöntemleri uyguladım.Ama sonuçta etkili olamadım. Aglayarak eve geldi bir süre ağladı. ve kendi kendine sustu.Demekki bunu yaşamak istiyormuş. Sakin oldum,anlamaya calıştım,konustum,dinledim,sakinleştirmeye calıştım, ilgisini dağıtmaya calistim ama aglamasına mani olamadım. Ama hala neden ağladı anlayamadım diye düşünmüyor degilim.

14 Ocak 2015 Çarşamba

YENİLENEN ANNE OLMAK

Her konuda olduğu gibi annelikte de ayaklarımız yere basmalı dik durmalıyız. Ufacık bir hata yaptığında laf söylemeyi bekleyenler çok olabilir.Anneden hiç olumsuz konuşmaması  hiç şikayetçi olmaması bekleniyor.Aslında anlattıklarımız şikayet değil konuşma ihtiyacı , iç dökme , takdir bekleme belki de.Ama ağzını açtın mı çocuk büyütmek zor yapmasaydın ilk cümle oluyor.

Sağlıklı düşünebilmek iyi bir ruh haliyle mümkün olabiliyor.Kendimde çok hissediyorum.Biraz müzik, birkaç  sayfa kitap, az bir yürüyüş,  markete gitmek, bir tur atıp gelmek,istediğin bir yemeği yapmak,istediğin bir şeyi içmek, güzel giyinmek, makyaj yapmak,özenli bir kahve,bir telefon konuşması  beni yeniliyor.Bunları yaparken sadece 5 -10 dk da olsa yaptığımız şeye odaklanıyorum.Yoksa bu bir dinlenme olmaz, boşa zaman kaybı sayılır. Bildiğimiz şeyler yazdıklarım ama insan içinde olunca göremiyor anlayamıyor. Kendi kendine mutsuz oluyor. Yazı bitti evet simdi ne ödül veriyorsunuz kendinize.

13 Ocak 2015 Salı

ŞÖYLE YAP BÖYLE YAP

Çocuk büyütme çok zor iş.  İnsan ne bilirse bilsin, ne okursa okusun , ne düşünürse düşünsün zorluk değişmiyor. Konu insan olunca formüler hep tutmuyor, iki artı iki dört etmiyor, örnekler birbirine uymuyor. Tam alıştık derken yeni bir dönem başlıyor .

İlk anne olduğumda kabul ediyorum çok acemiydim.Sonra bebeklikte zaman geçtikçe rahatladım.Büyümeye başladık,büyüdükçe  daha rahat anlaştık. Şimdi bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde yine acemiyim. Bebeğim çocukluğa geçerken bende çocuk annesine geçiş yapıyorum. Bebekken uyguladığım yöntemlerle  bu dönemi geçiremiyoruz. Karşımda  kafa tutan , dediği dedik , fikirleri olan, her işini kendi yapmaya çalışan bir çocuk var .  Benim görevim büyüyen bebeğimin  istediklerini yapmaya çalışıp, inatlaşmadan doğru davranışları göstererek uygulamasına yardımcı olmak.

Bunları yaşarken herkesin bir fikri var. İçlerinde ilim sahibi olmadan fikir sahibi olanlar da , çok bilgili uygulaması olmayanlar da var. Ben ne yapıyorsam oğlumun iyiliği için yapıyorum. Hep doğru yapmıyor olabilirim. Oğlumla beraber yaşıyoruz beraber öğreniyoruz. Ona sonsuz sevgimi veriyorum , var gücümle mutlu bir insan olması için çabalıyorum.Yardımcı olmak isteyenlerden ukalalık,kınama değil tavsiye,öneri bekliyorum.Anneler  bebeği için en iyisini yapmaya çalışır.

