KEYİFLİ ANNE

İki çocuklu çalışan bir anneyim.

31 Aralık 2014 Çarşamba

2015 GELMİŞ

2014 bana çok süprizli oldu.Planli olmayan minik melegim dünyaya geldi.iyi ki de plansiz olmus iyi ki de melegim gelmis.2014 onun yiliydi hamilelikle baslayip 3.5 aylikken bitiyor.
2015 ten yeni hicbirsey istemiyorum.sadece sahip olduklarimi korumak istiyorum.hava cok soguk kizimla  disari cikamadik.ama ne yaptik.abimizden kalma kirmizi esofmanlarimizi giydik .kirmizi bant istiyorduk yoktu.ne yaptik .kirmizi sapkamizdan kirmizu bant yaptik.giyindik.evin babasina siparisler verdik beraber yeni yila kutlamak istedigimiz akrabalarimizi cagirdik ve simdi bekliyoruz.
herkese saglikli,huzurlu,mutlu yillar diliyoruz ve sagliksiz olanlara şifa,dertli olanlara deva,bekar olanlara mutlu bir evlilik,cocuk isteyenlere saglikli evlatlar diliyoruz.herkesin gonlunden gecen ne varsa hayirlisi ise olsun diyoruz.kotu bir espri yapiyoruz seneye gorusuruz.

30 Aralık 2014 Salı

BEBEK SONRASI BABALAR

Hamilelikle beraber anneler anne olduğuna inanıyor. Hormonlardan, fiziksel olarak bir canlı büyüyor bunu hissediyorsun.Babalarda durum nasıl hissedilir bilmem ama gördüklerim bizim kadar yoğun hissedemedikleri. Babalar ellerine aldıklarında baba olduklarını anlıyorlar. yani annenin alışmış olduğu anneliği baba bebek doğmasıyla anlamaya başlıyor.bir de eşlerini anlamaya çalışıyorlar ki bu durum daha zor. Hamilelik ayrı duygusal değişiklik dönemi ,lohasalık  daha farklı bir dönem.
Yeni annelere bu konuda tavsiyem hamilelikten itibaren her bilgilendiğimiz konudan babaya da bahsetmek, doktor kontrollerinde babanın durumu müsaitse mutlaka yanımızda olmasını talep etmeleri, bebekle ilgili alınacak küçük kararlarda bile babayı da fikirlere ortak etmek, bebek alışverişinde babayla birlikte yapmak , bebeğin bakımında ilk günden itibaren babaya da sorumluluk vermek , bizim herşeyi doğamızdan dolayı bilmemizi babalardan beklememek, yardıma ihtiyacımız olduğunda yardım alamıyorsak düşünemiyceklerini kabul edip yardım istemek olduğunu sıralayabilirim.





B

DOĞUM SONRASI SAÇ DÖKÜLMESİ

Hamilelikte gerek aldığımız vitaminlerden gerekse ben kan ilacı desteği almıştım. Saçlarım normal zamana göre daha gürleşti ve çabuk uzadı. Hatta çok uzun saç tarafı olmama rağmen kestirmeye kıyamadım. Kızım üç ayı doldurdu. Saçlarım çok fazla dökülmeye başladı. Oğlumda da bu durum oluşmuştu fakat kısa saç kullandığım için bu kadar fark etmemiştim.Özellikle açık olduğunda üstümden tel tel dökülüyor. Yemek yapmaya korkuyorum.
Doktoruma danıştım .Hormonal değişiklikler olduğundan normal geçici bir süre dedi. Zaten kendisi bana emzirme boyunca kan ilacına devam etmemi devam etmediğimi söyleyemedim.Kan ilaçları iştah açıyor hamilelik dönemi hariç kullanmaya kendimi ikna edemiyorum.
Saçlar dökülürken insana kel olucam  duygusu kaplıyor. Anneme göre kızım  beni tanımaya başlamış. Öyle derlermiş.  Bebekler doğduklarından itibaren annelerini zaten tanıyor diye düşünüyorum. Çocuklar doğduğu günden beri hep kendimi onların gözünde özel hissetmiştim. Gerçekliğini  araştırmak istedim. Şu sonuçlara vardım . Bebekler 3 aydan sonra refleks tepkilerden daha çok manalı tepkiler veriyorlar. Buradan çıkardığım sonuç eskilerde anneye moral bozukluğu olmasın diye seni tanımaya başladı diye yorumlamışlar.
Bu durumu hafif atlatmak için hormonal bir durum geçici bir dönem olduğunu kabul ediyorum, saçlarımı genelde topluyorum , döküldüğünü her an fark etmiyorum ve ısırgan otlu bitkisel şampuan kullanıyorum.