YEMEK KONTROLÜ

Herkes yedirmek için tarifler verir ben yemek kısıtlanmasını yazacağım.  Dokuz anne sütü beslendik.Altıncı aydan itibaren ek gidalara başladık. Ek gıdaya geçişte sorun yaşamadık. Tabi seçici oldugumuz besinler oldu.Ama sevdirmeye calistim diretici de olmadim.Anne sütüne de ek düşkün degildi. Bir yasini gectikten sonra doktorumuzun uyarisiyla yediklerine dikkat etmeye başladık .Kilomuz iki kilo fazlaydi.Ailede kilo fazlası olan kisiler oldugundan dikkat etmemizi söyledi.
Daha bebek oldugundan ne yapabilirdik. Verdigimiz yemekleri kontrol altina aldik.Küçük parçalardan oluşan yaban mersini, kuş üzümü, soyulmuş ay cekirdegiyle yeme surecini uzatmaya çalıştık. Zaten çok az verdigimiz hazir gıdaları eve hic almadık.Yemekleri hariç atistirmalik istediginde salatalık, leblebi, yogurt vermeye çalıştık. Yemek yemek istemediginde israrci olmadık. Var olan kilomuzu bir yildir korumayi başardık. Bunları yaparken vicdan azabi cekmedik,hersey oglumuzun iyiligi için, yeme alışkanlıkları küçükken olustugunun bilincindeyiz.

12 Ocak 2015 Pazartesi

ARTIK KRESE ALISTIK

Bu gün ikinci haftamız başladı. Giderken hiç sorun yaşamadık.Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra oğlumla konuştum . Anlattım bu gün okulun var, arkadaşlarının yanına gidiceğiz. Temiz gidelim banyo yapalım dedim. Banyoo banyoo diye koşarak banyoya gitti. Bizim birde banyo keyfimiz oluyor .  Suyla oynamak , köpük yapmak, küçük kaplara su doldurmak çok hoşuna gidiyor. Bende devamlı gözlemleyerek oynamasına izin veriyorum. Banyomuz bitince baya bir gevşedi. Uykusu geldi . Mis gibi uykusunu aldı, , öğle yemeğini yedi.Çok güzel hazırlandık ,okula gittik.Okulun kapısından girince sanırım tanıdı . Ayakkabılarını değiştirdik, beni öpmeden yukarı çıktı. Sevindim hemen alışmıştı. Ama almaya gittiğimde aya aya diyerek boynuma sarıldı.Çantasını alıp gitmek istedi. Özlediğini hissettim. Öğretmeni iki saat çok güzel oynadı , son bir saattir çantasını alıp elimden tutuyor dedi. Eve geldiğinde baya oynamış normal günlere göre yorgundu. Akşam uykusuna normal saatimizden erken yattı. Bu günümüzde böyle geçti. 

11 Ocak 2015 Pazar

KARDES YAS FARKI

Kardesler arası yaş farkı için ideal bir yaş var mıdır? Az yas farkı bakımı cok zor ikiz gibi evde iki bebek oluyor. Büyük biraz kendine gelsin dendiginde 3-4 o zaman buyuk olan kıskanabiliyor.Yaş farkını biraz daha açtığımızda okula baslayan bir cocuk ve bebek oluyor.Tam okulun oturmasını beklersekte kardesler arası çok yaş farkı oluyor .
Kendimi ele alırsam kız kardeşimle aramızda yedi yaş var. Ben okula başladığım yıl doğmuştu. Belki annem için rahat olmuştur. Ama bizim açımızdan beraber yürüyemedik. Sadece kan bağı olan bir dost olduk ama yaşadıklarımız birbirinden çok farklı oldu. Ben liseyi bitirdiğimde kardeşim ilkokulu bitirdi. İyi var diyorum ama bir çocuk olarak beraber büyüsekte güzel olurdu. Kendi cocuklarim arasinda iki yas var. Benim cok zor oluyor. Ama şimdilik oglum paylasmayı ogreniyor kızımda evden dolasan kucuk bir abiden haberdar abisini izliyor, gülücükler yapiyor. Gozlemledigim bir tanigin cocukları arasinda üçbuçuk yas anne daha rahat daha bilincli daha yardimci  bir çocuk var.Ama artik büyük cocukta kıskançlık olabiliyor.Bebek gibi davranma,bebege yapilanin ayni tavri istemek gibi.
Bence dogru zaman diye bir zaman yok. Mutlaka bir zorlukla karşılaşılıyor. Önemli olan hangi zorluga katlanmak istediginiz.Ben halimdem mennunum kendim rahat edemesemde çocuklarımın beraber buyumesi ve arkadas gibi olucak olmaları beni rahatlatıyor. 

9 Ocak 2015 Cuma

BENCE 2 YAS SENDROMU

2 yas sendromu deyince çok araştirma yaptim,cok blog okudum ve yaklasik 6 aydir zaman zaman oglusumla yasiyoruz.Ama dün akşam şunu anladim ki aslinda 2 yas süreci çocuk içinde sorun belki de bu dönemi yaşamak istemiyor.Ama büyümesi için bir şart zorunlu yaşiyor.Regli dönemleri,hamilelik süreci,lohusalık bu dönemleri seçme şansımız olsa yaşamak istermiydik. Bu sonuçlara nereden geldim derseniz.3-4 gündür hava karlı, dışarı cıksakta pek gezmelik degil hava almalık oldu.İki gundür oglumu tanıyamıyorum.5-6 aydır yaşadımız bu süreci ilk defa bu kadar şiddetli yaşiyoruz.Aslinda inat yapiyor,kendini yerden yere atiyor,agliyor çok üzüldüm dedigimde de gelip sarilmak istiyor.O sarilma bana istemeden yapiyor duygusunu yasatti.Büyüme sürecinden bunu bünyesel zorunlu yaşıyor.Artık ogluma hak vermeye karar verdim.Daha kolay atlatıcaz bu dönemi inşallah.

8 Ocak 2015 Perşembe

NİNNİLERLE GELİŞİM


Çocuğunuza ninni söylediğinizde: Çocuklar ilişkilerinde duygusal olduklarından, bu sesle sevgiyi öğrenecektir. Bebeğinize gülümseyin, onunla konuşur gibi ona dokunarak ninni söyleyin, İhmal edilen bebeklerin beyinlerinin tüm bölgeleri gelişmesini tamamlayamazlar. Ayrıca özellikle ona dokunmakla beynindeki büyüme hormonu salgılanmasını arttırırsınız. Günde 3 kez on beşer dakikalık hafif masajlar yapın. Ninni söylerken cildinizin birbirinize temasını sağlayın.

Ninni serüvenimiz oğlumla başladı.İlk doğduğunda çok gazlı bebekti. Gaz sorununu atlattık derken sosyal bebek durumu ortaya çıktı. ''Sosyal bebek çok uyumayı sevmeyen ,ortama hep katılmak isteyen bebek'' Bu tanımı doktorumuz yaptı. Sosyal bebek çok tatlı oluyor da anne enerjisini tüketiyor. O zamanlar da sadece ağlamasın diye uydurma ninniler söylerdim. Gittikçe gelişti oğluma olan sevgi sözcüklerimi melodili bir şekilde söylemeye başladım. Benim sesime iyice alıştı babası yada anneannesi uyutmaya çalıştığında sadece benim sesim eşliğinde uyuyabiliyordu. Hatta sesim pek güzel değildir . Eşim lady hadi patlat bir Mİ MİNÖR diyordu. Bir yaşına yaklaşıyorduk.Bir gün mevsimlerden yaz camlar açık, karşı komşu beni geçen gün ağlattın dedi . Anlayamadım şaşırdım . ''Sen oğlunu uyutuyordun çok hoşuma gitti ne güzel söylüyorsun annem aklıma geldi ''dedi. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Ama şunu anladım duygu yoğunluğumu komşu bile anladığına göre oğlumun çok hoşuna gidiyordu.Şimdi söylemesem de genede sesim çıktığında dinliyor. Eşitlikten yola çıkarak ve faydasını gördüğüm için  kızıma da  uyguluyorum.


KAYNAKÇA : http://www.kisiselbasari.com/annenin-ninnileri-cocugu-nasil-etkiliyor.html