29 Aralık 2014 Pazartesi

ATATÜRK ARBORETUMU

Hafta sonlarını genelde çocuklarımızla açık hava da değerlendirmek istiyoruz. erken saatlerde evden çıkabilirsek genelde gitmediğimiz ve uzak yerleri tercih ediyoruz. bu sefer çok uzun zamandır aklımda olan ATATÜRK ARBORETUMU'na gittik. Anadolu yakasından birinci köprüyü tercih ederek karşıya geçtik.öğlen 12 gibi olduğundan trafiksiz karşıya geçebildik. Yeri bulmamız kolay oldu. Girişler ücretli 10 TL.
İçeri girdiğimizde çok güzel bir doğa mis gibi bir koku bizi karşıladı. Çok çeşitli bitkiler var .Yeşilin her tonu var İstanbul içinde bir doğa cenneti sanki.
Pazar olmasına rağmen çok yoğun değildi. Yol kenarında olmasına rağmen çok sessiz tam kafa dinlemelik. Hava soğuk olduğundan ve çocuklar küçük olduğundan sadece 1 saat vakit geçirebildik.Bol bol resim çektik. Oğlumuz isteği gibi koşup durdu, kazlara baktı, baya sevdi. İçeriye su hariç yiyecek içecek sokulmuyor . Yürüyüş sonrası sıcak bir şeyler içmek isterdim. Ama belki içiliyor olsaydı da bu zevki alamayabilirdim.Her mevsim farklı olur güzelliği bence karda, baharda,yazın.Her mevsim gidilmeye değer bir yer , gitmediyseniz tavsiye ederim.

ANAOKULU EĞİTİM UYGULAMALARI 1

26 aylık olduk .Artık anaokulu araştırma zamanımız geldi diye düşünüyorum. Şunu gördüm ki değişik eğitim metodları uygulanıyor.Tabi ne kadarı gerçekleştiriliyor onu yaşadığımız zaman değerlendircem. Teori ve uygulama her alanda olduğu gibi farklı olabilir.
İlk çocuktan yola çıkarak eğitim sistemini oluşturan Montessori Eğitimi oldu.
Özelliklerini tekrardan anlatmaya gerek yok kitaplarda ve internette yeterince açıklama var.Benim bahsetmek istediklerim çocuğu gerçekten baz aldığı ve benimde bunları bilmeden cocuğuma uyguladığım davranışlarım. Şu ana olduğumu gözlemlerimden edindiklerim ;özgür olmak istiyor boya kalemi ve defter verdiğimde çizmek istemiyor ama boya kalemiyle kendi bulduğu çizilebilen yerlere çizmekten boyamaktan zevk alıyor bu durumu önceden yaramazlık olarak yorumlardım.süresine kendi karar veriyor bazen 1-2 dk tükenirken bazen süre uzayabiliyor.
Özgür olduğunda daha yaratıcı oluyor kendi kahvaltısını kendisi yapmak mesela ben peynirle yumurta verdiğimde yemek istemeyip  reçeli gösterip bunları reçele batırarak yiyor.
Kendi kararlarını kendisi vermek istiyor bir şey almayı ,yemeği  önerdiğimizde kendi istediği seçimi yapıyor. Bunun sonucunda beğenmediği bir durumla bile karşılaşsa tepkisi çok daha az oluyor.
Hata yaptığında  sonucun olumsuz olduğunu görüp tekrarlamıyor,yüksek bir yerden adım atarak inmeye kalktığında düştü tersine dönerek önce ayaklarını sarkıtarak inmeye başladı.
Rol modelleri var onların yaptığını yaparak mutlu oluyor kendini daha yakın hissediyor.Sosyal ilişkilerini kendi belirliyor herkesle yaptığı ve sadece o kişiden istediği davranışlar var. Annem çay içerken bardağından içmek ve bisküvi bandırmak istiyor. Biz çay içerken hiç umursamıyor ve hiç bir talebi olmuyor.Annemle güzel demek ki. Teyzesi ile dans ediyor ben dahil olmak istediğimde yerime oturtuyor. Kendine özel davranılmasını istemiyor büyüklere nasıl uygulanıyorsa öyle yapılmasını istiyor.