6 Ocak 2015 Salı

HER ÇOCUK FARKLI TAT AYNI DOYUM

İlk çocuğumun erkek olmasını daha liseden beri isterdim. Bunu sebebi iki kız kardeşiz ondan olabilir ya da kız kardeşimle yaş farkımız var  annemin hamilelik sürecini beraber yaşamıştık, hep erkek beklemiştik. Kendim hamile kaldığımda içime oğlum olacağı doğuyordu. kız olma ihtimalini hiç düşünmedim gerçekten de oğlum oldu. Oğlum doğduktan sonra hep kardeşi olsun isterim diye söylerdim ama bu konuyu hiç düşünmedim. Oğlumun iki yaşını kutlamamızdan çok geçmeden bize süpriz bir bebek geliyordu. O an inşallah kızım olur dedim. Aileme çok düşkünüm ve annemle aramız çok iyidir bu duyguları bende yaşamak istedim.
Hayırlısı buymuş kızım oldu. Hamilelikte çok algılayamadım. Beni oyalayan anneliği yaşadığım bir oğlum vardı. Ama kızımın doğmasıyla başka his oluştu içimde. Oğlumla aynı gibi ama farklı gibi de. Kızı olan anneler hep derdi. Kız çocuğun farklı olunca anlarsın diye . Gerçekten de farklı bir tat . Evlat ayrımı  hiç olmuyor ona eminim.Aynı doyum duygusu ama çok farklı tatlar. Allah yaşamak isteyen herkese yaşatsın inşallah.

ANNELIKLE GELISIMIM

Oğlumun bebeklik dönemini bitirip çocukluğa geçişiyle beraber kendime döndüm. Nasıl mı oldu ? Zaten biliyordum ama görünce daha iyi anladım. Oğlumla beraber kendimi keşfediyorum.
Bazı güzel alışkanlıklarım, ön yargılar , zevkler, hayal kırıklıkları , huzur , mutluluk ben çocukken oluşmuş. Bu gün neden yaptığımı bilmediğimi alışkanlıklarımın temeli çocukken doğru yanlış olarak beynime kaydedilmiş. Doğan Cüceloğlu'nun  'Mış Gibi Yetişkinler ' kitabını okudum. Çok şey öğrendim. Çok şeyi sorguladım. Doğru yaptıklarımı teyit etmiş , yanlışlarımı fark etmiş oldum.Uzaklar da aramaya gerek yok kendimi inceledim sonuçlardan doğrulara hatalar vardım.Hatta kitap bitti bir şey kaçırdım mı diye tekrar okuyorum.
İnsan psikolojisi hep aynı aslında, sadece yetiştirilen ortamlar kişiliği geliştiriyor yada köreltiyor.Bir önceki nesile göre daha bilinçliyiz, kaynaklar daha ulaşılabilir , şartlar daha elverişli  çocuklarımıza olumlu farklar katabiliriz. 

5 Ocak 2015 Pazartesi

İLK KREŞ GÜNÜMÜZ

Uzun zamandır oğlumu kreşe vermeyi düşünüyordum. Bir türlü kısmet olmadı. Yazın denizden ve güneşten faydalansın diye, hamilelik sırasında kendini kötü hissetmesini önlemek için , kardeşi doğduğunda kıskançlık olmasın diye erteleyip durmuştuk. Yeni yıl planlarımız için de vardı. 26 aylık oldu ve artık yaşıtlarıyla yada çocuklarla oynamak istiyor. Dışarda çocukların peşinden koşturuyor iletişim kurmak istiyor. Hafta sonu karar verdik. Randevu almaya fırsat bile vermeden evimize yakın olan anaokuluna sabah konuşmaya gittik. Daha önce oyun gurubu  yada kreş deneyimimiz yoktu.sadece anaokulunu daha önce araştırmıştım. Velilerden görüşlerini ve memnuniyetlerini dinlemiştim.
Yolda giderken artık okula gideceksin ,orada arkadaşlar var dedim ve bahçesindeki parkı gösterdim. Dediklerimi anlamıştı. Üzerimizi çıkardık,  golaşları giydik .Hemen sınıfa doğru yönlendi sınıfı üst kattaydı ama tereddüt etmedi. Anlayışla karşıladılar . Sınıfa çıkaralım siz buyurun bakalım ne yapıcak dediler. Arkasına bile bakmadan gitti. Biz müdüre hanımla konuşurken ne zaman getirecekler diye bekledim getirmediler. Bilgilerimizi aldık çayımızı içtik. Sınıflar, yemekhane , uyuma alanını gezdik. Oğlumuzun sınıfına uğradık. Oturmuş masada arkadaşlarıyla oyun hamuruyla oynuyordu. O anı anlatamam gözlerim doldu ne kadar büyümüştü. Bizi görünce koşup sarılmasını beklemiştim ama el salladı. İçim rahat etti demek ki sevdi diye düşündüm. Bu günlük sabah gittik ama artık her gün öğleden sonra üç saat gitmek üzere kararlaştırdık.Öğlen yemekten sonra almaya gittik. Yemek yiyordu hemen toparlandı bu sefer gelmek istedi. Yemeğini çok güzel yemiş  ve grupla beraber anlaşmış. İlk günümüz çok güzel geçti hep böyle olur umarım.

4 Ocak 2015 Pazar

BENİM DE HAYALİ ARKADAŞ VARDI

Çocukken benim de hayali iki arkadaşım vardı. Bunu ayırt edebilmem  çok yıllar sonra oldu. Yeni işe başlamıştım. Çok yaş farkımız olmamasına rağmen erken yaşta çocuk sahibi olan bir arkadaşım vardı. Şimdi anımsıyorum ben lay-lay-lom dolaşırken o nelerle uğraşıyormuş. O zaman çok garip gelirdi. Bir gün geldi. Kızımı pedagoga götüreceğim . Hayali arkadaşları var dedi. O zaman hayali arkadaşın farklı bir durum olduğunu anımsadım. Arkadaşıma bir şey söylemedim. Ama içten içe merakta ettim.Pedagog nasıl bir yorum yapacaktı.

Ertesi gün ben sormadan gelip anlattı.Dikkatlice dinledim. Pedagog yalnız büyüyor . İlk iş yuvaya verin, daha çok sosyalleşsin, birde babasıyla ilişkisini irdelemek istemiş .Çocuktan bir resim çizmesini istemiş. Sadece annesi ve kendini bir karede babasını çok uzakta çizmiş. Babasının yaşı da arkadaşımla aynıydı. Şimdi algılıyorum Çocuğa alışamadığından yaptıkları etkinliklerden hep uzak duruyormuş .Çocukta onun için babasını aile dışında kabul ediyor demiş.Arkadaşım bu durumlara hassasiyet göstererek bu sorunu aştılar.

Gelelim benim hayali arkadaşıma sadece oyun oynarken benle beraber olurlardı.  İki kişiydiler. İsimlerini ben vermiştim. Çok anlamsız karşılığı olmayan sözcüklerdi. Okula başladığımda fark etmeden kayboldular.Yıllar sonra bir lokantanın adında duydum tekinin adını. İlk gittiğimde çok sormuştum. İsmi nereden buldunuz anlamı ne falan diye. Çok ilginçtir o lokanta eşimle ilk tanıştığımızda yemek yediğimiz yerdir. 

SEN BÜYÜKSÜN SEN KÜÇÜKSÜN

Bu gün oğlum pepeyi izliyordu. Pepe büyük müyüm küçük müyüm anlayamamıştı.Pepe annesinin arkasından işe gitmek istedi çok küçüksün dediler, yemek yemek kendisi istemedi anneannesine söyledi o zamanda sen büyüdün artık yemeğini kendin yemelisin dediler.Bunları duyunca anladım ki çok çelişkili davranıyoruz. Çocuk sadece kavramları tek değerlendirebiliyor.  Gerçekten bazen çocuklardan çok şey bekliyoruz. Küçücük dünyaları var. Bizim bile algılayamadığımız şeyleri onların anlamasını bekliyoruz.Kardeşim doğduğunda ilkokula başlamıştım.Sen abla olucaksın kardeşin olucak büyüdün dediler büyükler belki beni onurlandırmak için söylüyorlardı ama ben üzülmüştüm.Sanırım büyümek istememiştim.
Sanırım bazen kendimizi onların yerine koyarak davranmalıyız . Bizim içinde sen bunu yapmak için çok gençsin genç işi dense yada yaşlı gibi davranıyorsun dediklerinde aslında kızıyoruz. Kendimiz kızarak yaşadıklarımızı onlara yaşatmayalım.