28 Aralık 2014 Pazar

ANNE&BABA SAATLERİ

Oğlumuz doğduğunda ben kendime geldikten sonra  her hafta sonu eşimle baş başa  bir şeyler yapmaya başladık. Aslında bu durum birazda  kendiliğinden oluşmuştu. Ben çalışan ve izinde olan bir anne olarak evde hafta içi çok sıkıldığımdan mutlaka hafta sonlarını gezerek değerlendirmek istiyordum.Ailece gezintilerimizi, açık hava yürüyüşlerini yaptıktan sonra oğlumuzu annemize bırakır bir iki saat yanlız kalabilirdik.  Kış günlerine denk geldiği ve ilk torun olduğundan mikrop kapar, üşür gibi nedenlerle anneannelerin talebiyle bize bu zamanlar kendiliğinden oluşmuş olurdu. Haftasonları hem çocuksuz hayatımız gibi hem de oglumuzla da vakit gecirebildigimiz icin daha güzel zamanlara dönüştü.
İkinci bebeğimizin doğmasıyla bu durum çok değişti. İlk torun ve ilk bebek acemiliği bitip gitti. Gezmelere daha erken başladık, bebeğimizi ve oğlumuzu alip belki daha cok disari cikmaya basladik.Ama anne baba saatlerini cok aza indirmek zorunda kaldik.Yas farki az oldugundan iki bebek var.Annemiz sadece bir bebeğe bakmaya razi oluyor.Cok özel durumlar haric dısarda anne baba saatini kaybettik.evde kendimizce sohbet ortamları ,terapi saatleri olusturarak bu durumu düzenliyoruz. Fedakarliklar arttıkça hayat zorlasıyor ama söz konusu 2 melekse gerisi teferruattır.Yani aşk şekil degiştirir yine çok mutlu olursun sadece sebebi degişir.

27 Aralık 2014 Cumartesi

HAMİLELİKTE EGZAMA

Egzama ciltte kızarıklık,kaşıntı ve pullu bir görüntü olarak kendini gösteriyor. Hamilelik döneminden evvel de seboroik dermatit  egzamam vardı.Sadece stresli dönemlerde kendini  gösteriyordu.

Hamileliğimin 3 ayında özellikte çene ve burun çevresinde olmak üzere şiddetli olarak kendini gösterdi. Bir süre her hafta farklı bir doktora giderek çözüm bulmaya çalıştım . Genelde tedavi için kortizonlu krem veriliyor. Bu kremleri de maksimum üç gün kullanmanıza izin veriyorlar. 
Kremi kullanırken eski halinize geri dönüp bıraktığınız an tekrar kızarıklık oluşuyor.Doktorlardan çözüm bulamayınca bitkisel yöntemlerden ne söylediyse yaparak bütün yöntemleri denedim. Ama çözüm bulamadım.  Kafamı kurcalayan diğer bir sorunda bebeğimde olur mu sorusuydu.Doğum yaptıktan sonra on gün bile olmadan kendiliğinden ortadan kayboldu.Bebeğimde her hangi bir belirtisi olmada hatta böyle bir rahatsızlığı dahi yok.İkinci hamileliğimde böyle bir tecrübem olduğundan çok başında oluşmadan nemlendirici doğal kremler kullanmaya başladım.Gene oldu fakat ilk hamileliğimde ki gibi rahatsız edicek boyutta değildi.
Belki çok sıradan bir konu gelebilir.Ama hem hamilesiniz , hem yüzünüzün bir bölümü kıpkırmızı ve bir de her gören aa yüzüne ne oldu kıpkırmızı dediğinde durumu basit göremiyorsunuz. 
Hamilelikte egzama sorunu yaşayan kişilere ; sorun başladığı an bol nemlendirici kremle destekleyip hiç kuru bırakmamaya özen göstermemeleri, hamilelik dönemi olduğundan teşhis koyulduktan sonra doktor doktor dolaşmamaları,bunun geçici bir dönem olduğunu düşünüp psikolojilerini  bozmamalarını tavsiye ederim.