FARKINDA ANNELİK

Anne olmak belki de çok daha zorlaşıyor yıllar geçtikçe. Günümüz anneleri daha çok bilinçli , daha çok araştırmacı, teknoloji sayesinde bilgiye daha kolay ulaşılabiliyor.  Bu durumlar annelerin hayatını bazen kolaylaştırıp bazende çok zorlaştırıyor aslında. Çok şey bildiğinde daha bilinçli oluyorsun , daha çok araştırıyorsun, teori de öğrenilenler yaşamaya pek benzemiyor .Bazen arasında sıkışıp kalıyorsun.
Kendimi her gün değerlendiriyorum.  Eksik bir şey yaptım, daha iyi ne yapabilirim .
İnsanın annesi aklı erene kadar tek dünyası bu durumun bilincindeyim. Anne ne biliyorsa çocuk için doğru o , ne yapıyorsa çocukta onu yapıyor. Zaten çocuğun aklı erdiğinde de  kişiliğinin çok büyük kısmı oluşmuş oluyor.Anne olduktan sonra daha dikkat eder oldum. Söylediklerime özellikle yaptıklarıma, yanımda her anımın resmini çeken küçük bir adam var.Sevinmemi, kızmamı, okumamı,bakışlarımı taklit eden değerlendiren bir küçük adam.İyi bir örnek olmaya çalışıyorum inşallah başarıyorumdur.
Çocuklarımızın bebeklikten okul çağına kadar ellerinden tutmalıyız. Bence okul çağıyla beraberde yanlarında yürümeliyiz.

KIŞIN POYRAZKÖY

Hafta sonu benim için her zaman çok değerlidir. Şu günlerde çalışmasam da sanırım alışkanlık olmuş . Genelde rutin dışı şeyler yaparsak daha çok dinleniyorum. Bu gün hava günlerce yağıştan sonra yağmıyordu, tam bizlik diyip kendimizi dışarı attık. Aklımıza daha önce denediğimiz Anadolu Kavağından hamsili ekmek almak geldi. Çok meşhur bir fırın var. Değişik tatlara açıksanız sebze, hamsi,ekmek güzel bir karışımdır.Yolunuz düşürse tavsiye ederim.  İlk önce onun için yola koyulduk. Ekmeği aldık bu seferde araba mis gibi koktu nerede yesek diye düşünmeye başladık. Yine daha önce gittiğimiz yerlerden Poyrazköy aklımıza geldi. Denize karşı bir köy kahvesinde çayımızla hamsili ekmeğimizi yedik. Hatta ekmeğimizi kedilerle de paylaştık.Oğlumuz çok eğlendi . Hayvanları çok seviyor kedilere yemek verdi. Sakinlik bir süre için iyi geldi.Tek negatif taraf hava çok soğuktu. giderseniz eğer kalın giyinmenizi tavsiye derim.

2 Ocak 2015 Cuma

ÇOCUKLARLA EV GEZMESİ

Sene de bir defa annemin kuzenler ve çocukları  bir toplanırız.Bu sefer ki beni çok yordu.Sanırım bundan sonra ya cumartesi olsun ya da ben katılamayacam. Kuzenlerden tek çocuğu olan benim. Kuzenler  için büyük zevk,bebek seviyorlar aradan çok zaman geçmiş çocuklar ne yapsalar onlar için neşe kaynağı oluyor, kuzen çocukları içinde değişiklik oluyor hallerinden memnun görünüyorlardı.Ya benim için? Benim için hüsranla sonuçlandı.
Öncellikle ev ortamı çocuklar için hiç uygun değildi. yılbaşı süsleri, yer yerde mumlar ,ayaklı fotoğraf makinası  daha aklıma gelmeyen dekorasyon ve eşyalar oğlum yapma demek beni bunalttı.kızım da sanırım kalabalıktan hoşlanmadı yada iyi elektrik almadı.Bu elektrik konusunu kızımı gözlemleyerek edindim.
(geçenlerde ailece çocuklara  hava aldırmaya kendimizde kahve içmeye çıktık .muhabbet baya uzun sürdü. bu arada emzirme odasında kızımında gönlünü yapayım dedi. yerimizden odanın içine girene kadar gülücükler saçtı. içeri tam girdik etrafa bakıp dudaklarını büzdü .çok kalabalıktı, insanlar odanın küçüklüğünden hoşnutsuzdu. yüzü bana dönük olmasına rağmen bunu hissetti  ve 1-2 dk sonra ağlamaya başladı.) cimcime yine benim anlayamadığım bir durumu sezmiş olabilir.devamlı ağladı . Oğlum desen tüm marifetlerini sergiledi , bu kalabalık ortamda bolca şımardı, gönlünden ne geçtiyse yaptı. Akraba da olsak üstü mü çok kalın., böyle olmaz kalabalığa alıştırman lazım , bırak istediğini yapsın nasihatlarını alıp evime geldim.