EK GIDAYA GEÇİŞ VE 2 YAŞA KADAR BESLENME


İlk altı ay sadece anne sütüyle beslendik.Altı ayı bitirdiğimiz ay  doktorumuzun yönlendirmesiyle ilk hafta meyve suyu, ikinci hafta ekleyerek çorba,üçüncü hafta ekleyerek yoğurt,dördüncü hafta ekleyerek muhallebi ile ek gıdaya geçmiş olduk.Çok sorun yaşamadık. Sadece doktorumuzun önerilerini dikkate aldım.Zaten zamanla kendisi yemek düzenini oluşturdu.Anne sütüne çok düşkün bir bebek değildi. Benim ısrarımla dokuz buçuk ay anne sütü içti. Bir yaşından itibaren çatal ve kaşığı eline verdim.Dökülmesini düzgün yememesini problem etmedim.Hep bir tabağı oldu .Masadakilerden az az tatmasını sağladım.
Anne sütü hariç dayatıcı bir anne olmadım.Yemediğinde zorla vermedim.Ama alternatif yemekte üretmedim.Meyve çok seviyordu bol meyve yedi.Protein ağırlıklı beslendiğini söyleyebilirim.Aslında karbonhidratlara çok düşkün kilomuz artmasın diye kontrollü veriyorum.Bir buçuk yasına kadar  hazır gıdalardan uzak tutmaya gayret ettim. Sonrasında reklamlardan,arkadaşlarından, çevreden görerek talep kar oldu.Tadına bakmasına izin verip alışkanlık haline getirmesine mani oldum.
Kendi fikirlerime gelince kendim de yemek seçen biriyim.Bu konuda anlamaya çalışıyorum. Çok üstüne gitmeyi alternatifler deniyorum. Ama sevmediği yediremediğim yemekler var ama fazla da kafama takmıyorum. Çünkü insanların bir damak tadı  ve yemek yemek bir keyif işidir.

26 Aralık 2014 Cuma

ŞİMDİLİK KARDEŞLERİN ARASI NASILMIŞ BAKALIM

Hamile oldugumu ögrendigimde ilk aklima gelen oğluşumu bu durumdan magdur eder miyim di. Kardesi ile aralarinda tam 23 ay fark olacakti. Oğluşum daha 2 yasinda bile olmadan bebekken agabey sifatini alicakti.Daha sonra pozitif dostlarim sayesinde olumlu dusunmeye basladim. Ama etkilenmesin diye hep  dikkat ettim. Zorlandigim zamanlar oldu aile bireylerinden yardim alarak atlatmaya calistim.Dogumdan once 3 haftayi sadece oglumla gündüzleri yanlız gecirdim.Cok guzel anilarimiz oldu. Hava güzeldi gezdik,oynadik, dondurma yedik ,hep beraberdik.Kendimi zorlasam da onu mutlu ettigimi gorunce bende mutlu oluyordum.Göbegime sinir oluyordu vurmak istiyordu. Kardes var yazik üzülür diye engellemeye calisiyordum . Böyle davranmasindan kiskanicak gibi gelmisti.Derken dogum oldu biz esimle onceden gittik.Ameliyattan cikinca muaileyle beraber geldi.Bebek dedi cok sevindi hemen yataga gelmek istedi.Narkozun etkisi gecmemiste olsa oglumu kirmadik.Yanimda sikilana kadar yatti . Sandeletlerini cikarman lazim ama demistik itirazsiz cikardi onu bile onemsemis ki daha sonra odaya ilk geldiginde ayaklarini o uzatiyordu cikaralim diye. Hastaneden ciktik evde anneannesiyle bizi bekliyorlardi .Bebegi görünce cigliklar atti .Bebek bebegim cok mutlu oldum .Hala sesi kulaklarimda ...
İlk basta sevmeyi cok bilemedi . Bazen haşin davrandigi sakalaşmalari oldu. Ama hic kacirmadim. üzülür  ,canı acir ,senin bebegin dedim. Bazen bebegin esyalarini ozellikle pembe olanlar cok ilgisini cekiyor kullanmak istiyor.Esyalara dokunmasina izin veriyorum ama bebegin annecim onun esyalarindan alip bak buda senin diyorum.Hosuna gidiyor hatta tam konusamasada benimmm diyor.Özellikli port bebe ve bebek arabasini kullanmak istedi.İzin verdim sonra vazgecti. Tüylü sac fircasi vardi kendi bebekliginden kalma .Onu çok seviyor bebegin yok kullansin mi dedim. Çok sevdiginden sanirim  ilk söylediğim gün fircasini doaba saklamis. Hatta aradik bulamadik.Sonra alirken gordum bevegin dolabinin altina sallamis..ertesi gun kendisi gitti ordan aldi .Neden sakladin diye sorgulamadim.saklamayi da birakti.Kullanmasinada izin veriyor.Kiza pembesini aldik zaten kiskanmasin diye.
Özellikle bu gunlerde cok iyiyiz takip ederek yanliz birakiyorum hic dokunmuyor. İkisine de ayni anda bakmak gerektiginde anlatiyorum. Oglum bebek karni acikmis, karni agriyor,ustunu degistirelim sonra ne yapicaksan onu yapalim diyorum kabul ediyor.Kizim zaten algilamaya basladi .Oglumunda  kucuk oldugunu farkediyor sanirim. Abisini takip ediyor ve gülücükler saciyor.
Simdilik durumlar guzel gidiyor .  Cocugun yapisi ve davranislar cok önemli bence. Bu arada anneanne,dede,teyze icin  en cok ilgi oğlumda sanirim böyle olmasi isleri daha kolaylaştırıyor.

25 Aralık 2014 Perşembe

SUBLİMİNAL MESAJ


Subliminal mesaj bilinçaltına yönelik gizli mesajlar olarak tanımlanıyor. Subliminal mesaj dijital ses yoluyla  , sinema ve televizyonda 25.kare tekniğiyle,reklamlarda,afişlerde kullanılıyor.  Bu yöntem bilinçli algılama değil beynimizin algılamasıdır. İşitsel olarak kulak belli bir ses düzeyine kadar duyar ve gözümüzde sadece görüntüyü 24 kare şeklinde algılar. Subliminal mesajda kulağımızın algıladığından düşük düzeyde ve gözümüzün algılayamadığı 25. Kare beynimize algılatılmaya çalışılır.

Subliminal mesajla anlatılmak istene ideoloji, satılmak istenen ürün , yaptırılmak istenen her şey yaptırılabiliyor. Neden kullanılıyor çünkü  gözümüzün ve kulağımızın algıladığı şeyi çok kolay reddediyoruz. Ama subliminal mesajda bilinçaltımızda kullanılmak üzere saklanıyor.

Subliminal mesajla tercih hakkımız elimizden alınıp verilenle kısıtlandırılıyoruz. İlk önceler de pazarlama yöntemi olarak oluşturulmuş daha sonra gittikçe alanı genişlemiştir.

Subliminal çizgi filmlerde, şarkılarda, reklamlarda çok rahat kullanılıyor. Bilinçaltı zihinden farklı olarak bilicin farkına varmadığı onaylamadığı tüm bilgileri kaydediyor. Masum olarak seyredilen zihnimizin reddettiği tüm görüntü ve sesler bilinçaltında kullanılmak üzere saklanıyor.
Bu konuyu dusunmemin sebebi oglum.Oglumu biz elimizden geldigimizce saglikli beslenmeye alistirmak istiyoruz.Ama bütün ürünleri daha tanitmadan farkinda ve almak istiyor.Hazir gida fast food ,gazli içeceklerin cogunuvdisarda market vs. tanigini farkettim.Cocuklarimizi korumaya calisalim.

kaynakca:www.25kare.net

GÖRÜNMEK VE DÜŞÜNMEK FARKLIDIR

Geçen haftalar da çocuklarla kontrol amaçlı hastanedeydik. Kan aldırmamız gerekti. Kız çok küçük olduğundan onun kanı alınırken dışarıda bekledik ve daha hassas olduğu için uzun sürüyor. Oğlumuzda çok sosyal olduğundan ilgi çekiyor.Mutlaka konuşmadan girdiğimiz yerden ayrılmıyoruz.
İstanbul beyefendisi giyinimli bir amcamız oğlanı sevmekle ise başladı ve karamsar bir tablo çizip durumu kapattı .Bu daha birşey değil şimdi çok küçük sizi çok zor yıllar bekliyor,şimdi büyutucem diye ugras uykusuz kal,uykulu uykulu ise git,buyuyunce daha zor, sorunlari hic bitmez devamli ugras dur .Aralarida cok az cok zorlanicaksiniz dedi sonunda kolay gelsin dedi konuşmasını bitirdi.
Yoresel  kiyafetiyle olan teyzemiz sonuna kadar dinledi ve amcanin konusmasi bitince cocuklarin icini karattiniz beyefendi dedi. Sonra da bize dondu. Cocuk buyutmek cok zevkli bir istir. Bebekken ayri guzel mis gibi kokusu paha bicilmez. Konusmaya ve derdini anlatmaya basladi mi sohbet edersin gunune nese katar,onu yetistirmek ve guzel bir insan yetistiriyorum duygusu insani hayata baglar dedi. Cok iyi dusun musunuz .Aralarinda yas farki az arkadas gibi olucaklar.Sizi cok guzel gunler bekliyor dedi. Bir süre sonra sinra hemsire kizimizi getirdi. Hastaneden  ayrildik.Nasil bakarsan oyle görüyorsun.

24 Aralık 2014 Çarşamba

GELECEKTE KENDİME MEKTUBUM

Hamileyken eşime kendime oğlumun eşine nasıl davranmalıyım diye mektup  yazmak istiyorum dedim.Güldü.Sonrada fırsat olmadı , yazamadım.

Ama bu gün 2. kez "senin hikayen" filmini seyretmem vesile oldu. Nasıldır oluyor bilmiyorum ama genelde insan yaşlanınca mı oğlunu paylaşınca mı değişiyor. Bu bir sitem yazısı değildir. Sadece benim olmak istediğim kayın valide modelidir.  Belki ilerde fikirlerim değişir diye kendime hatırlatma yazısıdır.

Dokuz ay karnında taşıdığı ve bu yasa kadar büyüttüğü annesi olamam kendimi hiç bir zaman annesiyle karşılaştırma yapmayacağım.Bu durum zamanla samimiyetimize göre oluşur .

Oğluma gösterdiğim karşılıksız davranışın aynısını gelinime de gösterecem.

Zor zamanlarında elimden geldiğince yanında olacağım.

Belli durumlar karşısında kendim ne bekliyorsam aynısını  yapacağım.

Onun hareketlerine göre değil  karşılıksız  evlatlarıma davranır gibi davranacağım.

Torunlarım olduğunda destek olacağım ve torunlarıma sonsuz sevgimi vereceğim.Aklıma gelen şimdilik bu kadar devamı olabilir.

23 Aralık 2014 Salı

İKİ COCUKLA ILK UC AY

Iki cocukla hayat benim kafamda baslayali  aslinda bir yil oldu.Kizima hamileligimi ogrendigimden beri hamileligimde kizimin saglikli olmasi oglumun da bu durumdan magdur olmamasi icin ustun caba gosterdim.Simdi geriye baktigimda iki cocuklu anne olmayi hamile ve anne olmaya tercih ederim.Hamilelik daha zor bir surec bence kisitlayici ,devredilmez, paylasilmaz.
Gelelim simdiki durumumuza. Ilk baslarda zorlanmadim desem yalan olur ama su gunlerde artik hersey oturdu sayilir. Bunaldigim, caresiz kaldigim zamanlar olmuyor mu oluyor ama bas etmeyi ogrendim. Artik sorunlari daha kolay cozum uretiyorum.Uc ayda normal saglikli halime dondum, esimden ve annemden cok destek aldim, bol okudum , kendimi gozlemledim, bana iyi gelen rahatlatan zamanlari arttirmaya calistim ve cok yol aldim. Artik 26 aylik oglumla  daha kaliteli zaman geciriyorum,oynuyorum,buyudugunu gostermeye calisiyrum.3,5 aylik kizimi daha cok opuyorum,sariliyorum,anneligimi cok daha iyi yasiyorum.
Herkesin hep korkuttugu  gozumde buyutturdugu kıskançlığı simdiye kadar hic yasamadik. Oglum bebek ilk eve gelmesiye bebek bebek kosarak karsiladi ve hep sevmeye calisti . Bende sevmesine  gozlemleyerek izin veriyorum  ve onceligi sadece  bebeye vermemeye calisiyorum.
İki cocuklu annelere kendi cozumlerini kendi sartlarina gore kendi uretmelerini. ve kendilerine zaman ayirmalarini tavsiye ederim.

KEYİFLİ ANNE

Merhaba,

1981 İstanbul doğumluyum,ekonomi mezunuyum,bankacıyım. 30 aylık bir oğlum ve henüz 7.5  aylık bir kızım var. Oğlumun hamileliğinin ilk ayından itibaren sıkı bir blog okuyucusuyum.Ne zaman yeni bir durumla karşılaşırsam,  ilk önce  araştırır sonra anne bloggerları okurdum. Hala öyle....

Bu kadar severek okuduğum ve faydalandığım yazılarını düşününce benim yazılarımdan da belki bir faydalanan olur diye paylaşmaya karar verdim.Aslında her zaman yazı yazmayı seven ve yazan bir insanım.Ama paylaşma konusu benim için yeni bir durum .

Umarım beğenerek okursunuz ve işinize yarar.